بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَٱلسَّمَآءَ بَنَيۡنَٰهَا بِأَيۡيْدٖ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ ٤٧
Bir de semâya bakın, Biz onu kuvvetle binâ ettik ve şüphe yok ki Biz çok vüs‘a mâlikiz.
Göğü gücümüzle biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.
Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.
وَٱلۡأَرۡضَ فَرَشۡنَٰهَا فَنِعۡمَ ٱلۡمَٰهِدُونَ ٤٨
Arz’ı da döşedik, bakınız Biz ne güzel döşeriz.
Yeri biz döşedik biz ne güzel döşeyiciyiz.
Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.
وَمِن كُلِّ شَيۡءٍ خَلَقۡنَا زَوۡجَيۡنِ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ ٤٩
Hem her şeyden iki çift yarattık ki düşünesiniz.
Her şeyden çift çift yarattık ki düşünüp öğüt alasınız.
Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.
فَفِرُّوٓاْ إِلَى ٱللَّهِۖ إِنِّي لَكُم مِّنۡهُ نَذِيرٞ مُّبِينٞ ٥٠
O hâlde hemen Allah’a kaçın, haberiniz olsun ki ben size O’ndan bir açık nezîrim.
O halde Allah'a koşun. Çünkü ben, sizi O'ndan açık bir şekilde korkutuyorum.
O halde Allah'a koşun. Şüphesiz ben, size O'nun katından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
وَلَا تَجۡعَلُواْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَۖ إِنِّي لَكُم مِّنۡهُ نَذِيرٞ مُّبِينٞ ٥١
Ve Allah’la beraber başka bir tanrı uydurmayın, haberiniz olsun ki ben size ondan bir açık nezîrim.
Allah ile beraber başka tanrılar uydurmuyorum. Ben size O'nun tarafından görevlendirilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
كَذَٰلِكَ مَآ أَتَى ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا قَالُواْ سَاحِرٌ أَوۡ مَجۡنُونٌ ٥٢
Böyle, bunlardan evvelkiler bir resul gelince behemehâl ya sâhir dediler ya mecnun.
İşte böyle, onlardan önce de ne kadar elçi geldiyse mutlaka: «Büyücü veya cinlenmiş» dediler.
İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki,"O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.
أَتَوَاصَوۡاْ بِهِۦۚ بَلۡ هُمۡ قَوۡمٞ طَاغُونَ ٥٣
Hep buna vasiyetleştiler mi? Hayır, hep onlar azgın kavimler.
Bunu birbirlerine vasiyet mi ettiler? Hayır onlar azgın bir topluluktur.
Onlar bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyleri söylüyorlar)? Hayır, onlar azgın bir topluluktur.
فَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ فَمَآ أَنتَ بِمَلُومٖ ٥٤
Onun için onlardan yüz çevir, artık sen levm olunacak değilsin.
Onlardan yüz çevir, sen kınanacak değilsin.
Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.
وَذَكِّرۡ فَإِنَّ ٱلذِّكۡرَىٰ تَنفَعُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ٥٥
Onunla beraber va‘z u nasihata devam et, çünkü vaaz mü’minlere fayda verir.
Ancak yine de hatırlat, çünkü hatırlatmak, mü'minlere fayda verir.
Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.
وَمَا خَلَقۡتُ ٱلۡجِنَّ وَٱلۡإِنسَ إِلَّا لِيَعۡبُدُونِ ٥٦
Ve Ben, cinn ü insi ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.
Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
مَآ أُرِيدُ مِنۡهُم مِّن رِّزۡقٖ وَمَآ أُرِيدُ أَن يُطۡعِمُونِ ٥٧
Ben onlardan bir rızık istemiyorum, bana yemek yedirmelerini de istemiyorum.
Ben onlardan rızık istemiyorum, beni beslemelerini de istemiyorum.
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.