بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
قَالَ أَبَشَّرۡتُمُونِي عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِيَ ٱلۡكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ ٥٤
“Beni mi” dedi, “tebşir ettiniz? Bana ihtiyarlık gelip çatmışken, artık beni ne suretle tebşir edersiniz?”.
Bu sure adını 80. ayetten alır.
Surenin değindiği konulardan ve üslubundan, İbrahim suresi ile aynı dönemde nazil olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü arkaplanında belirgin iki öğe vardır. Birincisi, surede arka arkaya tekrarlanan uyarılardan, Peygamberin (s.a) yıllardan beri tebliğ etmesine rağmen, kavminin kabule yanaşmadığı açığa çıkmaktadır. Hatta onlar, küfürde, düşmanlıkta ve yeni dinle alay etmede zaman geçtikçe daha da ileri gidip inatlaşmışlardır. İkincisi, o zaman peygamber artık kendisini küfrü ortadan kaldırmak için sarfettiği çabalardan ve kavminin düşmanlıklarından yorgun ve bezgin hissetmeye başlamıştır. Bu nedenle Allah ona tekrar tekrar cesaret vererek teselli edip, rahatlatmaktadır.
Sure şu ana konulardan oluşmaktadır:
Peygamberin davetini reddeden, ona karşı çıkan ve peygamberle (s.a) alay edenlerin uyarılması,
Peygamberin (s.a) teselli edilmesi ve ona cesaret verilmesi. Fakat bu surede, başka hiçbir emir ve tavsiyenin bulunmadığı anlamına gelmez. Aslında Kur'an hiçbir zaman sadece uyarı, azarlama ve tenkit ile yetinmez, bilakis her uygun olan yerde gerekli emir ve tavsiyelere yer verir. Buna uygun olarak bu surede de bir tarafta Tevhid'le ilgili apaçık deliller, diğer tarafta Adem ve Şeytanın hikayesiyle ilgili uyarılar yer almaktadır.
Kaynak: Mevdûdî - Tefhimu'l Kur'an
قَالَ أَبَشَّرۡتُمُونِي عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِيَ ٱلۡكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ ٥٤
ḳâle ebeşşertümûnî `alâ em messeniye-lkiberu febime tübeşşirûn.
– Çeviriyazı
“Beni mi” dedi, “tebşir ettiniz? Bana ihtiyarlık gelip çatmışken, artık beni ne suretle tebşir edersiniz?”.
Yazı Boyutu