051 surah
(51) Zâriyât · ESİP SAVURANLAR
Mekke · 60 Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

فَأَوۡجَسَ مِنۡهُمۡ خِيفَةٗۖ قَالُواْ لَا تَخَفۡۖ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٖ ٢٨

feevcese minhüm ḫîfeh. ḳâlû lâ teḫaf. vebeşşerûhü bigulâmin `alîm.

– Çeviriyazı

O vakit onlardan içine bir korku düştü, “korkma” dediler ve kendisine alîm bir oğlan tebşir ettiler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yemediklerini görünce içine bir korku düştü. «Korkma» dediler ve ona bilgin bir oğlan çocuğu müjdelediler.

– Seyyid Kutub

(Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim'in içine bir korku düştü. Onlar, "korkma" dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.

– Diyanet İşleri

فَأَقۡبَلَتِ ٱمۡرَأَتُهُۥ فِي صَرَّةٖ فَصَكَّتۡ وَجۡهَهَا وَقَالَتۡ عَجُوزٌ عَقِيمٞ ٢٩

feaḳbeleti-mraetühû fî ṣarratin feṣakket vechehâ veḳâlet `acûzün `aḳîm.

– Çeviriyazı

Bunun üzerine hatunu bir çığlık içinde döndü de elini yüzüne çarptı ve “akīm bir kocakarı!” dedi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Karısı hayretle çığlık içinde geldi. Yüzünü kapayarak «Ben kısır bir kocakarıyım» dedi.

– Seyyid Kutub

Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.

– Diyanet İşleri

قَالُواْ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلۡحَكِيمُ ٱلۡعَلِيمُ ٣٠

ḳâlû keẕâliki ḳâle rabbük. innehû hüve-lḥakîmü-l`alîm.

– Çeviriyazı

Dediler: “Öyle, Rabbin buyurdu, şüphesiz Alîm O, Hakîm O”.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Dediler ki: «Rabb'in böyle dedi. O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.»

– Seyyid Kutub

Onlar dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir."

– Diyanet İşleri

۞ قَالَ فَمَا خَطۡبُكُمۡ أَيُّهَا ٱلۡمُرۡسَلُونَ ٣١

ḳâle femâ ḫaṭbüküm eyyühe-lmürselûn.

– Çeviriyazı

İbrâhim “o hâlde asıl me’mûriyetiniz nedir ey mürselûn?” dedi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

İbrahim: «O halde işiniz nedir ey elçiler?» dedi.

– Seyyid Kutub

İbrahim onlara: "O halde asıl işiniz nedir ey elçiler?" dedi.

– Diyanet İşleri

قَالُوٓاْ إِنَّآ أُرۡسِلۡنَآ إِلَىٰ قَوۡمٖ مُّجۡرِمِينَ ٣٢

ḳâlû innâ ürsilnâ ilâ ḳavmim mücrimîn.

– Çeviriyazı

“Biz” dediler, “mücrim bir kavme gönderildik.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Dediler ki: «Biz suçlu bir kavme gönderildik.»

– Seyyid Kutub

Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lût'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."

– Diyanet İşleri

لِنُرۡسِلَ عَلَيۡهِمۡ حِجَارَةٗ مِّن طِينٖ ٣٣

linürsile `aleyhim ḥicâratem min ṭîn.

– Çeviriyazı

Üzerlerine çamurdan taşlar salmak için.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ki onların üzerine çamurdan taşlar salalım;

– Seyyid Kutub

Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lût'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."

– Diyanet İşleri

مُّسَوَّمَةً عِندَ رَبِّكَ لِلۡمُسۡرِفِينَ ٣٤

müsevvemeten `inde rabbike lilmüsrifîn.

– Çeviriyazı

Rabbinin nezdinde damgalanmışlar müsrifler için”.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbinin katında, haddi aşanlar için işaretlenmiş taşlar.

– Seyyid Kutub

Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lût'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."

– Diyanet İşleri

فَأَخۡرَجۡنَا مَن كَانَ فِيهَا مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ٣٥

feaḫracnâ men kâne fîhâ mine-lmü'minîn.

– Çeviriyazı

Bi’n-netice orada bulunan mü’minleri çıkardık.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Orada mü'minlerden kim varsa çıkardık.

– Seyyid Kutub

Orada (Lût'un yöresinde) bulunan mü'minleri çıkardık.

– Diyanet İşleri

فَمَا وَجَدۡنَا فِيهَا غَيۡرَ بَيۡتٖ مِّنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ ٣٦

femâ vecednâ fîhâ gayra beytim mine-lmüslimîn.

– Çeviriyazı

Fakat bir hâneden başka orada müslüman da bulmadık.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Zaten orada bir ev halkından başka müslüman da bulamadık.

– Seyyid Kutub

Zâten orada bir ev halkindan baska müslüman bulamadik.

– Diyanet İşleri

وَتَرَكۡنَا فِيهَآ ءَايَةٗ لِّلَّذِينَ يَخَافُونَ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَلِيمَ ٣٧

veteraknâ fîhâ âyetel lilleẕîne yeḫâfûne-l`aẕâbe-l'elîm.

– Çeviriyazı

Ve öyle elîm azabdan korkacaklar için orada bir âyet bıraktık.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Acı azabdan korkanlar için orada bir ibret bıraktık.

– Seyyid Kutub

Orada, elem dolu azapdan korkacaklar için bir ibret bıraktık.

– Diyanet İşleri

وَفِي مُوسَىٰٓ إِذۡ أَرۡسَلۡنَٰهُ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ بِسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٖ ٣٨

vefî mûsâ iẕ erselnâhü ilâ fir`avne bisülṭânim mübîn.

– Çeviriyazı

Bir de Mûsâ’da ki onu bir sultân-ı mübîn ile Firavun’a gönderdik de

– Elmalılı Hamdi Yazır

Musa'nın başından geçenlerde de ibretler vardır. Onu apaçık bir delille Fir'avn'a gönderdik.

– Seyyid Kutub

Mûsâ kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu açık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Kur’an’ı Latinize edilmiş metinden okumak uygun görülmemektedir; çeviriyazı metni yalnızca arama sonuçları için eklenmiştir. ⚠️
Okuyucu

Yazı Boyutu


Zâriyât
Sûre Seç
1. Fâtiha
2. Bakara
3. Âli İmrân
4. Nisâ
5. Mâide
6. En'âm
7. A'râf
8. Enfâl
9. Tevbe
10. Yûnus
11. Hûd
12. Yûsuf
13. Ra'd
14. İbrâhîm
15. Hicr
16. Nahl
17. İsrâ
18. Kehf
19. Meryem
20. Tâhâ
21. Enbiyâ
22. Hacc
23. Mu'minûn
24. Nûr
25. Furkân
26. Şuarâ
27. Neml
28. Kasas
29. Ankebût
30. Rûm
31. Lokmân
32. Secde
33. Ahzâb
34. Sebe
35. Fâtır
36. Yâsîn
37. Sâffât
38. Sâd
39. Zumer
40. Gâfir
41. Fussilet
42. Şûrâ
43. Zuhrûf
44. Duhân
45. Câsiye
46. Ahkâf
47. Muhammed
48. Fetih
49. Hucurât
50. Kaf
51. Zâriyât
52. Tûr
53. Necm
54. Kamer
55. Rahmân
56. Vâkıa
57. Hadîd
58. Mucâdele
59. Haşr
60. Mumtehine
61. Saff
62. Cuma
63. Munâfikûn
64. Tegâbun
65. Talâk
66. Tahrîm
67. Mülk
68. Kalem
69. Hâkka
70. Meâric
71. Nûh
72. Cin
73. Müzzemmil
74. Müddessir
75. Kıyâmet
76. İnsân
77. Murselât
78. Nebe
79. Nâziât
80. Abese
81. Tekvîr
82. İnfitâr
83. Mutaffifîn
84. İnşikak
85. Burûc
86. Târık
87. A'lâ
88. Gâşiye
89. Fecr
90. Beled
91. Şems
92. Leyl
93. Duhâ
94. İnşirâh
95. Tîn
96. Alak
97. Kadr
98. Beyyine
99. Zilzâl
100. Âdiyât
101. Kâria
102. Tekâsür
103. Asr
104. Humeze
105. Fîl
106. Kureyş
107. Mâûn
108. Kevser
109. Kâfirûn
110. Nasr
111. Mesed
112. İhlâs
113. Felak
114. Nâs
1
Ayet
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60