بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ ٱلسَّحَرَةَ إِن كَانُواْ هُمُ ٱلۡغَٰلِبِينَ ٤٠

Sanırız bizler sihirbazlara tabi olacağız şayed onlar olursa galibler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Toplanın da eğer büyücüler galip gelirlerse onların peşinden gideriz.

– Seyyid Kutub

“Umarız, üstün gelirlerse sihirbazlara uyarız” (dediler.)

– Diyanet İşleri

فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالُواْ لِفِرۡعَوۡنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجۡرًا إِن كُنَّا نَحۡنُ ٱلۡغَٰلِبِينَ ٤١

Derken vaktâ ki sihirbazlar geldiler Firavun’a elbette: biz galip gelirsek bize mutlak ecir var ya ? dediler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Büyücüler gelince Firavun'a «Eğer biz yenecek olursak herhalde bize bir ödül verilecek değil mi? dediler.

– Seyyid Kutub

Sihirbazlar gelince, Firavun’a, “Eğer biz üstün gelirsek, gerçekten bize bir mükâfat var mı?” dediler.

– Diyanet İşleri

قَالَ نَعَمۡ وَإِنَّكُمۡ إِذٗا لَّمِنَ ٱلۡمُقَرَّبِينَ ٤٢

Evet, dedi: hem siz o vakit muhakkak mukarrebîndensiniz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Firavun evet, yakın adamlarım arasına gireceksiniz, dedi.

– Seyyid Kutub

Firavun, “Evet, hem o takdirde mutlaka bana yakın kimselerden olacaksınız” dedi.

– Diyanet İşleri

قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلۡقُواْ مَآ أَنتُم مُّلۡقُونَ ٤٣

Mûsâ onlara atın dedi: siz ne atacaksanız.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Musa, «Ne atacaksanız atın, hünerinizi gösterin bakalım» dedi.

– Seyyid Kutub

Mûsâ onlara, “Hadi ortaya atacağınız şeyi atın” dedi.

– Diyanet İşleri

فَأَلۡقَوۡاْ حِبَالَهُمۡ وَعِصِيَّهُمۡ وَقَالُواْ بِعِزَّةِ فِرۡعَوۡنَ إِنَّا لَنَحۡنُ ٱلۡغَٰلِبُونَ ٤٤

Hemen iplerini ve sopalarını ortaya attılar ve Firavun’un izzeti Hakk’ı için elbette biz galibiz, şüphesiz, dediler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Büyücüler, «Firavun'un ululuğuna andolsun ki, üstün gelen taraf biz olacağız» diyerek iplerini ve değneklerini attılar.

– Seyyid Kutub

Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve “Firavun’un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz” dediler.

– Diyanet İşleri

فَأَلۡقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلۡقَفُ مَا يَأۡفِكُونَ ٤٥

Mûsâ da Asasını koyuverdi, bir de baktılar ki o, her ne dolap çeviriyorlarsa yutuyor.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Arkasından Musa değneğini atınca, değnek büyücülerin bütün göz boyayıcılıklarını yutuverdi.

– Seyyid Kutub

Mûsâ da asasını attı. Bir de ne görsünler, asa onların düzdükleri sihir takımlarını yutuyor.

– Diyanet İşleri

فَأُلۡقِيَ ٱلسَّحَرَةُ سَٰجِدِينَ ٤٦

Derhal sihirbazlar secdeye kapandılar.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine bütün büyücüler secdeye kapandılar.

– Seyyid Kutub

Bunun üzerine sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.

– Diyanet İşleri

قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ٤٧

"iman ettik Rabb’ül-âlemîn’e.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ve «bütün varlıkların Rabbine inandık.

– Seyyid Kutub

“Âlemlerin Rabbine inandık” dediler.

– Diyanet İşleri

رَبِّ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ ٤٨

Musâ ve Hârunun Rabb’ine" dediler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Musa ile Harun'un Rabbine dediler.

– Seyyid Kutub

“Mûsâ’nın ve Hârûn’un Rabbi’ne.”

– Diyanet İşleri

قَالَ ءَامَنتُمۡ لَهُۥ قَبۡلَ أَنۡ ءَاذَنَ لَكُمۡۖ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِي عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحۡرَ فَلَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَۚ لَأُقَطِّعَنَّ أَيۡدِيَكُمۡ وَأَرۡجُلَكُم مِّنۡ خِلَٰفٖ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمۡ أَجۡمَعِينَ ٤٩

Ona, dedi: ben size izin vermeden iman ettiniz, anlaşıldı ki o size sihri talim eden büyüğünüzmüş, o halde mutlak yakında bileceksiniz, çaresiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazına kestireceğim, hem muhakkak hepinizi çarmıha gerdireceğim".

– Elmalılı Hamdi Yazır

Firavun, «ben izin vermeden O'na inandınız, öyle mi? Hiç kuşkusuz O size büyücülüğü öğreten elebaşınızdı. Ama yakında başınıza neler geleceğini öğreneceksiniz. Andolsun ki, sağlı sollu birer el ve ayağınızı kesecek ve arkasından hepinizi asacağım» dedi.

– Seyyid Kutub

Firavun, “Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım” dedi.

– Diyanet İşleri

قَالُواْ لَا ضَيۡرَۖ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ ٥٠

Dediler: zararı yok, her halde biz Rabb’imize döneceğiz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Büyücüler de dediler ki, «zararı yok, nasıl olsa Rabb'imize döneceğiz.

– Seyyid Kutub

Sihirbazlar şöyle dediler: “Zararı yok, mutlaka Rabbimize döneceğiz.”

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00