بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ ٨

Sonra yaklaştı da tedellî etti.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra yaklaştı, yere doğru uzandı.

– Seyyid Kutub

Sonra (ona) yaklaştı derken sarkıp daha da yakın oldu.

– Diyanet İşleri

فَكَانَ قَابَ قَوۡسَيۡنِ أَوۡ أَدۡنَىٰ ٩

Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı da.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Öyle ki, Peygamberle araları iki yay aralığı ya da daha yakın oldu.

– Seyyid Kutub

(Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.

– Diyanet İşleri

فَأَوۡحَىٰٓ إِلَىٰ عَبۡدِهِۦ مَآ أَوۡحَىٰ ١٠

Verdi kuluna verdiği vahyi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O anda Allah dilediği mesajı Kul'una vahyetti.

– Seyyid Kutub

Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti.

– Diyanet İşleri

مَا كَذَبَ ٱلۡفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ ١١

Gözün gördüğünü kalb tekzib etmedi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O'nun gönlü, gözünün gördüğünü yalanlamadı.

– Seyyid Kutub

Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı.

– Diyanet İşleri

أَفَتُمَٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ ١٢

Şimdi siz ona o görüşüne karşı mücadele mi ediyorsunuz?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Siz şimdi gözü ile gördükleri hakkında O'nunla tartışmaya mı girişiyorsunuz?

– Seyyid Kutub

(Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?

– Diyanet İşleri

وَلَقَدۡ رَءَاهُ نَزۡلَةً أُخۡرَىٰ ١٣

Kasem olsun ki o onu bir deha da inişinde gördü.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O, Cebrail'i bir başka inişinde de görmüştü.

– Seyyid Kutub

Andolsun ki, o, Cebrail’i bir başka inişte daha (aslî suretiyle) görmüştü.

– Diyanet İşleri

عِندَ سِدۡرَةِ ٱلۡمُنتَهَىٰ ١٤

Sidre-i münteha’nın yanında.

– Elmalılı Hamdi Yazır

En uçtaki ağacın (Sidretü'l-Münteha'nın) yanında.

– Seyyid Kutub

Sidretü’l-Müntehâ’nın yanında.

– Diyanet İşleri

عِندَهَا جَنَّةُ ٱلۡمَأۡوَىٰٓ ١٥

Ki cennet’ül-me'vâ onun yanında.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yanıbaşında me'va cenneti vardı.

– Seyyid Kutub

Me’vâ cenneti onun (Sidre’nin) yanındadır.

– Diyanet İşleri

إِذۡ يَغۡشَى ٱلسِّدۡرَةَ مَا يَغۡشَىٰ ١٦

O dem ki o Sidre’yi bürüyen bürüyordu.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O sırada ağacı yaman bir şey bürümüştü.

– Seyyid Kutub

O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.

– Diyanet İşleri

مَا زَاغَ ٱلۡبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ ١٧

Göz, ne şaştı ne aştı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Muhammed'in gözü ne yana kaydı ve ne de öteye geçti

– Seyyid Kutub

Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.

– Diyanet İşleri

لَقَدۡ رَأَىٰ مِنۡ ءَايَٰتِ رَبِّهِ ٱلۡكُبۡرَىٰٓ ١٨

Vallahi gördü Rabbi’nin âyâtından en büyüğünü gördü.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O gerçekten Rabb'inin bazı büyük ayetlerini gördü.

– Seyyid Kutub

Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00