بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

فِي صُحُفٖ مُّكَرَّمَةٖ ١٣

O kıymetli sahifelerde tekrim edilir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sahifeler içindedirler, değerli, şanlı.

– Seyyid Kutub

(13-16) O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.

– Diyanet İşleri

مَّرۡفُوعَةٖ مُّطَهَّرَةِۭ ١٤

Yüksek tutulur mutahher (sahîfelerde).

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yükseltilen ve tertemiz tutulan (sahifeler)

– Seyyid Kutub

(13-16) O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.

– Diyanet İşleri

بِأَيۡدِي سَفَرَةٖ ١٥

Sefere ellerinde.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Taşıyıcıların ellerindedirler.

– Seyyid Kutub

(13-16) O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.

– Diyanet İşleri

كِرَامِۭ بَرَرَةٖ ١٦

Kiramı berabere.

– Elmalılı Hamdi Yazır

(Allah'a göre) değerli ve çok iyi (yazıcı ve taşıyıcıların).

– Seyyid Kutub

(13-16) O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.

– Diyanet İşleri

قُتِلَ ٱلۡإِنسَٰنُ مَآ أَكۡفَرَهُۥ ١٧

O kahrolası insan ne nankör şey.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Kahrolası insan ne kadar da nankördür.

– Seyyid Kutub

Kahrolası (inkârcı) insan! Ne nankördür o!

– Diyanet İşleri

مِنۡ أَيِّ شَيۡءٍ خَلَقَهُۥ ١٨

O yaratan onu hangi şeyden yarattı?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Allah onu hangi şeyden yarattı.

– Seyyid Kutub

Allah, onu hangi şeyden yarattı?

– Diyanet İşleri

مِن نُّطۡفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ ١٩

Bir nutfeden, yarattı da onu biçimine koydu.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Nutfe (sperm)den. Onu yarattı ve ona biçim verdi.

– Seyyid Kutub

Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi.

– Diyanet İşleri

ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ ٢٠

Sonra ona yolunu kolaylattı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra ona yolu kolaylaştırmıştır.

– Seyyid Kutub

Sonra ona yolu kolaylaştırdı.

– Diyanet İşleri

ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقۡبَرَهُۥ ٢١

Sonra onu öldürdü de kabre gömdürdü.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra onu öldürdü, kabre koydurdu.

– Seyyid Kutub

Sonra onu öldürdü ve kabre koydu.

– Diyanet İşleri

ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ ٢٢

Sonra dilediği vakit ona nüşur verecek.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra dilediği zaman onu yeniden diriltti.

– Seyyid Kutub

Sonra, dilediği vakit onu diriltir.

– Diyanet İşleri

كـَلَّا لَمَّا يَقۡضِ مَآ أَمَرَهُۥ ٢٣

Hayır hayır, doğrusu o hiç onun emrini tam eda etmedi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır, insan hala Allah'ın kendisine emrettiğini yapmadı.

– Seyyid Kutub

Hayır, hayır o, Allah’ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi. (İman etmedi.)

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00