056 surah
(56) Vâkıa · OLAY
Mekke · 96 Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَأَصۡحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصۡحَٰبُ ٱلشِّمَالِ ٤١

veaṣḥâbü-şşimâli mâ aṣḥâbü-şşimâl.

– Çeviriyazı

Ashâb-ı şimâl ise ne ashâb-ı şimâl!.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Defterleri soldan verilenler. Vay gele başlarına!

– Seyyid Kutub

Kötülüğe batanlar ise ne mutsuz kimselerdir!

– Diyanet İşleri

فِي سَمُومٖ وَحَمِيمٖ ٤٢

fî semûmiv veḥamîm.

– Çeviriyazı

Bir semûm ve hamîm

– Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar gözeneklerine işleyen kavurucu bir rüzgar önünde ve kaynar su içinde,

– Seyyid Kutub

Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!..

– Diyanet İşleri

وَظِلّٖ مِّن يَحۡمُومٖ ٤٣

veżillim miy yaḥmûm.

– Çeviriyazı

ve zifirden bir zıll-i mağmûm içinde.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Kara ve boğucu bir dumanın gölgesi altındadırlar.

– Seyyid Kutub

Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!..

– Diyanet İşleri

لَّا بَارِدٖ وَلَا كَرِيمٍ ٤٤

lâ bâridiv velâ kerîm.

– Çeviriyazı

Ne serin ne de kerîm.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ne serinliği ve ne de okşayıcılığı var.

– Seyyid Kutub

Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!..

– Diyanet İşleri

إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَبۡلَ ذَٰلِكَ مُتۡرَفِينَ ٤٥

innehüm kânû ḳable ẕâlike mütrafîn.

– Çeviriyazı

Çünkü onlar bundan evvel mütrefîn: Keyiflerine düşkün şımarık müsrifîn idiler

– Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü onlar vaktiyle varlık içinde azıtmışlardı.

– Seyyid Kutub

Çünkü onlar, bundan önce (dünyada varlık içinde) sefahata dalmış ve azgın kimselerdi.

– Diyanet İşleri

وَكَانُواْ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلۡحِنثِ ٱلۡعَظِيمِ ٤٦

vekânû yüṣirrûne `ale-lḥinŝi-l`ażîm.

– Çeviriyazı

ve büyük cinayete ısrar ediyorlardı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Büyük günahı (Allah'a ortak koşmayı) işlemekte ısrar ediyorlardı.

– Seyyid Kutub

Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.

– Diyanet İşleri

وَكَانُواْ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابٗا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبۡعُوثُونَ ٤٧

vekânû yeḳûlûne eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.

– Çeviriyazı

Ve diyorlardı ki: “Â! Öldüğümüz ve bir toprak, bir yığın kemik olduğumuz vakit mi? Cidden biz mi mutlak ba‘s olunacakmışız?

– Elmalılı Hamdi Yazır

«Ölüp toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz yeniden mi diriltileceğiz?

– Seyyid Kutub

Diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?"

– Diyanet İşleri

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلۡأَوَّلُونَ ٤٨

eveâbâüne-l'evvelûn.

– Çeviriyazı

Ya evvelki atalarımız da mı?”.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Eski atalarımız da mı?» diyorlardı.

– Seyyid Kutub

"Evvelki atalarımız da mı?"

– Diyanet İşleri

قُلۡ إِنَّ ٱلۡأَوَّلِينَ وَٱلۡأٓخِرِينَ ٤٩

ḳul inne-l'evvelîne vel'âḫirîn.

– Çeviriyazı

De ki: “Muhakkak bütün evvelîn ve âhirîn

– Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: «Öncekiler de, sonrakiler de.»

– Seyyid Kutub

De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."

– Diyanet İşleri

لَمَجۡمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوۡمٖ مَّعۡلُومٖ ٥٠

lemecmû`ûne ilâ mîḳâti yevmim ma`lûm.

– Çeviriyazı

lâbüd cem‘ olunacaklar mîkātına mâlum bir günün”.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Belirlenmiş bir günün randevusunda bir araya getirileceklerdir.

– Seyyid Kutub

De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."

– Diyanet İşleri

ثُمَّ إِنَّكُمۡ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلۡمُكَذِّبُونَ ٥١

ŝümme inneküm eyyühe-ḍḍâllûne-lmükeẕẕibûn.

– Çeviriyazı

Sonra siz, ey sapkın münkirler!.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra siz, ey sapık yalanlayıcılar,

– Seyyid Kutub

Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Kur’an’ı Latinize edilmiş metinden okumak uygun görülmemektedir; çeviriyazı metni yalnızca arama sonuçları için eklenmiştir. ⚠️
Okuyucu

Yazı Boyutu


Vâkıa
Sûre Seç
1. Fâtiha
2. Bakara
3. Âli İmrân
4. Nisâ
5. Mâide
6. En'âm
7. A'râf
8. Enfâl
9. Tevbe
10. Yûnus
11. Hûd
12. Yûsuf
13. Ra'd
14. İbrâhîm
15. Hicr
16. Nahl
17. İsrâ
18. Kehf
19. Meryem
20. Tâhâ
21. Enbiyâ
22. Hacc
23. Mu'minûn
24. Nûr
25. Furkân
26. Şuarâ
27. Neml
28. Kasas
29. Ankebût
30. Rûm
31. Lokmân
32. Secde
33. Ahzâb
34. Sebe
35. Fâtır
36. Yâsîn
37. Sâffât
38. Sâd
39. Zumer
40. Gâfir
41. Fussilet
42. Şûrâ
43. Zuhrûf
44. Duhân
45. Câsiye
46. Ahkâf
47. Muhammed
48. Fetih
49. Hucurât
50. Kaf
51. Zâriyât
52. Tûr
53. Necm
54. Kamer
55. Rahmân
56. Vâkıa
57. Hadîd
58. Mucâdele
59. Haşr
60. Mumtehine
61. Saff
62. Cuma
63. Munâfikûn
64. Tegâbun
65. Talâk
66. Tahrîm
67. Mülk
68. Kalem
69. Hâkka
70. Meâric
71. Nûh
72. Cin
73. Müzzemmil
74. Müddessir
75. Kıyâmet
76. İnsân
77. Murselât
78. Nebe
79. Nâziât
80. Abese
81. Tekvîr
82. İnfitâr
83. Mutaffifîn
84. İnşikak
85. Burûc
86. Târık
87. A'lâ
88. Gâşiye
89. Fecr
90. Beled
91. Şems
92. Leyl
93. Duhâ
94. İnşirâh
95. Tîn
96. Alak
97. Kadr
98. Beyyine
99. Zilzâl
100. Âdiyât
101. Kâria
102. Tekâsür
103. Asr
104. Humeze
105. Fîl
106. Kureyş
107. Mâûn
108. Kevser
109. Kâfirûn
110. Nasr
111. Mesed
112. İhlâs
113. Felak
114. Nâs
1
Ayet
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96