بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَأَشۡرِكۡهُ فِيٓ أَمۡرِي ٣٢

Ve onu işimde şerik et.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O'nu görevime ortak et.

– Seyyid Kutub

“Onu işime ortak et.”

– Diyanet İşleri

كَيۡ نُسَبِّحَكَ كَثِيرٗا ٣٣

Ki seni çok tesbih edelim.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Böylece seni daha çok noksanlıklardan tenzih edelim.

– Seyyid Kutub

“Seni çok tespih edelim diye”,

– Diyanet İşleri

وَنَذۡكُرَكَ كَثِيرًا ٣٤

Ve çok zikreyleyelim.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Senin adını daha çok analım.

– Seyyid Kutub

“Seni çok zikredelim diye.”

– Diyanet İşleri

إِنَّكَ كُنتَ بِنَا بَصِيرٗا ٣٥

Şüphe yok ki sen bizi görüp duruyorsun.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Kuşku yok ki, biz senin gözetimin altındayız.»

– Seyyid Kutub

“Çünkü sen bizi hakkıyla görmektesin.”

– Diyanet İşleri

قَالَ قَدۡ أُوتِيتَ سُؤۡلَكَ يَٰمُوسَىٰ ٣٦

Haydi! Buyurdu: erdirildin dileğine ya Musâ.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Musa, bu istediklerin sana verilmiştir.

– Seyyid Kutub

Allah, şöyle dedi: “İstediğin sana verildi ey Mûsâ!”

– Diyanet İşleri

وَلَقَدۡ مَنَنَّا عَلَيۡكَ مَرَّةً أُخۡرَىٰٓ ٣٧

Şanım Hakk’ı için biz lûtfeylemiştik sana diğer bir def'a daha.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Biz, bundan önce de bir kere daha sana lütufta bulunmuştuk.

– Seyyid Kutub

“Andolsun, biz sana bir kere daha iyilikte bulunmuştuk.”

– Diyanet İşleri

إِذۡ أَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰٓ أُمِّكَ مَا يُوحَىٰٓ ٣٨

O vakit ki anana verilen şu ilhamı verdik.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Hani, annene şu mesajımızı vahyetmiştik:

– Seyyid Kutub

“Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:”

– Diyanet İşleri

أَنِ ٱقۡذِفِيهِ فِي ٱلتَّابُوتِ فَٱقۡذِفِيهِ فِي ٱلۡيَمِّ فَلۡيُلۡقِهِ ٱلۡيَمُّ بِٱلسَّاحِلِ يَأۡخُذۡهُ عَدُوّٞ لِّي وَعَدُوّٞ لَّهُۥۚ وَأَلۡقَيۡتُ عَلَيۡكَ مَحَبَّةٗ مِّنِّي وَلِتُصۡنَعَ عَلَىٰ عَيۡنِيٓ ٣٩

Onu tabut içine koy da deryayı bırak derya da onu sahile, bıraksın, onu hem bana düşman hem ona düşman biri alsın, ve üzerine benden bir sevgi koydum ki hem nezaretim altında yetiştirilesin.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Musa'yı bir sandukaya koy ve nehre at; nehir onu sahile atsın da oradan onu benim ve kendisinin ortak düşmanımız alsın. Gözümün önünde yetişesin diye seni sevgimin kanatları altına aldım.

– Seyyid Kutub

“Onu (bebek Mûsâ’yı) sandığın içine koy ve denize (Nil’e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Mûsâ, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım.”

– Diyanet İşleri

إِذۡ تَمۡشِيٓ أُخۡتُكَ فَتَقُولُ هَلۡ أَدُلُّكُمۡ عَلَىٰ مَن يَكۡفُلُهُۥۖ فَرَجَعۡنَٰكَ إِلَىٰٓ أُمِّكَ كَيۡ تَقَرَّ عَيۡنُهَا وَلَا تَحۡزَنَۚ وَقَتَلۡتَ نَفۡسٗا فَنَجَّيۡنَٰكَ مِنَ ٱلۡغَمِّ وَفَتَنَّٰكَ فُتُونٗاۚ فَلَبِثۡتَ سِنِينَ فِيٓ أَهۡلِ مَدۡيَنَ ثُمَّ جِئۡتَ عَلَىٰ قَدَرٖ يَٰمُوسَىٰ ٤٠

O vakit hemşiren gidiyor da diyordu: "ona iyi bakacak birini buluvereyim mi size?" Bu suretle seni anana iade ettik ki gözü aydın olsun da mahzun olmasın, hem bir adam öldürdün de seni gamdan kurtardık, ve türlü mihnetlerle seni imtihan ettik bu sebeble senelerce Ehl-i Medyen içinde kaldın, sonra da bir kader üstüne geldin ya Musâ.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Hani kız kardeşin gidip diyordu ki: “Ona bakacak birini size göstereyim mi?” İşte böylece annen üzülmesin de sevinsin diye seni ona geri vermiştik. Ve sen bir cana kıymıştın da, seni üzüntüden kurtarmıştık. Hem seni bir çok musibetlerle denemiştik. Böylece Medyen halkı arasında yıllarca kalmıştın. Sonra da takdire göre geldin ey Musa.

– Seyyid Kutub

“Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük. (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”

– Diyanet İşleri

وَٱصۡطَنَعۡتُكَ لِنَفۡسِي ٤١

Ben seni kendim için yetiştirdim.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi seni sırf kendime ayırdım.

– Seyyid Kutub

“Ben seni kendim için seçtim.”

– Diyanet İşleri

ٱذۡهَبۡ أَنتَ وَأَخُوكَ بِـَٔايَٰتِي وَلَا تَنِيَا فِي ذِكۡرِي ٤٢

Git âyetlerimle sen ve biraderin Ve benim zikrimde gevşeklik etmeyin.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sen ve kardeşin ayetlerimle, mucizelerimle gidiniz. Bu arada adımı anmayı hiç ihmal etmeyiniz.

– Seyyid Kutub

“Sen ve kardeşin mucizelerim ile (desteklenmiş olarak) gidin ve beni anmakta gevşeklik göstermeyin.”

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00