بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
إِذۡ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلۡبٖ سَلِيمٍ ٨٤
Çünkü Rabb’ine selîm bir kalb ile geldi.
Çünkü tertemiz bir kalp ile Rabb'ine gelmişti.
Hani o, Rabbine temiz bir kalple gelmişti.
إِذۡ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوۡمِهِۦ مَاذَا تَعۡبُدُونَ ٨٥
Çünkü babasına ve kavmine şöyle dedi: siz nelere tapıyorsunuz?
Babasına ve kavmine: «Neye tapıyorsunuz?» demişti.
Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: “Siz neye tapıyorsunuz?”
أَئِفۡكًا ءَالِهَةٗ دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ ٨٦
Yalancılık etmek için mi Allah’dan başka ilâhlar istiyorsunuz?
Allah'dan başka uydurma tanrılar mı istiyorsunuz?
“Allah’ı bırakıp da birtakım uydurma ilâhlar mı istiyorsunuz?”
فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ٨٧
Siz Rabb’ül-âlemîn’i ne zannediyorsunuz?
Alemlerin Rabb'i hakkındaki düşünceniz, zannınız nedir?
“O hâlde, âlemlerin Rabbi hakkında görüşünüz nedir?”
فَنَظَرَ نَظۡرَةٗ فِي ٱلنُّجُومِ ٨٨
Derken bir bakım baktı da nücume.
İbrahim yıldızlara bir baktı.
(88-89) İbrahim, yıldızlara baktı ve “Ben hastayım” dedi.
فَقَالَ إِنِّي سَقِيمٞ ٨٩
Ben dedi: hastayım.
Ben hastayım dedi.
(88-89) İbrahim, yıldızlara baktı ve “Ben hastayım” dedi.
فَتَوَلَّوۡاْ عَنۡهُ مُدۡبِرِينَ ٩٠
O vakit arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.
Bunun üzerine onun yanından kaçtılar.
Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.
فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمۡ فَقَالَ أَلَا تَأۡكُلُونَ ٩١
Derken kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da buyursanız a, dedi, yemez misiniz?
İbrahim de; gizlice onların tanrılarına sokuldu. «Size sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz?»
İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: “Yemez misiniz?”
مَا لَكُمۡ لَا تَنطِقُونَ ٩٢
Neyiniz var söylemiyorsunuz.
Neyiniz var konuşamıyor musunuz? dedi.
“Ne diye konuşmuyorsunuz?”
فَرَاغَ عَلَيۡهِمۡ ضَرۡبَۢا بِٱلۡيَمِينِ ٩٣
Diyerek bir takrib ile onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
Ve gizlice üzerlerine yürüyüp sağ eliyle putlara kuvvetli bir darbe indirdi.
Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.
فَأَقۡبَلُوٓاْ إِلَيۡهِ يَزِفُّونَ ٩٤
Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yöneldiler.
Bunun üzerine puta tapanlar koşarak İbrahim'in yanına geldiler.
Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.