بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا سَقَرُ ٢٧
Bilir misin hem ne sekar.
Sekar nedir, biliyor musun?
Sekar'ın ne olduğunu sen ne bileceksin?
لَا تُبۡقِي وَلَا تَذَرُ ٢٨
Ne bakıyye kor ne bırakır.
Geride hiçbir şey bırakmaz, ondan hiçbir şey kurtulmaz.
Geride bir şey koymaz, bırakmaz.
لَوَّاحَةٞ لِّلۡبَشَرِ ٢٩
Beşere susamış bir susuz.
Bütün insanların dikkatlerini üzerinde yoğunlaştırır.
Derileri kavurur.
عَلَيۡهَا تِسۡعَةَ عَشَرَ ٣٠
Üzerinde on dokuz.
On dokuz tane görevlisi vardır.
Üzerinde on dokuz (görevli melek) vardır.
وَمَا جَعَلۡنَآ أَصۡحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةٗۖ وَمَا جَعَلۡنَا عِدَّتَهُمۡ إِلَّا فِتۡنَةٗ لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ لِيَسۡتَيۡقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ وَيَزۡدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِيمَٰنٗا وَلَا يَرۡتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ وَٱلۡكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلٗاۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَمَا يَعۡلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَۚ وَمَا هِيَ إِلَّا ذِكۡرَىٰ لِلۡبَشَرِ ٣١
Hem Biz o ateşin muhafızlarını hep melâike yaptık, sayılarını da ancak küfredenler için bir fitne kıldık ki kitap verilmiş olanlar yakīn edinsin ve iman edenlere iman artırsın, kitap verilenler ve mü’minler şüphelenmesin, kalblerinde bir maraz bulunanlarla kâfirler de desin: “Allah bununla meselâ ne murad etmiş?” İşte böyle Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini de yola getirir ve Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir ve o ancak bir öğüttür düşünmek için beşer.
Biz cehennem görevlilerini meleklerden seçtik, sayılarını da kafirler için sınav konusu yaptık ki kitap verilenler bunun hak olduğunu anlasınlar, mü'minlerin de imanı pekişsin. Mü'minler şüphe etmesin. Kalplerinde hastalık olanlar ve kafirler: "Allah bununla ne demek istedi" desinler. İşte böyle. Allah dilediğini saptırır, dilediğini de hidayete eriştirir. Rabbinin ordularının sayısını ancak kendisi bilir. Bu insan için bir öğüttür.
Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkar edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü'minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kâfirler, "Allah örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi" desinler. İşte böyle. Allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır.
كـَلَّا وَٱلۡقَمَرِ ٣٢
Hayır hayır, o Kamer’e
Hayır, hayır! Andolsun aya,
Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
وَٱلَّيۡلِ إِذۡ أَدۡبَرَ ٣٣
ve döndüğü dem o geceye
Gerileyen gece karanlığına,
Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
وَٱلصُّبۡحِ إِذَآ أَسۡفَرَ ٣٤
ve açtığı sıra o sabaha kasem olsun ki
Söken şafağa.
Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
إِنَّهَا لَإِحۡدَى ٱلۡكُبَرِ ٣٥
her hâlde büyüklerin biridir o sekar.
Sakar (cehennem) büyük gerçeklerden biridir.
Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
نَذِيرٗا لِّلۡبَشَرِ ٣٦
Gocundurmak için beşeri.
İnsanlar için uyarıcıdır.
Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَتَقَدَّمَ أَوۡ يَتَأَخَّرَ ٣٧
İçinizden ileri gitmek veya geri kalmak isteyen kimseleri.
Aranızdaki ilerlemek isteyenler için de, geriye gitmeyi tercih edenler için de.
Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.