051 surah
(51) Zâriyât · ESİP SAVURANLAR
Mekke · 60 Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

فَمَا وَجَدۡنَا فِيهَا غَيۡرَ بَيۡتٖ مِّنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ ٣٦

femâ vecednâ fîhâ gayra beytim mine-lmüslimîn.

– Çeviriyazı

Fakat bir hâneden başka orada müslüman da bulmadık.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Zaten orada bir ev halkından başka müslüman da bulamadık.

– Seyyid Kutub

Zâten orada bir ev halkindan baska müslüman bulamadik.

– Diyanet İşleri

وَتَرَكۡنَا فِيهَآ ءَايَةٗ لِّلَّذِينَ يَخَافُونَ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَلِيمَ ٣٧

veteraknâ fîhâ âyetel lilleẕîne yeḫâfûne-l`aẕâbe-l'elîm.

– Çeviriyazı

Ve öyle elîm azabdan korkacaklar için orada bir âyet bıraktık.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Acı azabdan korkanlar için orada bir ibret bıraktık.

– Seyyid Kutub

Orada, elem dolu azapdan korkacaklar için bir ibret bıraktık.

– Diyanet İşleri

وَفِي مُوسَىٰٓ إِذۡ أَرۡسَلۡنَٰهُ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ بِسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٖ ٣٨

vefî mûsâ iẕ erselnâhü ilâ fir`avne bisülṭânim mübîn.

– Çeviriyazı

Bir de Mûsâ’da ki onu bir sultân-ı mübîn ile Firavun’a gönderdik de

– Elmalılı Hamdi Yazır

Musa'nın başından geçenlerde de ibretler vardır. Onu apaçık bir delille Fir'avn'a gönderdik.

– Seyyid Kutub

Mûsâ kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu açık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.

– Diyanet İşleri

فَتَوَلَّىٰ بِرُكۡنِهِۦ وَقَالَ سَٰحِرٌ أَوۡ مَجۡنُونٞ ٣٩

fetevellâ biruknihî veḳâle sâḥirun ev mecnûn.

– Çeviriyazı

o bütün kuvvetiyle tersine gitti: “sâhir veya mecnun” dedi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Fir'avn ordusuyla birlikte yüz çevirmiş ve «Musa, ya bir büyücü ya da bir delidir» dedi.

– Seyyid Kutub

O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve "Bu bir büyücü veya delidir" dedi.

– Diyanet İşleri

فَأَخَذۡنَٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذۡنَٰهُمۡ فِي ٱلۡيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٞ ٤٠

feeḫaẕnâhü vecünûdehû fenebeẕnâhüm fi-lyemmi vehüve mülîm.

– Çeviriyazı

Onun üzerine Biz de tuttuk kendisini ve ordularını deryâya fırlatıverdik, nâmertlik ederken o leîm.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı haketmişti.

– Seyyid Kutub

Bunun üzerine biz de kendisini ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (pişman olmuş), kendini kınıyordu.

– Diyanet İşleri

وَفِي عَادٍ إِذۡ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلرِّيحَ ٱلۡعَقِيمَ ٤١

vefî `âdin iẕ erselnâ `aleyhimü-rrîḥa-l`aḳîm.

– Çeviriyazı

Bir de Âd’da, ki üzerlerine o köklerini kesen rîh-i akīm’i salıvermiştik.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ad kavminde de ibretler vardır. Onlara kasıp kavuran rüzgarı göndermiştik.

– Seyyid Kutub

Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.

– Diyanet İşleri

مَا تَذَرُ مِن شَيۡءٍ أَتَتۡ عَلَيۡهِ إِلَّا جَعَلَتۡهُ كَٱلرَّمِيمِ ٤٢

mâ teẕeru min şey'in etet `aleyhi illâ ce`alethü kelramîm.

– Çeviriyazı

Uğradığı bir şeyi bırakmıyor, mutlak onu çürütüp kül gibi ediyordu.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.

– Seyyid Kutub

Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.

– Diyanet İşleri

وَفِي ثَمُودَ إِذۡ قِيلَ لَهُمۡ تَمَتَّعُواْ حَتَّىٰ حِينٖ ٤٣

vefî ŝemûde iẕ ḳîle lehüm temette`û ḥattâ ḥîn.

– Çeviriyazı

Bir de Semûd’da, ki onlara “bir zamana kadar istifade edin” denilmişti de

– Elmalılı Hamdi Yazır

Semud kavminin başına gelende de ibretler vardır: Onlara, «Bir süreye kadar zevklenin» denmişti.

– Seyyid Kutub

Semûd kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, "Bir süreye kadar faydalanın bakalım" denmişti

– Diyanet İşleri

فَعَتَوۡاْ عَنۡ أَمۡرِ رَبِّهِمۡ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّٰعِقَةُ وَهُمۡ يَنظُرُونَ ٤٤

fe`atev `an emri rabbihim feeḫaẕethümu-ṣṣâ`iḳatü vehüm yenżurûn.

– Çeviriyazı

Rablerinin emrinden azgınlık ettiler, bu yüzden o sâ‘ika kendilerini yakalayıverdi, bakınıp duruyorlardı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Rab'lerinin buyruğuna baş kaldırdılar, bu yüzden bakıp dururlarken onları yıldırım yakaladı.

– Seyyid Kutub

Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.

– Diyanet İşleri

فَمَا ٱسۡتَطَٰعُواْ مِن قِيَامٖ وَمَا كَانُواْ مُنتَصِرِينَ ٤٥

feme-steṭâ`û min ḳiyâmiv vemâ kânû münteṣirîn.

– Çeviriyazı

O vakit bir kalkınmaya da güç yetiremediler, bir yardım da görmediler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri de olmamıştı.

– Seyyid Kutub

Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti ne de başkasından yardım görebildiler.

– Diyanet İşleri

وَقَوۡمَ نُوحٖ مِّن قَبۡلُۖ إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَوۡمٗا فَٰسِقِينَ ٤٦

veḳavme nûḥim min ḳabl. innehüm kânû ḳavmen fâsiḳîn.

– Çeviriyazı

Daha evvel de Nûh kavmini, çünkü hep onlar yoldan çıkmış fâsık birer kavim idiler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Daha önce de Nuh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir toplum idiler.

– Seyyid Kutub

Bunlardan önce de Nûh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar fâsık bir toplum idiler.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Kur’an’ı Latinize edilmiş metinden okumak uygun görülmemektedir; çeviriyazı metni yalnızca arama sonuçları için eklenmiştir. ⚠️
Okuyucu

Yazı Boyutu


Zâriyât
Sûre Seç
1. Fâtiha
2. Bakara
3. Âli İmrân
4. Nisâ
5. Mâide
6. En'âm
7. A'râf
8. Enfâl
9. Tevbe
10. Yûnus
11. Hûd
12. Yûsuf
13. Ra'd
14. İbrâhîm
15. Hicr
16. Nahl
17. İsrâ
18. Kehf
19. Meryem
20. Tâhâ
21. Enbiyâ
22. Hacc
23. Mu'minûn
24. Nûr
25. Furkân
26. Şuarâ
27. Neml
28. Kasas
29. Ankebût
30. Rûm
31. Lokmân
32. Secde
33. Ahzâb
34. Sebe
35. Fâtır
36. Yâsîn
37. Sâffât
38. Sâd
39. Zumer
40. Gâfir
41. Fussilet
42. Şûrâ
43. Zuhrûf
44. Duhân
45. Câsiye
46. Ahkâf
47. Muhammed
48. Fetih
49. Hucurât
50. Kaf
51. Zâriyât
52. Tûr
53. Necm
54. Kamer
55. Rahmân
56. Vâkıa
57. Hadîd
58. Mucâdele
59. Haşr
60. Mumtehine
61. Saff
62. Cuma
63. Munâfikûn
64. Tegâbun
65. Talâk
66. Tahrîm
67. Mülk
68. Kalem
69. Hâkka
70. Meâric
71. Nûh
72. Cin
73. Müzzemmil
74. Müddessir
75. Kıyâmet
76. İnsân
77. Murselât
78. Nebe
79. Nâziât
80. Abese
81. Tekvîr
82. İnfitâr
83. Mutaffifîn
84. İnşikak
85. Burûc
86. Târık
87. A'lâ
88. Gâşiye
89. Fecr
90. Beled
91. Şems
92. Leyl
93. Duhâ
94. İnşirâh
95. Tîn
96. Alak
97. Kadr
98. Beyyine
99. Zilzâl
100. Âdiyât
101. Kâria
102. Tekâsür
103. Asr
104. Humeze
105. Fîl
106. Kureyş
107. Mâûn
108. Kevser
109. Kâfirûn
110. Nasr
111. Mesed
112. İhlâs
113. Felak
114. Nâs
1
Ayet
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60