بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

فَمَا لَنَا مِن شَٰفِعِينَ ١٠٠

Bak şimdi bizim için ne şefaatciler var.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi bizim bir şefaatçimiz yok.

– Seyyid Kutub

“İşte bu yüzden bizim şefaatçilerimiz yok.”

– Diyanet İşleri

وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٖ ١٠١

Ne de yakın bir sadîk.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Cana yakın bir dostumuz da yok.

– Seyyid Kutub

“Candan bir dostumuz da yok.”

– Diyanet İşleri

فَلَوۡ أَنَّ لَنَا كَرَّةٗ فَنَكُونَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ١٠٢

Bari bizim için geriye bir dönmek olsa idi de mü'minlerden olsa idik.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ah keşki, bir daha dünyaya dönebilsek de mü'minlerden olsak.

– Seyyid Kutub

“Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.”

– Diyanet İşleri

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ ١٠٣

Şüphesiz bunda mutlak bir âyet var, öyle iken ekserîsi mü'min olmadı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Kuşku yok ki, bu olaydan alınacak dersler vardır. Onların çoğunluğu inanmamış kimselerdi.

– Seyyid Kutub

Elbet bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmiş değillerdi.

– Diyanet İşleri

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ١٠٤

Ve şüphesiz ki Rabbin O öyle Azîz öyle Rahîm.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ve yine kuşku yok ki, senin Rabb'in üstün iradeli ve merhametlidir.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.

– Diyanet İşleri

كَذَّبَتۡ قَوۡمُ نُوحٍ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ١٠٥

Nuh kavmi gönderilen Resuller’i tekzib etti.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Nuh'un soydaşları peygamberlerini yalanladılar.

– Seyyid Kutub

Nûh’un kavmi de Peygamberleri yalanladı.

– Diyanet İşleri

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ ١٠٦

O vakit ki kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: siz Allah’dan korkmaz mısınız ?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Hani kardeşleri Nuh, onlara dedi ki, Siz hiç Allah'tan korkmaz mısınız?

– Seyyid Kutub

Hani kardeşleri Nûh, onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”

– Diyanet İşleri

إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ ١٠٧

Haberiniz olsun ben size gönderilmiş bir Resulüm, bir eminim.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ben size gönderilmiş, güvenilir bir Allah elçisiyim.

– Seyyid Kutub

“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.”

– Diyanet İşleri

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ ١٠٨

Gelin Allah’dan korkun, bana itaat edin.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Öyleyse Allah'tan korkunuz ve çağrıma uyunuz.

– Seyyid Kutub

“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”

– Diyanet İşleri

وَمَآ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ١٠٩

Buna karşı ben sizden bir ecir de istemiyorum, benim ecrim ancak Rabb’ül-âlemîn’e aiddir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ben bu çağrı hizmetime karşılık sizden herhangi bir ücret istemiyorum, benim çabamın karşılığını verecek olan alemlerin Rabb'idir.

– Seyyid Kutub

“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”

– Diyanet İşleri

فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ ١١٠

Gelin Allah’dan korkun bana itaat edin.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O halde Allah'tan korkunuz ve çağrıma uyunuz.

– Seyyid Kutub

“O hâlde, Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00