بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ أَبۡوَٰبٗا ١٩

Semâ da açılmış olmuştur ebvab.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O gün gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur.

– Seyyid Kutub

Gök açılır ve kapı kapı olur.

– Diyanet İşleri

وَسُيِّرَتِ ٱلۡجِبَالُ فَكَانَتۡ سَرَابًا ٢٠

Ve dağlar yütürülmüş olmuştur serab.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Dağlar yürütülür, serap haline gelir.

– Seyyid Kutub

Dağlar yürütülür, serap hâline gelir.

– Diyanet İşleri

إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتۡ مِرۡصَادٗا ٢١

Şüphesiz ki cehennem olmuştur mırsad.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Cehennem de suçluları gözetleyip durmaktadır.

– Seyyid Kutub

(21-23) Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.

– Diyanet İşleri

لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابٗا ٢٢

Azgınlar için bir meâb.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Orası azgınların varacağı yerdir.

– Seyyid Kutub

(21-23) Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.

– Diyanet İşleri

لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحۡقَابٗا ٢٣

Devirlerce içine kalacaklar.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Orada sonsuza dek kalacaklardır.

– Seyyid Kutub

(21-23) Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.

– Diyanet İşleri

لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرۡدٗا وَلَا شَرَابًا ٢٤

Ne bir serinlik tatacaklar ne de bir şarap.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Orada ne bir serinlik ne de içilecek bir şey tadarlar.

– Seyyid Kutub

Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!

– Diyanet İşleri

إِلَّا حَمِيمٗا وَغَسَّاقٗا ٢٥

Ancak bir hamîm ve bir gassak.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yalnız kaynar su ve irin içerler.

– Seyyid Kutub

(25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.

– Diyanet İşleri

جَزَآءٗ وِفَاقًا ٢٦

Bir ceza ki bervechi vifak.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yaptıklarına uygun bir ceza olarak

– Seyyid Kutub

(25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.

– Diyanet İşleri

إِنَّهُمۡ كَانُواْ لَا يَرۡجُونَ حِسَابٗا ٢٧

Çünkü ummazlardı onlar hiç bir hesab.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü onlar bir hesab görüleceğini ummuyorlardı.

– Seyyid Kutub

Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.

– Diyanet İşleri

وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابٗا ٢٨

Âyetlerimizi tekzîb ede ede kesilmişlerdi kezzab.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ayetlerimizi de tamamen yalanlamışlardı.

– Seyyid Kutub

Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.

– Diyanet İşleri

وَكُلَّ شَيۡءٍ أَحۡصَيۡنَٰهُ كِتَٰبٗا ٢٩

Her şeyi ise biz ıhsa etmiş bir kitaba geçirmişiz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Biz de herşeyi sayıp yazmıştık.

– Seyyid Kutub

Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) tamamiyle sayıp tespit ettik.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00