051 surah
(51) Zâriyât · ESİP SAVURANLAR
Mekke · 60 Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

ذُوقُواْ فِتۡنَتَكُمۡ هَٰذَا ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تَسۡتَعۡجِلُونَ ١٤

ẕûḳû fitneteküm. hâẕe-lleẕî küntüm bihî testa`cilûn.

– Çeviriyazı

Tadın diye fitnenizi: Bu, işte o sizin acele istediğiniz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Azabımızı tadın! Acele gelmesini beklediğiniz şey budur işte denir.

– Seyyid Kutub

Ateş üzerinde azaba uğratılacakları gün (görevli melekler onlara şöyle der): "Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur."

– Diyanet İşleri

إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي جَنَّٰتٖ وَعُيُونٍ ١٥

inne-lmütteḳîne fî cennâtiv ve`uyûn.

– Çeviriyazı

Şüphesiz ki müttakīler cennetlerde pınar başlarındadır.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Doğrusu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetlerde, pınar başlarındadırlar.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.

– Diyanet İşleri

ءَاخِذِينَ مَآ ءَاتَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡۚ إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَبۡلَ ذَٰلِكَ مُحۡسِنِينَ ١٦

âḫiẕîne mâ âtâhüm rabbühüm. innehüm kânû ḳable ẕâlike muḥsinîn.

– Çeviriyazı

Alarak Rablerinin kendilerine verdiğini, çünkü onlar bundan evvel güzellik yapmayı âdet edinmişlerdi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Rab'lerinin, kendilerine verdiğini alırlar. Çünkü onlar bundan önce de güzel davranırlardı.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.

– Diyanet İşleri

كَانُواْ قَلِيلٗا مِّنَ ٱلَّيۡلِ مَا يَهۡجَعُونَ ١٧

kânû ḳalîlem mine-lleyli mâ yehce`ûn.

– Çeviriyazı

Geceden pek az uyuyorlardı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Geceleri pek az uyurlardı.

– Seyyid Kutub

Geceleri pek az uyurlardı.

– Diyanet İşleri

وَبِٱلۡأَسۡحَارِ هُمۡ يَسۡتَغۡفِرُونَ ١٨

vebil'esḥâri hüm yestagfirûn.

– Çeviriyazı

Ve seher vakitleri hep istiğfar ederlerdi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Seher vaktinde de istiğfar ederlerdi.

– Seyyid Kutub

Seherlerde bağışlama dilerlerdi.

– Diyanet İşleri

وَفِيٓ أَمۡوَٰلِهِمۡ حَقّٞ لِّلسَّآئِلِ وَٱلۡمَحۡرُومِ ١٩

vefî emvâlihim ḥaḳḳul lissâili velmaḥrûm.

– Çeviriyazı

Ve mallarında sâil ve mahrum için bir hak vardı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Mallarında dilenci ve yoksul için bir hak vardı.

– Seyyid Kutub

Mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır.

– Diyanet İşleri

وَفِي ٱلۡأَرۡضِ ءَايَٰتٞ لِّلۡمُوقِنِينَ ٢٠

vefi-l'arḍi âyâtül lilmûḳinîn.

– Çeviriyazı

Arz’da da âyetler var îkān ehli için

– Elmalılı Hamdi Yazır

Kesin inanacak insanlar için yeryüzünde nice deliller vardır.

– Seyyid Kutub

Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok alametler vardır. Hâlâ görmüyor musunuz?

– Diyanet İşleri

وَفِيٓ أَنفُسِكُمۡۚ أَفَلَا تُبۡصِرُونَ ٢١

vefî enfüsiküm. efelâ tübṣirûn.

– Çeviriyazı

nefislerinizde de, hâlâ görmeyecek misiniz?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Kendi canlarınızda da nice deliller vardır. Görmüyor musunuz?

– Seyyid Kutub

Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok alametler vardır. Hâlâ görmüyor musunuz?

– Diyanet İşleri

وَفِي ٱلسَّمَآءِ رِزۡقُكُمۡ وَمَا تُوعَدُونَ ٢٢

vefi-ssemâi rizḳuküm vemâ tû`adûn.

– Çeviriyazı

Semâda da rızkınız ve o vaad olunduğunuz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Rızkınız da, size va'dedilen azab da göktedir.

– Seyyid Kutub

Gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır.

– Diyanet İşleri

فَوَرَبِّ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ إِنَّهُۥ لَحَقّٞ مِّثۡلَ مَآ أَنَّكُمۡ تَنطِقُونَ ٢٣

feverabbi-ssemâi vel'arḍi innehû leḥaḳḳum miŝle mâ enneküm tenṭiḳûn.

– Çeviriyazı

İşte o göğün ve yerin Rabbine kasem ederim ki o şüphesiz haktır sizin nâtık olmanız gibi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Göklerin ve yerin Rabb'ine and olsun ki bu vaad, sizin konuşmanız kadar kesin ve gerçektir.

– Seyyid Kutub

Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki o (size vadolunanlar), sizin konuşmanız gibi gerçektir.

– Diyanet İşleri

هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ضَيۡفِ إِبۡرَٰهِيمَ ٱلۡمُكۡرَمِينَ ٢٤

hel etâke ḥadîŝü ḍayfi ibrâhîme-lmükramîn.

– Çeviriyazı

Geldi mi sana İbrâhim’in ikram edilen misafirlerinin kıssası?

– Elmalılı Hamdi Yazır

İbrahim'in şerefli misafirlerinin haberi sana geldi mi?

– Seyyid Kutub

(Ey Muhammed!) İbrahim'in ağırlanan misafirlerinin haberi sana geldi mi?

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Kur’an’ı Latinize edilmiş metinden okumak uygun görülmemektedir; çeviriyazı metni yalnızca arama sonuçları için eklenmiştir. ⚠️
Okuyucu

Yazı Boyutu


Zâriyât
Sûre Seç
1. Fâtiha
2. Bakara
3. Âli İmrân
4. Nisâ
5. Mâide
6. En'âm
7. A'râf
8. Enfâl
9. Tevbe
10. Yûnus
11. Hûd
12. Yûsuf
13. Ra'd
14. İbrâhîm
15. Hicr
16. Nahl
17. İsrâ
18. Kehf
19. Meryem
20. Tâhâ
21. Enbiyâ
22. Hacc
23. Mu'minûn
24. Nûr
25. Furkân
26. Şuarâ
27. Neml
28. Kasas
29. Ankebût
30. Rûm
31. Lokmân
32. Secde
33. Ahzâb
34. Sebe
35. Fâtır
36. Yâsîn
37. Sâffât
38. Sâd
39. Zumer
40. Gâfir
41. Fussilet
42. Şûrâ
43. Zuhrûf
44. Duhân
45. Câsiye
46. Ahkâf
47. Muhammed
48. Fetih
49. Hucurât
50. Kaf
51. Zâriyât
52. Tûr
53. Necm
54. Kamer
55. Rahmân
56. Vâkıa
57. Hadîd
58. Mucâdele
59. Haşr
60. Mumtehine
61. Saff
62. Cuma
63. Munâfikûn
64. Tegâbun
65. Talâk
66. Tahrîm
67. Mülk
68. Kalem
69. Hâkka
70. Meâric
71. Nûh
72. Cin
73. Müzzemmil
74. Müddessir
75. Kıyâmet
76. İnsân
77. Murselât
78. Nebe
79. Nâziât
80. Abese
81. Tekvîr
82. İnfitâr
83. Mutaffifîn
84. İnşikak
85. Burûc
86. Târık
87. A'lâ
88. Gâşiye
89. Fecr
90. Beled
91. Şems
92. Leyl
93. Duhâ
94. İnşirâh
95. Tîn
96. Alak
97. Kadr
98. Beyyine
99. Zilzâl
100. Âdiyât
101. Kâria
102. Tekâsür
103. Asr
104. Humeze
105. Fîl
106. Kureyş
107. Mâûn
108. Kevser
109. Kâfirûn
110. Nasr
111. Mesed
112. İhlâs
113. Felak
114. Nâs
1
Ayet
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60