بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

هَلۡ فِي ذَٰلِكَ قَسَمٞ لِّذِي حِجۡرٍ ٥

Nasıl bunlarda bir akıl sahibi için bir kasem var değilmi?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ki bunlarda akıl sahipleri için birer yemin değeri var.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz bunlarda, akıl sahibi bir kimse için üzerine yemin edilmeye değer bir özellik vardır.

– Diyanet İşleri

أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ ٦

Görmedin mi Rabbin nasıl yaptı Ade?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Görmedin mi Rabbin ne yaptı Ad kavmine?

– Seyyid Kutub

(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?

– Diyanet İşleri

إِرَمَ ذَاتِ ٱلۡعِمَادِ ٧

İreme zâtilimâde.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yüksek sütunlu İrem'e.

– Seyyid Kutub

(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?

– Diyanet İşleri

ٱلَّتِي لَمۡ يُخۡلَقۡ مِثۡلُهَا فِي ٱلۡبِلَٰدِ ٨

- Ki o beldeler içinde misli yaratilmamıştı -.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ki ülkeler arasında onun eşi yaratılmamıştı.

– Seyyid Kutub

(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?

– Diyanet İşleri

وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُواْ ٱلصَّخۡرَ بِٱلۡوَادِ ٩

Ve vâdîlerde kayaları kesen Semû’de.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Vadide kayaları oyarak evler yapan Semud kavmine?

– Seyyid Kutub

(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?

– Diyanet İşleri

وَفِرۡعَوۡنَ ذِي ٱلۡأَوۡتَادِ ١٠

Ve o kazıkların sahibi Firavun’a.

– Elmalılı Hamdi Yazır

ve kazıklar sahibi Firavun'a.

– Seyyid Kutub

(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?

– Diyanet İşleri

ٱلَّذِينَ طَغَوۡاْ فِي ٱلۡبِلَٰدِ ١١

Onlar ki memleketlerde tuğyan etmişlerdi de.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bunlar ülkelerinde azmışlardı.

– Seyyid Kutub

(11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

– Diyanet İşleri

فَأَكۡثَرُواْ فِيهَا ٱلۡفَسَادَ ١٢

Onlarda fesadı çoğaltmışlardı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Oralarda çok kötülük etmişlerdi.

– Seyyid Kutub

(11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

– Diyanet İşleri

فَصَبَّ عَلَيۡهِمۡ رَبُّكَ سَوۡطَ عَذَابٍ ١٣

Onun için Rabbin de üzerlerine bir azâb kamçısı yağdırıverdi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bu yüzden Rabbin onların üzerine azab kırbacını çarptı

– Seyyid Kutub

Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.

– Diyanet İşleri

إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلۡمِرۡصَادِ ١٤

Şüphesizki Rabbin öyle mırsad ile gözetmektedir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü Rabbin her an gözetlemektedir.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.

– Diyanet İşleri

فَأَمَّا ٱلۡإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكۡرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَكۡرَمَنِ ١٥

Amma insan, her ne zaman Rabb’i onu imtihan edip de ona ikram eyler, ona nimetler verirse, o vakit Rabbim bana ikram etti der.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman o: «Rabbim beni şerefli kıldı» der.

– Seyyid Kutub

İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, “Rabbim bana ikram etti” der.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00