بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَطَلۡحٖ مَّنضُودٖ ٢٩

Sıvama muzlar içinde.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Meyva yüklü muz ağaçları arasında,

– Seyyid Kutub

(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

– Diyanet İşleri

وَظِلّٖ مَّمۡدُودٖ ٣٠

Memdud bir saye.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Kesintisiz gölgeler altında,

– Seyyid Kutub

(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

– Diyanet İşleri

وَمَآءٖ مَّسۡكُوبٖ ٣١

Çağlıyan bir su.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Çağlayan akarsu boylarında,

– Seyyid Kutub

(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

– Diyanet İşleri

وَفَٰكِهَةٖ كَثِيرَةٖ ٣٢

Bir çok meyve.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bol meyvalar yanında,

– Seyyid Kutub

(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

– Diyanet İşleri

لَّا مَقۡطُوعَةٖ وَلَا مَمۡنُوعَةٖ ٣٣

Ne eksilir, ne men edilir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sürekli ve yasaksız,

– Seyyid Kutub

(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

– Diyanet İşleri

وَفُرُشٖ مَّرۡفُوعَةٍ ٣٤

Yüksek döşekler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yüksek döşekler üzerindedirler.

– Seyyid Kutub

(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

– Diyanet İşleri

إِنَّآ أَنشَأۡنَٰهُنَّ إِنشَآءٗ ٣٥

Biz etmişizdir de onları.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Biz oradaki hurileri yeniden yarattık.

– Seyyid Kutub

Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık.

– Diyanet İşleri

فَجَعَلۡنَٰهُنَّ أَبۡكَارًا ٣٦

Onları bakire yaptık.

– Seyyid Kutub

(36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

– Diyanet İşleri

عُرُبًا أَتۡرَابٗا ٣٧

Kılmışızdır bir yaşıd ebkâri şeyda.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Eşlerine aşık ve onlarla aynı yaşta,

– Seyyid Kutub

(36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

– Diyanet İşleri

لِّأَصۡحَٰبِ ٱلۡيَمِينِ ٣٨

Ashab-ı yemîn için.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Defterleri sağdan verilenler için,

– Seyyid Kutub

(36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

– Diyanet İşleri

ثُلَّةٞ مِّنَ ٱلۡأَوَّلِينَ ٣٩

Bir çok evvelînden.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bunların bazıları eski ümmetlerden,

– Seyyid Kutub

(39-40) Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00