بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ ﴿١٠

Biz de onu en zora yöneltiriz.

— Seyyid Kutub

وَمَا يُغْنِى عَنْهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ ﴿١١

Çukura düştüğü zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz.

— Seyyid Kutub

إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ ﴿١٢

Doğru yola iletmek bize aittir.

— Seyyid Kutub

وَإِنَّ لَنَا لَلْءَاخِرَةَ وَٱلْأُولَىٰ ﴿١٣

Şüphesiz ahiret de dünya da bize aittir.

— Seyyid Kutub

فَأَنذَرْتُكُمْ نَارًا تَلَظَّىٰ ﴿١٤

Ben sizi alev saçan bir ateşe karşı uyardım.

— Seyyid Kutub

لَا يَصْلَىٰهَآ إِلَّا ٱلْأَشْقَى ﴿١٥

Ona ancak bedbaht kimse girer.

— Seyyid Kutub

ٱلَّذِى كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ ﴿١٦

O ki yalanladı ve döndü.

— Seyyid Kutub

وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى ﴿١٧

En çok korkan ondan uzak tutulur.

— Seyyid Kutub

ٱلَّذِى يُؤْتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ ﴿١٨

O ki malını Allah rızası için vererek arınır, yücelir.

— Seyyid Kutub

وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعْمَةٍ تُجْزَىٰٓ ﴿١٩

O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için yapmaz.

— Seyyid Kutub

إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ ﴿٢٠

Ancak yüce Rabbinin hoşnutluğunu gözeterek yapar.

— Seyyid Kutub

AYARLAR