بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأۡتِيَهُم بَغۡتَةٗ وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ ٦٦

Hep o saate, hiç farkında değillerken ansızın onun başlarına gelivermesine bakıyorlar.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar illa o saatin kendilerinin hiç farkında olmadıkları bir sırada, ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar?

– Seyyid Kutub

Onlar (bu tavırlarıyla) ancak, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler, hâlbuki bunun farkında değillerdir.

– Diyanet İşleri

ٱلۡأَخِلَّآءُ يَوۡمَئِذِۭ بَعۡضُهُمۡ لِبَعۡضٍ عَدُوٌّ إِلَّا ٱلۡمُتَّقِينَ ٦٧

Dostlar o gün birbirlerine düşmandırlar, müstesnâ ancak müttekîler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O gün takva sahipleri dışında, dost olanlar birbirlerine düşman olurlar.

– Seyyid Kutub

O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dostlar birbirine düşman olurlar.

– Diyanet İşleri

يَٰعِبَادِ لَا خَوۡفٌ عَلَيۡكُمُ ٱلۡيَوۡمَ وَلَآ أَنتُمۡ تَحۡزَنُونَ ٦٨

Ey benim kullarım! size hiç korku yoktur bu gün ve siz mahzun da olmayacaksınız.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ey kullarım, bugün size korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz.

– Seyyid Kutub

(68-69) (Allah, şöyle der:) “Ey âyetlerimize iman eden ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de.”

– Diyanet İşleri

ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُواْ مُسۡلِمِينَ ٦٩

Benim âyetlerime iman edip de halîs müslüman olan kullarım.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar, ayetlerimize inanmış ve müslüman olmuş kullarımdı.

– Seyyid Kutub

(68-69) (Allah, şöyle der:) “Ey âyetlerimize iman eden ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de.”

– Diyanet İşleri

ٱدۡخُلُواْ ٱلۡجَنَّةَ أَنتُمۡ وَأَزۡوَٰجُكُمۡ تُحۡبَرُونَ ٧٠

Girin cennete: siz ve zevceleriniz, sürurlar, neşeler içinde.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz.

– Seyyid Kutub

“Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz.”

– Diyanet İşleri

يُطَافُ عَلَيۡهِم بِصِحَافٖ مِّن ذَهَبٖ وَأَكۡوَابٖۖ وَفِيهَا مَا تَشۡتَهِيهِ ٱلۡأَنفُسُ وَتَلَذُّ ٱلۡأَعۡيُنُۖ وَأَنتُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ ٧١

Altından tepsiler ve küplerle üzerlerine dönülür dolaşır, nefislerin hoşlanacağı, gözlerin lezzet alacağı şeyler hep orada ve siz orada muhalledsiniz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Onların önünde altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Orada canların çektiği, gözlerin hoşlandığı herşey var. Ve siz, orada ebedi kalacaksınız.

– Seyyid Kutub

Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedî olarak kalacaksınız.

– Diyanet İşleri

وَتِلۡكَ ٱلۡجَنَّةُ ٱلَّتِيٓ أُورِثۡتُمُوهَا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ٧٢

Ve işte bu, sizin çalıştığınız ameller sebebiyle vâris kılındığınız cennet.

– Elmalılı Hamdi Yazır

İşte yaptıklarınıza karşılık size miras verilen cennet budur.

– Seyyid Kutub

İşte bu, yapmakta olduklarınıza karşılık size mîras verilen cennettir.

– Diyanet İşleri

لَكُمۡ فِيهَا فَٰكِهَةٞ كَثِيرَةٞ مِّنۡهَا تَأۡكُلُونَ ٧٣

Sizin için onda çok meyveler vardır, onlardan yiyeceksiniz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Orada sizin için bol bol meyveler vardır, onlardan yersiniz

– Seyyid Kutub

Orada sizin için bol bol meyve var, onlardan yersiniz.

– Diyanet İşleri

إِنَّ ٱلۡمُجۡرِمِينَ فِي عَذَابِ جَهَنَّمَ خَٰلِدُونَ ٧٤

Haberiniz olsun ki mücrimler cehennem azâbında muhalleddirler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Suçlular, cehennem azabında ebedi kalacaklardır.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz suçlular cehennem azabında devamlı kalacaklardır.

– Diyanet İşleri

لَا يُفَتَّرُ عَنۡهُمۡ وَهُمۡ فِيهِ مُبۡلِسُونَ ٧٥

Kendilerinden o azâb gevşetilmez ve onlar onun içinde her ümidi kesmişlerdir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerinden azab hiç hafiflemeyecektir. Onlar azab içinde ümitsizdirler.

– Seyyid Kutub

Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde ümitsizdirler.

– Diyanet İşleri

وَمَا ظَلَمۡنَٰهُمۡ وَلَٰكِن كَانُواْ هُمُ ٱلظَّٰلِمِينَ ٧٦

Ve biz onlara zulmetmemişizdir ve lâkin kendileri zalim idiler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Biz onlara zulmetmedik; fakat onlar kendileri zalim idiler

– Seyyid Kutub

Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar, kendileri zâlim idiler.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00