بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡعُسۡرَىٰ ١٠

Onu da usraya (en zoruna) kolaylıyacağız.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Biz de onu en zora yöneltiriz.

– Seyyid Kutub

(8-10) Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah’a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.

– Diyanet İşleri

وَمَا يُغۡنِي عَنۡهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ ١١

Ve yuvarlandığı zaman onu malı kurtaramayacak.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Çukura düştüğü zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz.

– Seyyid Kutub

Cehenneme yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.

– Diyanet İşleri

إِنَّ عَلَيۡنَا لَلۡهُدَىٰ ١٢

Her halde doğruyu göstermek bize.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Doğru yola iletmek bize aittir.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.

– Diyanet İşleri

وَإِنَّ لَنَا لَلۡأٓخِرَةَ وَٱلۡأُولَىٰ ١٣

Ve her halde sonu da bizim önü de (Âhiret de Dünyada).

– Elmalılı Hamdi Yazır

Şüphesiz ahiret de dünya da bize aittir.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir.

– Diyanet İşleri

فَأَنذَرۡتُكُمۡ نَارٗا تَلَظَّىٰ ١٤

Ben size bir ateş haber verdim ki köpürdükçe köpürür.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ben sizi alev saçan bir ateşe karşı uyardım.

– Seyyid Kutub

Sizi alevler saçan ateşe karşı uyardım.

– Diyanet İşleri

لَا يَصۡلَىٰهَآ إِلَّا ٱلۡأَشۡقَى ١٥

Ona ancak en şakî olan yaslanır.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ona ancak bedbaht kimse girer.

– Seyyid Kutub

(15-16) O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren en bedbaht kimse girer.

– Diyanet İşleri

ٱلَّذِي كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ ١٦

O, ki tekzib etmiş ve tersine gitmiştir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O ki yalanladı ve döndü.

– Seyyid Kutub

(15-16) O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren en bedbaht kimse girer.

– Diyanet İşleri

وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلۡأَتۡقَى ١٧

O en müttakî olan ise ondan uzaklaştıkca uzaklaşdırılacaktır.

– Elmalılı Hamdi Yazır

En çok korkan ondan uzak tutulur.

– Seyyid Kutub

(17-18) Temizlenmek için malını hayra veren en muttekî (Allah’a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.

– Diyanet İşleri

ٱلَّذِي يُؤۡتِي مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ ١٨

O, ki malını verir, tezekkî eder.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O ki malını Allah rızası için vererek arınır, yücelir.

– Seyyid Kutub

(17-18) Temizlenmek için malını hayra veren en muttekî (Allah’a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.

– Diyanet İşleri

وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعۡمَةٖ تُجۡزَىٰٓ ١٩

Ve onda hiç kimsenin mükâfat edilecek bir nimeti yoktur.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için yapmaz.

– Seyyid Kutub

(19-20) O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).

– Diyanet İşleri

إِلَّا ٱبۡتِغَآءَ وَجۡهِ رَبِّهِ ٱلۡأَعۡلَىٰ ٢٠

Ancak Rabbi âlâsının rızasını aramak için verir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak yüce Rabbinin hoşnutluğunu gözeterek yapar.

– Seyyid Kutub

(19-20) O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00