بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

لِيَوْمٍ عَظِيمٍ ﴿٥

Büyük bir gün

— Seyyid Kutub

يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ ﴿٦

İnsanların alemlerin Rabbinin huzurunda durdukları gün.

— Seyyid Kutub

كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ ﴿٧

Hayır. Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanların yazısı muhakkak siccindedir.

— Seyyid Kutub

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ ﴿٨

Siccin'in ne olduğunu bilir misin sen?.

— Seyyid Kutub

كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ ﴿٩

O, mühürlenmiş bir kitabdır.

— Seyyid Kutub

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿١٠

Vay haline o gün yalanlayanların.

— Seyyid Kutub

ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ ﴿١١

Kıyamet gününü yalanlamış olanların.

— Seyyid Kutub

وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ ﴿١٢

Oysa onu azgın, günahkardan başkası yalanlamaz.

— Seyyid Kutub

إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿١٣

Ayetlerimiz kendisine okunduğu zaman 'eskilerin masalları' der.

— Seyyid Kutub

كَلَّاۖ بَلْۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُواْ يَكْسِبُونَ ﴿١٤

Hayır, aksine kazandıkları, kalplerini karatmıştı.

— Seyyid Kutub

كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ ﴿١٥

Hayır, şüphesiz onlar o gün, Rabblerinden mahrum kalacaklardır.

— Seyyid Kutub

AYARLAR