بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
أَئِفۡكًا ءَالِهَةٗ دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ ٨٦
Yalancılık etmek için mi Allah’tan başka ilâhlar istiyorsunuz?
Allah'dan başka uydurma tanrılar mı istiyorsunuz?
"Allah'ı bırakıp da bir takım uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?"
فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ٨٧
Siz Rabbü’l-âlemîn’i ne zannediyorsunuz?”.
Alemlerin Rabb'i hakkındaki düşünceniz, zannınız nedir?
"O halde Âlemlerin Rabbi hakkında görüşünüz nedir?"
فَنَظَرَ نَظۡرَةٗ فِي ٱلنُّجُومِ ٨٨
Derken bir bakım baktı da nücûma,
İbrahim yıldızlara bir baktı.
İbrahim yıldızlara baktı ve "Ben hastayım" dedi.
فَقَالَ إِنِّي سَقِيمٞ ٨٩
“ben” dedi, “hastayım”.
Ben hastayım dedi.
İbrahim yıldızlara baktı ve "Ben hastayım" dedi.
فَتَوَلَّوۡاْ عَنۡهُ مُدۡبِرِينَ ٩٠
O vakit arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.
Bunun üzerine onun yanından kaçtılar.
Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.
فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمۡ فَقَالَ أَلَا تَأۡكُلُونَ ٩١
Derken bir kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da “buyursanız a” dedi, “yemez misiniz?
İbrahim de; gizlice onların tanrılarına sokuldu. «Size sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz?»
İbrahim onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: "Yemez misiniz?"
مَا لَكُمۡ لَا تَنطِقُونَ ٩٢
Neyiniz var söylemiyorsunuz?”
Neyiniz var konuşamıyor musunuz? dedi.
"Ne diye konuşmuyorsunuz?"
فَرَاغَ عَلَيۡهِمۡ ضَرۡبَۢا بِٱلۡيَمِينِ ٩٣
diyerek bir takrib ile onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
Ve gizlice üzerlerine yürüyüp sağ eliyle putlara kuvvetli bir darbe indirdi.
Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.
فَأَقۡبَلُوٓاْ إِلَيۡهِ يَزِفُّونَ ٩٤
Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yöneldiler.
Bunun üzerine puta tapanlar koşarak İbrahim'in yanına geldiler.
Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.
قَالَ أَتَعۡبُدُونَ مَا تَنۡحِتُونَ ٩٥
“A” dedi, “siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?
İbrahim onlara «Elinizle yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?»
İbrahim şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"
وَٱللَّهُ خَلَقَكُمۡ وَمَا تَعۡمَلُونَ ٩٦
Hâlbuki sizi ve yaptıklarınızı Allah yarattı”.
Oysa sizi de, yaptığınız bu şeyleri de Allah yaratmıştır dedi.
"Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır."