بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
ٱلَّذِي خَلَقَ فَسَوَّىٰ ٢
O Rabbin ki yarattı da düzenine koydu.
O yaratan ve düzeltendir.
O, yaratıp şekillendiren, âhenk veren ve düzene koyandır.
وَٱلَّذِي قَدَّرَ فَهَدَىٰ ٣
O Rabbin ki takdir etti de hidayet buyurdu.
Ölçüleri belirleyip yolunu gösterendir.
O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir.
وَٱلَّذِيٓ أَخۡرَجَ ٱلۡمَرۡعَىٰ ٤
O Rabbin ki o İbn-i merayı çıkardı.
Yemyeşil meraları bitirendir.
(4-5) O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.
فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحۡوَىٰ ٥
Sonra da onu karamsı bir sel kusuğuna çevirdi.
Sonra da onları kupkuru çöpe çevirendir.
(4-5) O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.
سَنُقۡرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ ٦
Bundan böyle sana Kur'an okutacağız da unutmayacaksın.
Ey Muhammed! Sana Kur'an'ı biz okutacağız ve asla unutmayacaksın.
Sana Kur’an’ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.
إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُۚ إِنَّهُۥ يَعۡلَمُ ٱلۡجَهۡرَ وَمَا يَخۡفَىٰ ٧
Yalnız Allah’ın dilediği başka çünkü o açığı da bilir gizliyi de.
Yalnız Allah'ın dilediği başka. O açığı da bilir gizliyi de.
Ancak Allah’ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.
وَنُيَسِّرُكَ لِلۡيُسۡرَىٰ ٨
Ve seni en kolay yola muvaffak kılacağız.
Seni en kolay yolu tutmağa muvaffak edeceğiz.
Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz.
فَذَكِّرۡ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكۡرَىٰ ٩
Onun için öğüd ver: öğüd fâide verirse.
O halde hatırlatmak fayda verirse hatırlat.
O hâlde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.
سَيَذَّكَّرُ مَن يَخۡشَىٰ ١٠
Saygısı olan öğüt alacaktır.
Allah'tan korkan, öğüt alır.
Allah’a karşı derin saygı duyarak O’ndan korkan öğüt alacaktır.
وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلۡأَشۡقَى ١١
Pek bedbaht olan da ondan kaçınacaktır.
Bedbaht olan ondan kaçacaktır.
(11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kâfir) ise, öğüt almaktan kaçınır.
ٱلَّذِي يَصۡلَى ٱلنَّارَ ٱلۡكُبۡرَىٰ ١٢
O ki en büyük ateşe yaslanacaktır.
O en büyük ateşe yaslanacaktır.
(11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kâfir) ise, öğüt almaktan kaçınır.