بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَنَحۡنُ أَقۡرَبُ إِلَيۡهِ مِنكُمۡ وَلَٰكِن لَّا تُبۡصِرُونَ ٨٥
Biz ise ona sizden yakınizdir ve lâkin görmezsiniz.
Biz ona sizden daha yakınız, ama siz göremezsiniz.
Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.
فَلَوۡلَآ إِن كُنتُمۡ غَيۡرَ مَدِينِينَ ٨٦
Evet hadisenize dîne boyun eğmiyecek.
Eğer yeniden diriltilip hesaba çekilmeyecekseniz,
(86-87) Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!
تَرۡجِعُونَهَآ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ ٨٧
Ceza çekmiyecekseniz, onu geri çevirsenize! davanızda doğru iseniz.
Eğer söylediğiniz doğru ise o çıkmak üzere olan canı geriye döndürsenize!
(86-87) Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!
فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلۡمُقَرَّبِينَ ٨٨
Amma o mukarrebînden ise artık.
Eğer ölmek üzere olan kişi Allah'a yakın olanlardan ise;
(88-89) Fakat (ölen kişi) Allah’a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır.
فَرَوۡحٞ وَرَيۡحَانٞ وَجَنَّتُ نَعِيمٖ ٨٩
Bir revh-u reyhan ve bir cenneti ne'îm.
Esenlik, hoş kokulu çiçekler ve bol nimetli cennet onu bekliyor
(88-89) Fakat (ölen kişi) Allah’a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır.
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنۡ أَصۡحَٰبِ ٱلۡيَمِينِ ٩٠
Ve amma Ashab-ı yemîn’den ise.
Eğer adam defteri sağdan verileceklerden ise,
(90-91) Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, “Selâm sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!” denir.
فَسَلَٰمٞ لَّكَ مِنۡ أَصۡحَٰبِ ٱلۡيَمِينِ ٩١
Artık selâm sana Ashab-ı yemîn’den.
Defterlerini sağdan alacak olan arkadaşlarının selâmı var sana.
(90-91) Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, “Selâm sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!” denir.
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلۡمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ ٩٢
Ve amma o tekzib eden.
Eğer adam sapık bir inkarcı ise,
(92-93) Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
فَنُزُلٞ مِّنۡ حَمِيمٖ ٩٣
Sapgınlardan ise her halde konukluğu hamîm.
O kaynar su sunularak ağırlanır.
(92-93) Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
وَتَصۡلِيَةُ جَحِيمٍ ٩٤
Ve yaslanacağı Cahîmdir.
Ve cehenneme atılır.
Bir de cehenneme atılma vardır.
إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلۡيَقِينِ ٩٥
İşte budur hakikat hakk’ul-yakîn.
Bu kesin gerçektir.
Şüphesiz bu, kesin gerçektir.