بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

لَا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوٗا وَلَا تَأۡثِيمًا ٢٥

Ne bir boş lâf işidirler orada ne de bir te'sîm.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Orada ne boş ve ne günah içerikli bir söz işitirler.

– Seyyid Kutub

Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler.

– Diyanet İşleri

إِلَّا قِيلٗا سَلَٰمٗا سَلَٰمٗا ٢٦

Ancak bir kelâm: Selâmen selâm.

– Elmalılı Hamdi Yazır

İşittikleri tek söz «selâm, selâm» dır.

– Seyyid Kutub

Sadece “selâm!”, “selâm!” sözünü işitirler.

– Diyanet İşleri

وَأَصۡحَٰبُ ٱلۡيَمِينِ مَآ أَصۡحَٰبُ ٱلۡيَمِينِ ٢٧

Ashab-ı yemîn ise ne Ashab-ı yemîn.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Defterleri sağdan verilenler. Ne mutlu onlara!

– Seyyid Kutub

Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir!

– Diyanet İşleri

فِي سِدۡرٖ مَّخۡضُودٖ ٢٨

Dal bastı kirazlar.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar dikensiz sedir ağaçları,

– Seyyid Kutub

(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

– Diyanet İşleri

وَطَلۡحٖ مَّنضُودٖ ٢٩

Sıvama muzlar içinde.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Meyva yüklü muz ağaçları arasında,

– Seyyid Kutub

(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

– Diyanet İşleri

وَظِلّٖ مَّمۡدُودٖ ٣٠

Memdud bir saye.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Kesintisiz gölgeler altında,

– Seyyid Kutub

(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

– Diyanet İşleri

وَمَآءٖ مَّسۡكُوبٖ ٣١

Çağlıyan bir su.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Çağlayan akarsu boylarında,

– Seyyid Kutub

(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

– Diyanet İşleri

وَفَٰكِهَةٖ كَثِيرَةٖ ٣٢

Bir çok meyve.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bol meyvalar yanında,

– Seyyid Kutub

(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

– Diyanet İşleri

لَّا مَقۡطُوعَةٖ وَلَا مَمۡنُوعَةٖ ٣٣

Ne eksilir, ne men edilir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sürekli ve yasaksız,

– Seyyid Kutub

(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

– Diyanet İşleri

وَفُرُشٖ مَّرۡفُوعَةٍ ٣٤

Yüksek döşekler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yüksek döşekler üzerindedirler.

– Seyyid Kutub

(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

– Diyanet İşleri

إِنَّآ أَنشَأۡنَٰهُنَّ إِنشَآءٗ ٣٥

Biz etmişizdir de onları.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Biz oradaki hurileri yeniden yarattık.

– Seyyid Kutub

Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00