بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

إِنَّا لَمُغۡرَمُونَ ٦٦

Her halde biz çok ziyandayız.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Derdiniz ki; «Biz borca battık.»

– Seyyid Kutub

“Muhakkak biz çok ziyandayız!”

– Diyanet İşleri

بَلۡ نَحۡنُ مَحۡرُومُونَ ٦٧

Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!

– Elmalılı Hamdi Yazır

Daha doğrusu her şeyimizi kaybettik.

– Seyyid Kutub

“Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!”

– Diyanet İşleri

أَفَرَءَيۡتُمُ ٱلۡمَآءَ ٱلَّذِي تَشۡرَبُونَ ٦٨

Şimdi gördünüz mü o içdiğiniz suyu?

– Elmalılı Hamdi Yazır

İçtiğiniz suyu görüyor musunuz?

– Seyyid Kutub

İçtiğiniz suya ne dersiniz?!

– Diyanet İşleri

ءَأَنتُمۡ أَنزَلۡتُمُوهُ مِنَ ٱلۡمُزۡنِ أَمۡ نَحۡنُ ٱلۡمُنزِلُونَ ٦٩

Siz mi indiriyorsunuz onu buluttan yoksa biz miyiz indiren?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Onu siz mi buluttan yere indiriyorsunuz, yoksa onu indiren biz miyiz?

– Seyyid Kutub

Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?

– Diyanet İşleri

لَوۡ نَشَآءُ جَعَلۡنَٰهُ أُجَاجٗا فَلَوۡلَا تَشۡكُرُونَ ٧٠

Dilesek onu acı bir çorak ediverirdik o halde şükretsenize.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer isteseydik onu acı yapardık. Şükretsenize!

– Seyyid Kutub

Dileseydik onu acı bir su yapardık. O hâlde şükretseydiniz ya!.

– Diyanet İşleri

أَفَرَءَيۡتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِي تُورُونَ ٧١

Bir de gördünüz mü o çakdığınız ateşi?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Tutuşturduğunuz ateşi görüyor musunuz?

– Seyyid Kutub

Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz?!

– Diyanet İşleri

ءَأَنتُمۡ أَنشَأۡتُمۡ شَجَرَتَهَآ أَمۡ نَحۡنُ ٱلۡمُنشِـُٔونَ ٧٢

Siz mi inşa ettiniz onun ağacını? Yoksa biz miyiz inşa eden?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Onun ağacını siz mi yaratıyorsunuz, yoksa onu yaratan biz miyiz?

– Seyyid Kutub

Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?

– Diyanet İşleri

نَحۡنُ جَعَلۡنَٰهَا تَذۡكِرَةٗ وَمَتَٰعٗا لِّلۡمُقۡوِينَ ٧٣

Biz onu hem bir muhtıra kıldık hem de bir istifade: alandaki muhtaclar için.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Biz onu hem düşündürücü, ibret verici bir uyarıcı, hem de ihtiyacı olanlar için bir yararlanma kaynağı olarak yarattık.

– Seyyid Kutub

Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.

– Diyanet İşleri

فَسَبِّحۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلۡعَظِيمِ ٧٤

O halde tesbih et Rabbine azîm ismiyle.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Öyleyse yüce Rabbinin adını noksanlıklardan tenzih et.

– Seyyid Kutub

O hâlde, O yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt).

– Diyanet İşleri

۞ فَلَآ أُقۡسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ ٧٥

Artık yok, o nücumun mevkilerine kasem ederim.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yıldızların yörüngeleri üzerine yemin ederim ki;

– Seyyid Kutub

(75-76) Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-

– Diyanet İşleri

وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٞ لَّوۡ تَعۡلَمُونَ عَظِيمٌ ٧٦

- Ve filhakika o bilseniz çok büyük bir kasemdir –.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Keşke bilseniz bu ne büyük bir yemindir

– Seyyid Kutub

(75-76) Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00