089 surah
(89) Fecr · TAN VAKTİ
Mekke · 30 Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

ٱلَّذِينَ طَغَوۡاْ فِي ٱلۡبِلَٰدِ ١١

elleẕîne ṭagav fi-lbilâd.

– Çeviriyazı

Onlar ki o memleketlerde tuğyan etmişlerdi de

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bunlar ülkelerinde azmışlardı.

– Seyyid Kutub

Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

– Diyanet İşleri

فَأَكۡثَرُواْ فِيهَا ٱلۡفَسَادَ ١٢

feekŝerû fîhe-lfesâd.

– Çeviriyazı

onlarda fesâdı çoğaltmışlardı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Oralarda çok kötülük etmişlerdi.

– Seyyid Kutub

Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

– Diyanet İşleri

فَصَبَّ عَلَيۡهِمۡ رَبُّكَ سَوۡطَ عَذَابٍ ١٣

feṣabbe `aleyhim rabbüke sevṭa `aẕâb.

– Çeviriyazı

Onun için Rabbin de üzerlerine bir azab kamçısı yağdırıverdi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bu yüzden Rabbin onların üzerine azab kırbacını çarptı

– Seyyid Kutub

Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.

– Diyanet İşleri

إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلۡمِرۡصَادِ ١٤

inne rabbeke lebilmirṣâd.

– Çeviriyazı

Şüphesiz ki Rabbin öyle mirsâd ile gözetmektedir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü Rabbin her an gözetlemektedir.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.

– Diyanet İşleri

فَأَمَّا ٱلۡإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكۡرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَكۡرَمَنِ ١٥

feemme-l'insânü iẕâ me-btelâhü rabbühû feekramehû vene``amehû feyeḳûlü rabbî ekramen.

– Çeviriyazı

Amma insan, her ne zaman Rabbi onu imtihan edip de ona ikram eyler, ona nimetler verirse, o vakit “Rabbim bana ikram etti” der.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman o: «Rabbim beni şerefli kıldı» der.

– Seyyid Kutub

İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

– Diyanet İşleri

وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيۡهِ رِزۡقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَهَٰنَنِ ١٦

veemmâ iẕâ me-btelâhü feḳadera `aleyhi rizḳahû feyeḳûlü rabbî ehânen.

– Çeviriyazı

Amma her ne zaman da imtihan edip rızkını daraltırsa o vakit de “Rabbim bana ihânet etti” der.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: «Rabbim bana hor baktı» der.

– Seyyid Kutub

Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.

– Diyanet İşleri

كـَلَّاۖ بَل لَّا تُكۡرِمُونَ ٱلۡيَتِيمَ ١٧

kellâ bel lâ tükrimûne-lyetîm.

– Çeviriyazı

Hayır hayır, doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.

– Seyyid Kutub

Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.

– Diyanet İşleri

وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِينِ ١٨

velâ teḥâḍḍûne `alâ ṭa`âmi-lmiskîn.

– Çeviriyazı

Ve birbirinizi miskini it‘âma teşvik eylemiyorsunuz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi özendirmiyorsunuz.

– Seyyid Kutub

Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

– Diyanet İşleri

وَتَأۡكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكۡلٗا لَّمّٗا ١٩

vete'külûne-ttürâŝe eklel lemmâ.

– Çeviriyazı

Hâlbuki mîrâsı öyle bir yiyiş yiyorsunuz ki dermecesine.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.

– Seyyid Kutub

Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

– Diyanet İşleri

وَتُحِبُّونَ ٱلۡمَالَ حُبّٗا جَمّٗا ٢٠

vetüḥibbûne-lmâle ḥubben cemmâ.

– Çeviriyazı

Ve malı öyle bir seviş seviyorsunuz ki yığmacasına.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Malı pek çok seviyorsunuz.

– Seyyid Kutub

Malı da pek çok seviyorsunuz.

– Diyanet İşleri

كـَلَّآۖ إِذَا دُكَّتِ ٱلۡأَرۡضُ دَكّٗا دَكّٗا ٢١

kellâ iẕâ dükketi-l'arḍu dekken dekkâ.

– Çeviriyazı

Hayır hayır, Arz “dekken dekkâ” düzlendiği

– Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır, yer çarpılıp paralandığı zaman,

– Seyyid Kutub

Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Kur’an’ı Latinize edilmiş metinden okumak uygun görülmemektedir; çeviriyazı metni yalnızca arama sonuçları için eklenmiştir. ⚠️
Okuyucu

Yazı Boyutu


Fecr
Sûre Seç
1. Fâtiha
2. Bakara
3. Âli İmrân
4. Nisâ
5. Mâide
6. En'âm
7. A'râf
8. Enfâl
9. Tevbe
10. Yûnus
11. Hûd
12. Yûsuf
13. Ra'd
14. İbrâhîm
15. Hicr
16. Nahl
17. İsrâ
18. Kehf
19. Meryem
20. Tâhâ
21. Enbiyâ
22. Hacc
23. Mu'minûn
24. Nûr
25. Furkân
26. Şuarâ
27. Neml
28. Kasas
29. Ankebût
30. Rûm
31. Lokmân
32. Secde
33. Ahzâb
34. Sebe
35. Fâtır
36. Yâsîn
37. Sâffât
38. Sâd
39. Zumer
40. Gâfir
41. Fussilet
42. Şûrâ
43. Zuhrûf
44. Duhân
45. Câsiye
46. Ahkâf
47. Muhammed
48. Fetih
49. Hucurât
50. Kaf
51. Zâriyât
52. Tûr
53. Necm
54. Kamer
55. Rahmân
56. Vâkıa
57. Hadîd
58. Mucâdele
59. Haşr
60. Mumtehine
61. Saff
62. Cuma
63. Munâfikûn
64. Tegâbun
65. Talâk
66. Tahrîm
67. Mülk
68. Kalem
69. Hâkka
70. Meâric
71. Nûh
72. Cin
73. Müzzemmil
74. Müddessir
75. Kıyâmet
76. İnsân
77. Murselât
78. Nebe
79. Nâziât
80. Abese
81. Tekvîr
82. İnfitâr
83. Mutaffifîn
84. İnşikak
85. Burûc
86. Târık
87. A'lâ
88. Gâşiye
89. Fecr
90. Beled
91. Şems
92. Leyl
93. Duhâ
94. İnşirâh
95. Tîn
96. Alak
97. Kadr
98. Beyyine
99. Zilzâl
100. Âdiyât
101. Kâria
102. Tekâsür
103. Asr
104. Humeze
105. Fîl
106. Kureyş
107. Mâûn
108. Kevser
109. Kâfirûn
110. Nasr
111. Mesed
112. İhlâs
113. Felak
114. Nâs
1
Ayet
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30