بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

بِأَيِّ ذَنۢبٖ قُتِلَتۡ ٩

Hangi günahla öldürüldü?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Hangi günahtan dolayı öldürüldüğü,

– İbni Kesir

(8-9) Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,

– Diyanet İşleri

(8-9) Diri diri gömülen kızın hangi suç (ların) dan dolayı öldürüldüğü sorulduğu zaman,

– Hasan Basri Çantay

Hangi suçtan ötürü gömüldü? diye

– Seyyid Kutub

وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتۡ ١٠

Ve defterler açıldığı vakit.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sayfalar açıldığı zaman;

– İbni Kesir

Amel defterleri açıldığı zaman,

– Diyanet İşleri

(Amel) defterler (i) açılıb yayıldığı zaman,

– Hasan Basri Çantay

Siciller açılıp yayıldığı zaman

– Seyyid Kutub

وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتۡ ١١

Ve Semâ sıyrıldığı vakit.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Gök yerinden oynatıldığı zaman;

– İbni Kesir

Gökyüzü (yerinden) sıyrılıp koparıldığı zaman,

– Diyanet İşleri

Gök (yerinden) koparıldığı zaman,

– Hasan Basri Çantay

Gökkubbe yıkıldığı zaman

– Seyyid Kutub

وَإِذَا ٱلۡجَحِيمُ سُعِّرَتۡ ١٢

Ve cehennem kızıştırıldığı vakit.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Cehennem kızıştırıldığı zaman;

– İbni Kesir

Cehennem alevlendirildiği zaman,

– Diyanet İşleri

O alevli ateş (cehernem) daha ziyâde kızışdırıldığı zaman,

– Hasan Basri Çantay

Cehennem kızıştırıldığı zaman

– Seyyid Kutub

وَإِذَا ٱلۡجَنَّةُ أُزۡلِفَتۡ ١٣

Ve cennet yaklaştırıldığı vakit.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Cennet yaklaştırıldığı zaman;

– İbni Kesir

Cennet yaklaştırıldığı zaman,

– Diyanet İşleri

Cennet (mü'minlere) yaklaşdırıldığı zaman,

– Hasan Basri Çantay

Cennet yaklaştırıldığı zaman

– Seyyid Kutub

عَلِمَتۡ نَفۡسٞ مَّآ أَحۡضَرَتۡ ١٤

Anlar bir nefis ne hazırlamıştır.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Kişi önceden ne hazırladığını bilecektir.

– İbni Kesir

Herkes önceden hazırlayıp getirdiği şeyleri bilecektir.

– Diyanet İşleri

(her) nefs ne hazırlamışsa (artık hepsini görüb) bilmişdir (bilecekdir.)

– Hasan Basri Çantay

Herkes ne getirdiğini öğrenecektir.

– Seyyid Kutub

فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلۡخُنَّسِ ١٥

Şimdi kasem ederim o sinenlere.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Andolsun sinenlere;

– İbni Kesir

(15-16) Andolsun, bir görünüp bir sinenlere, akıp gidip kaybolanlara,

– Diyanet İşleri

(Demek ki hakıykat, ey kâfirler, sizin dediğiniz gibi değildir). Andederim o (geceleri) geri dön (üb aydınlık neşr eden),

– Hasan Basri Çantay

Yemin ederim geri kalıp gizlenenlere.

– Seyyid Kutub

ٱلۡجَوَارِ ٱلۡكُنَّسِ ١٦

O akıp akıp yuvasına girenlere.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Akıp akıp yuvalarına girenlere;

– İbni Kesir

(15-16) Andolsun, bir görünüp bir sinenlere, akıp gidip kaybolanlara,

– Diyanet İşleri

Akıb akıb yuvalarına giden (yıldız) lara,

– Hasan Basri Çantay

Akıp giderken ışık verenlere.

– Seyyid Kutub

وَٱلَّيۡلِ إِذَا عَسۡعَسَ ١٧

Ve yöneldiği dem o geceye.

– Elmalılı Hamdi Yazır

kararmaya başlayan geceye;

– İbni Kesir

Andolsun, yöneldiği zaman geceye,

– Diyanet İşleri

Karanlığa yöneldiği zaman geceye,

– Hasan Basri Çantay

Kararan geceye.

– Seyyid Kutub

وَٱلصُّبۡحِ إِذَا تَنَفَّسَ ١٨

Ve nefeslendiği dem o sabahaki.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ağarmaya başlayan sabaha;

– İbni Kesir

Andolsun, aydınlandığı zaman sabaha ki,

– Diyanet İşleri

Nefeslendiği dem sabaha ki,

– Hasan Basri Çantay

Soluk almaya başlayan sabaha.

– Seyyid Kutub

إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولٖ كَرِيمٖ ١٩

Muhakkak o (Kur'an)i kerîm bir Resul’ün getirdiği kelâmdır.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Şüphesiz ki bu; şerefli bir elçinin sözüdür.

– İbni Kesir

(19-21) O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.

– Diyanet İşleri

Şüphesiz, muhakkak o (Kur'an) çok şerefli bir elçinin (getirdiği) kelâmdır.

– Hasan Basri Çantay

Şüphesiz o şerefli bir elçinin sözüdür.

– Seyyid Kutub

AYARLAR
Okuyucu