بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَٱتۡلُ عَلَيۡهِمۡ نَبَأَ إِبۡرَٰهِيمَ ٦٩
Onlara İbrahim’in kıssasını da oku.
Ey Muhammed, o müşriklere İbrahim'in olayını da anlat.
Ey Muhammed! Onlara İbrahim’in haberini de oku.
إِذۡ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوۡمِهِۦ مَا تَعۡبُدُونَ ٧٠
O bir vakit babasına ve kavmine: siz neye taparsınız? dedi.
Hani İbrahim, babası ile soydaşlarına, «Neye tapıyorsunuz?» dedi.
Hani o, babasına ve kavmine, “Neye tapıyorsunuz?” demişti.
قَالُواْ نَعۡبُدُ أَصۡنَامٗا فَنَظَلُّ لَهَا عَٰكِفِينَ ٧١
Bir takım putlara taparız da dediler: onlar sayesinde toplanırız.
Onlar da «Putlara tapıyoruz ve biz tapınmayı hep sürdüreceğiz» dediler.
“Putlara tapıyoruz ve onlara tapmağa devam edeceğiz” demişlerdi.
قَالَ هَلۡ يَسۡمَعُونَكُمۡ إِذۡ تَدۡعُونَ ٧٢
Onlar, dedi: dua ettiğiniz vakit işitirler mi ?
İbrahim dedi ki, «O putlar, kendilerini imdada çağırdığınızda sesinizi işitirler mi?
İbrahim, dedi ki: “Onlara yalvardığınızda sizi işitiyorlar mı?”
أَوۡ يَنفَعُونَكُمۡ أَوۡ يَضُرُّونَ ٧٣
Veya size bir menfeat verir yâhud bir zarar ederler mi.
Ya da size yarar veya zarar dokundurabiliyorlar mı?»
“Yahut size fayda veya zararları dokunur mu?”
قَالُواْ بَلۡ وَجَدۡنَآ ءَابَآءَنَا كَذَٰلِكَ يَفۡعَلُونَ ٧٤
Yok dediler: atalarımızı bulduk, böyle yapıyorlardı.
Onlar, «Hayır ama, atalarımızın böyle yaptıklarını gördük» dediler.
“Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk” dediler.
قَالَ أَفَرَءَيۡتُم مَّا كُنتُمۡ تَعۡبُدُونَ ٧٥
Şimdi, dedi: gördünüz a o sizin ve eski atalarınızın taptıklarınızı.
İbrahim dedi ki, «Nelere taptığınızı görüyor musunuz?»
(75-76) İbrahim, şöyle dedi: “Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?”
أَنتُمۡ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلۡأَقۡدَمُونَ ٧٦
Şimdi, dedi: gördünüz a o sizin ve eski atalarınızın taptıklarınızı.
Gerek sizin ve gerekse eski atalarınızın.
(75-76) İbrahim, şöyle dedi: “Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?”
فَإِنَّهُمۡ عَدُوّٞ لِّيٓ إِلَّا رَبَّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ٧٧
Hep onlar benim düşmanım, ancak o Rabb’ül-âlemîn başka.
O putlar, benim düşmanlarımdırlar. Benim tek dostum alemlerin Rabb'i olan Allah'tır.
“Şüphesiz onlar benim düşmanımdır. Ancak âlemlerin Rabbi olan Allah, dostumdur.”
ٱلَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهۡدِينِ ٧٨
O ki Beni yarattı sonra da bana o hidayet eder.
O beni yaratan ve doğru yola iletendir.
“O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir.”
وَٱلَّذِي هُوَ يُطۡعِمُنِي وَيَسۡقِينِ ٧٩
Ve O ki bana O, yedirir, O içirir.
O beni doyuran ve içirendir.
“O, bana yediren ve içirendir.”