بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

إِذَا وَقَعَتِ ٱلۡوَاقِعَةُ ١

Koptumu o Vakia bir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Kıyamet koptuğu zaman,

– Seyyid Kutub

(1-2) Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.

– Diyanet İşleri

لَيۡسَ لِوَقۡعَتِهَا كَاذِبَةٌ ٢

Olmaz vakasına yalan diyen dil.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Onu hiç kimse yalanlayamayacaktır.

– Seyyid Kutub

(1-2) Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.

– Diyanet İşleri

خَافِضَةٞ رَّافِعَةٌ ٣

İndirir bindirir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O kimini alçaltır, kimini de yükseltir.

– Seyyid Kutub

(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

– Diyanet İşleri

إِذَا رُجَّتِ ٱلۡأَرۡضُ رَجّٗا ٤

Yer bir sarsılış sarsıldığı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yeryüzü şiddetle sarsıldığı zaman.

– Seyyid Kutub

(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

– Diyanet İşleri

وَبُسَّتِ ٱلۡجِبَالُ بَسّٗا ٥

Dağlar bir serpiliş serpildiği.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Dağlar paramparça olup,

– Seyyid Kutub

(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

– Diyanet İşleri

فَكَانَتۡ هَبَآءٗ مُّنۢبَثّٗا ٦

Hepsi dağılıp berhevâ bir hebâ olduğu.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Toz halinde boşluğa dağıldığı zaman.

– Seyyid Kutub

(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

– Diyanet İşleri

وَكُنتُمۡ أَزۡوَٰجٗا ثَلَٰثَةٗ ٧

Siz de üç sınıf olduğunuz zaman.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sizler üç gruba ayrıldığınız zaman.

– Seyyid Kutub

(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

– Diyanet İşleri

فَأَصۡحَٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ مَآ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ ٨

Ki sağda "Ashabı meymene": Ne "Ashabı-meymene!".

– Elmalılı Hamdi Yazır

Defterleri sağdan verilenler. Ne mutlu onlara!

– Seyyid Kutub

Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir!

– Diyanet İşleri

وَأَصۡحَٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ مَآ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ ٩

Solda "Ashabı meş'eme": Ne "Ashabı -meş'eme!".

– Elmalılı Hamdi Yazır

Defterleri soldan verilenler. Vay gele başlarına!

– Seyyid Kutub

Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir!

– Diyanet İşleri

وَٱلسَّٰبِقُونَ ٱلسَّٰبِقُونَ ١٠

İlerde sabikun, İşte o sabikun.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ve öncüler, hep önden gidenler.

– Seyyid Kutub

(10-11) (İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah’a) yaklaştırılmış kimselerdir.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00