بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

كِتَٰبٞ مَّرۡقُومٞ ٢٠

Terkiym olunmuş bir kitap.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Mühürlenmiş bir kitaptır o.

– Seyyid Kutub

O, yazılmış bir kitaptır.

– Diyanet İşleri

يَشۡهَدُهُ ٱلۡمُقَرَّبُونَ ٢١

Ki ona mukarrebîn şâhid olurlar.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yakınlaştırılmış olanlar onu görürler.

– Seyyid Kutub

Ona, Allah’a yakın olanlar şâhit olur.

– Diyanet İşleri

إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ لَفِي نَعِيمٍ ٢٢

Haberiniz olsunki ebrar muhakkak bir naîm içindedir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

İyiler şüphesiz cennette nimetler içindedirler.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz iyi kimseler, Naîm cennetindedirler.

– Diyanet İşleri

عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ٢٣

Erîkler üzerinde nezaret ederler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Tahtlar üzerinde kurulup etrafı seyrederler.

– Seyyid Kutub

Koltuklar üzerinde, (etrafı) seyrederler.

– Diyanet İşleri

تَعۡرِفُ فِي وُجُوهِهِمۡ نَضۡرَةَ ٱلنَّعِيمِ ٢٤

Yüzlerinde naîmîn revnakını tanırsın.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yüzlerinde cennetin aydınlığını görürsün.

– Seyyid Kutub

Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.

– Diyanet İşleri

يُسۡقَوۡنَ مِن رَّحِيقٖ مَّخۡتُومٍ ٢٥

Onlara öyle bir rahîktan sunulur ki mahtum.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Onlara mühürlü saf bir içecekten içirilir.

– Seyyid Kutub

Onlara, mühürlü (el değmemiş) saf bir içecekten içirilir.

– Diyanet İşleri

خِتَٰمُهُۥ مِسۡكٞۚ وَفِي ذَٰلِكَ فَلۡيَتَنَافَسِ ٱلۡمُتَنَٰفِسُونَ ٢٦

Hitamı misk, işte ona imrensin artık imrenenler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sonu misktir, onun. İşte yarışanlar bunda yarışsınlar.

– Seyyid Kutub

Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır). İşte yarışanlar, bunun için yarışsınlar.

– Diyanet İşleri

وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسۡنِيمٍ ٢٧

Hem mizacı tesnîmden.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Karışımı tesnimdendir.

– Seyyid Kutub

O içeceğin katkısı tesnimdir.

– Diyanet İşleri

عَيۡنٗا يَشۡرَبُ بِهَا ٱلۡمُقَرَّبُونَ ٢٨

Bir çeşmeki mukarrebîn onunla içerler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yakınlaştırılmış olanların kendisinden içtiği kaynaktan.

– Seyyid Kutub

Bir pınar ki, Allah’a yakın olanlar ondan içerler.

– Diyanet İşleri

إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْ كَانُواْ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يَضۡحَكُونَ ٢٩

Evet, o cürm işleyenler iman edenlere gülüyorlardı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Suçlular, şüphesiz inanmış olanlara gülerlerdi.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.

– Diyanet İşleri

وَإِذَا مَرُّواْ بِهِمۡ يَتَغَامَزُونَ ٣٠

Ve onlara uğradıkları zaman birbirlerine göz kırpıyorlardı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.

– Seyyid Kutub

Mü’minler yanlarından geçtiğinde, birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00