بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَٱلۡتَفَّتِ ٱلسَّاقُ بِٱلسَّاقِ ٢٩

Ve dolaşır el ayak: bacağa bacak.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Çırpınırken ayakları birbirine dolaşır.

– Seyyid Kutub

(26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

– Diyanet İşleri

إِلَىٰ رَبِّكَ يَوۡمَئِذٍ ٱلۡمَسَاقُ ٣٠

Rabb’inedir o gün yalnız mesak.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O gün Rabbine doğru yolculuk vardır.

– Seyyid Kutub

(26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

– Diyanet İşleri

فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّىٰ ٣١

Fakat o ne sadaka verdi ne namaz kıldı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Adam ne inandı, ne namaz kıldı.

– Seyyid Kutub

O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı.

– Diyanet İşleri

وَلَٰكِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ ٣٢

Ve lâkin yalan dedi ve döndü.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Tersine inkâr etti ve sırt çevirdi.

– Seyyid Kutub

Fakat yalanlamış ve yüz çevirmişti.

– Diyanet İşleri

ثُمَّ ذَهَبَ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ يَتَمَطَّىٰٓ ٣٣

Sonra da gerneşe gerneşe ehline gitti.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra çalım satarak ailesinin yanına döndü.

– Seyyid Kutub

Sonra da kasıla kasıla ailesine gitmişti.

– Diyanet İşleri

أَوۡلَىٰ لَكَ فَأَوۡلَىٰ ٣٤

Gerektir sana o belâ gerek.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Vay başına geleceklere!

– Seyyid Kutub

(34-35) “Bu azap sana lâyıktır, lâyık! Evet, lâyıktır sana, lâyık!” denecektir.

– Diyanet İşleri

ثُمَّ أَوۡلَىٰ لَكَ فَأَوۡلَىٰٓ ٣٥

Evet, gerektir sana o belâ gerek.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yine vay başına geleceklere!

– Seyyid Kutub

(34-35) “Bu azap sana lâyıktır, lâyık! Evet, lâyıktır sana, lâyık!” denecektir.

– Diyanet İşleri

أَيَحۡسَبُ ٱلۡإِنسَٰنُ أَن يُتۡرَكَ سُدًى ٣٦

Sanır mı insan muhmel bırakıla.

– Elmalılı Hamdi Yazır

İnsanoğlu, başıboş bırakılacağını mı sanıyor?

– Seyyid Kutub

İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.

– Diyanet İşleri

أَلَمۡ يَكُ نُطۡفَةٗ مِّن مَّنِيّٖ يُمۡنَىٰ ٣٧

Değil miydi bir nutfe dökülen menîden?

– Elmalılı Hamdi Yazır

O fışkıran meniden oluşmuş bir sperma değil miydi?

– Seyyid Kutub

O dökülen meniden ibaret az bir su değil miydi?

– Diyanet İşleri

ثُمَّ كَانَ عَلَقَةٗ فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ ٣٨

Sonra bir aleka, oldu derken biçimine koydu, derken tesviye etti de.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra embriyoya dönüştü, sonra Allah onu yaratıp biçimlendirdi.

– Seyyid Kutub

Sonra bu, bir “alaka” oldu. Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi.

– Diyanet İşleri

فَجَعَلَ مِنۡهُ ٱلزَّوۡجَيۡنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ ٣٩

Yapdı ondan da iki eşi: erkek ve dişi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra ondan erkek ve dişi çiftler türetti.

– Seyyid Kutub

Nihayet ondan da erkek ve dişi iki eşi var etti.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00