بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا سَقَرُ ٢٧

Bilirmisin hem ne sekar.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sekar nedir, biliyor musun?

– Seyyid Kutub

Sekar’ın ne olduğunu sen ne bileceksin?

– Diyanet İşleri

لَا تُبۡقِي وَلَا تَذَرُ ٢٨

Ne bakıyye kor ne bırakır.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Geride hiçbir şey bırakmaz, ondan hiçbir şey kurtulmaz.

– Seyyid Kutub

Geride bir şey koymaz, bırakmaz.

– Diyanet İşleri

لَوَّاحَةٞ لِّلۡبَشَرِ ٢٩

Beşere susamış bir susuz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bütün insanların dikkatlerini üzerinde yoğunlaştırır.

– Seyyid Kutub

Derileri kavurur.

– Diyanet İşleri

عَلَيۡهَا تِسۡعَةَ عَشَرَ ٣٠

Üzerinde on dokuz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

On dokuz tane görevlisi vardır.

– Seyyid Kutub

Üzerinde on dokuz (görevli melek) vardır.

– Diyanet İşleri

وَمَا جَعَلۡنَآ أَصۡحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةٗۖ وَمَا جَعَلۡنَا عِدَّتَهُمۡ إِلَّا فِتۡنَةٗ لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ لِيَسۡتَيۡقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ وَيَزۡدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِيمَٰنٗا وَلَا يَرۡتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ وَٱلۡكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلٗاۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَمَا يَعۡلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَۚ وَمَا هِيَ إِلَّا ذِكۡرَىٰ لِلۡبَشَرِ ٣١

Hem biz o ateşin muhafızlarını hep melâike yaptık, sayılarını da ancak küfr edenler için bir fitne kıldık ki kitap verilmiş olanlar yakîn edinsin ve iman edenlere iman artırsın, kitap verilenler ve mü'minler şüphelenmesin, kalblerinde bir maraz bulunanlarla kâfirler de desin: Allah bununla meselâ ne murad etmiş? İşte böyle Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini de yola getirir ve Rabbi’nin ordularını ancak kendisi bilir ve o ancak bir öğüttür düşünmek için beşer.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Biz cehennem görevlilerini meleklerden seçtik, sayılarını da kafirler için sınav konusu yaptık ki kitap verilenler bunun hak olduğunu anlasınlar, mü'minlerin de imanı pekişsin. Mü'minler şüphe etmesin. Kalplerinde hastalık olanlar ve kafirler: "Allah bununla ne demek istedi" desinler. İşte böyle. Allah dilediğini saptırır, dilediğini de hidayete eriştirir. Rabbinin ordularının sayısını ancak kendisi bilir. Bu insan için bir öğüttür.

– Seyyid Kutub

Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkâr edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü’minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kâfirler, “Allah, örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi” desinler. İşte böyle. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır.

– Diyanet İşleri

كـَلَّا وَٱلۡقَمَرِ ٣٢

Hayır hayır o kamere.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır, hayır! Andolsun aya,

– Seyyid Kutub

(32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.

– Diyanet İşleri

وَٱلَّيۡلِ إِذۡ أَدۡبَرَ ٣٣

Ve döndüğü dem o geceye.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Gerileyen gece karanlığına,

– Seyyid Kutub

(32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.

– Diyanet İşleri

وَٱلصُّبۡحِ إِذَآ أَسۡفَرَ ٣٤

Ve açtığı sıra o sabaha kasem olsun ki.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Söken şafağa.

– Seyyid Kutub

(32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.

– Diyanet İşleri

إِنَّهَا لَإِحۡدَى ٱلۡكُبَرِ ٣٥

Her halde büyüklerin biridir o sekar.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sakar (cehennem) büyük gerçeklerden biridir.

– Seyyid Kutub

(32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.

– Diyanet İşleri

نَذِيرٗا لِّلۡبَشَرِ ٣٦

Gocundurmak içi beşeri.

– Elmalılı Hamdi Yazır

İnsanlar için uyarıcıdır.

– Seyyid Kutub

(32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.

– Diyanet İşleri

لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَتَقَدَّمَ أَوۡ يَتَأَخَّرَ ٣٧

İçinizden ileri gitmek veya geri kalmak istiyen kimseleri.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Aranızdaki ilerlemek isteyenler için de, geriye gitmeyi tercih edenler için de.

– Seyyid Kutub

(32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00