بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَٱصۡطَنَعۡتُكَ لِنَفۡسِي ٤١

Ben seni kendim için yetiştirdim.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi seni sırf kendime ayırdım.

– Seyyid Kutub

“Ben seni kendim için seçtim.”

– Diyanet İşleri

ٱذۡهَبۡ أَنتَ وَأَخُوكَ بِـَٔايَٰتِي وَلَا تَنِيَا فِي ذِكۡرِي ٤٢

Git âyetlerimle sen ve biraderin Ve benim zikrimde gevşeklik etmeyin.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sen ve kardeşin ayetlerimle, mucizelerimle gidiniz. Bu arada adımı anmayı hiç ihmal etmeyiniz.

– Seyyid Kutub

“Sen ve kardeşin mucizelerim ile (desteklenmiş olarak) gidin ve beni anmakta gevşeklik göstermeyin.”

– Diyanet İşleri

ٱذۡهَبَآ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ٤٣

Firavun’a gidin çünkü o pek azdı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Firavun'a gidiniz. Çünkü o gerçekten azıttı.

– Seyyid Kutub

“Firavun’a gidin. Çünkü o azmıştır.”

– Diyanet İşleri

فَقُولَا لَهُۥ قَوۡلٗا لَّيِّنٗا لَّعَلَّهُۥ يَتَذَكَّرُ أَوۡ يَخۡشَىٰ ٤٤

Varın da ona belki dinler veya korkar diye yumuşak dille söyleyin.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ona yumuşak sözler söyleyiniz. Belki aklı başına gelir ya da kötü akıbete uğramaktan korkar.

– Seyyid Kutub

“Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar.”

– Diyanet İşleri

قَالَا رَبَّنَآ إِنَّنَا نَخَافُ أَن يَفۡرُطَ عَلَيۡنَآ أَوۡ أَن يَطۡغَىٰ ٤٥

Rabbenâ dediler, korkarız ki bize şiddetle saldırır, yâhud tuğyanını artırır.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Musa ve Harun dediler ki; «Ey Rabbi'miz, korkarız ki, Firavun bize karşı bir taşkınlık yapar, ya da azgınlığını artırır.»

– Seyyid Kutub

Mûsâ ve Hârûn, şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz.”

– Diyanet İşleri

قَالَ لَا تَخَافَآۖ إِنَّنِي مَعَكُمَآ أَسۡمَعُ وَأَرَىٰ ٤٦

Korkmayın buyurdu: çünkü ben sizinle beraberim, işitirim ve görürüm.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Allah, onlara dedi ki; «korkmayınız. Ben sizinle beraberim. Ben herşeyi işitir, her şeyi görürüm.»

– Seyyid Kutub

Allah, şöyle dedi: “Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim. İşitirim ve görürüm.”

– Diyanet İşleri

فَأۡتِيَاهُ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرۡسِلۡ مَعَنَا بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ وَلَا تُعَذِّبۡهُمۡۖ قَدۡ جِئۡنَٰكَ بِـَٔايَةٖ مِّن رَّبِّكَۖ وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلۡهُدَىٰٓ ٤٧

Haydin varın da ona deyin ki haberin olsun biz Rabbin’in Resulleriyiz, artık Ben-î İsraîl’i bizimle gönder ve onları tazib etme, biz sana Rabbin’den bir âyetle geldik, selâm da doğruya tabi olanadır.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ona varınız ve deyiniz ki; 'Biz Rabbinin sana gönderdiği elçileriz. İsrailoğullarının bizimle birlikte Mısır'dan ayrılmalarına izin ver. Onlara işkence etme. Sana Rabbi'inden, doğru söylediğimizi kanıtlayacak mucizeler ile geldik. Doğru yola girenler esenliğe ereceklerdir.

– Seyyid Kutub

“Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ”

– Diyanet İşleri

إِنَّا قَدۡ أُوحِيَ إِلَيۡنَآ أَنَّ ٱلۡعَذَابَ عَلَىٰ مَن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ ٤٨

İnan ki bize şöyle vahyolundu: her halde azâb, tekzib edin yüz çevirenedir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bize gelen vahye göre Allah'ın ayetlerini yalanlayarak gerçeğe sırt çevirenler azaba uğrayacaklardır.

– Seyyid Kutub

“Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu.”

– Diyanet İşleri

قَالَ فَمَن رَّبُّكُمَا يَٰمُوسَىٰ ٤٩

Hele, dedi: sizin Rabbiniz kim ya Musâ?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Firavun «Ey Musa, sizin Rabb'iniz kimdir?» dedi.

– Seyyid Kutub

Firavun, “Sizin Rabbiniz kim, ey Mûsâ?” dedi.

– Diyanet İşleri

قَالَ رَبُّنَا ٱلَّذِيٓ أَعۡطَىٰ كُلَّ شَيۡءٍ خَلۡقَهُۥ ثُمَّ هَدَىٰ ٥٠

Bizim dedi: Rabbimiz her şeye hilkatini veren sonra da yolunu gösterendir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Musa «Bizim Rabb'imiz, her varlığı farklı niteliklerle donatarak yaratan, sonra da bu varlıkları nitelikleri doğrultusunda yönlendiren Allah'dır.»

– Seyyid Kutub

Mûsâ, “Rabbimiz, her şeye hilkatini (yaratılış özelliklerini) veren, sonra onlara yol gösterendir” dedi.

– Diyanet İşleri

قَالَ فَمَا بَالُ ٱلۡقُرُونِ ٱلۡأُولَىٰ ٥١

Dedi: ya öyle ise kurunıûlânın hali ne?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Firavun «Peki, bizden önceki kuşakların durumu ne olacak?» dedi.

– Seyyid Kutub

Firavun, “Ya geçmiş nesillerin hâli ne olacak?” dedi.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00