بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِمَا فِي ٱلۡأٓخِرِينَ ١١٩
Sonrakiler içinde de namlarına şunu bıraktık.
Sonra gelenler arasında onlara iyi bir ün bıraktık.
Sonradan gelenler arasında onlara güzel birer ad bıraktık.
سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ ١٢٠
Selâm Musâ ile Harun’a.
Musa'ya ve Harun'a bizden selâm olsun.
Mûsâ’ya ve Hârûn’a selâm olsun.
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ ١٢١
Biz böyle mükâfat ederiz işte muhsinîne.
İşte biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
إِنَّهُمَا مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ١٢٢
Çünkü ikisi de bizim mü'min kullarımızdan.
Çünkü onların ikisi de bizim mü'min kullarımızdı.
Çünkü onlar mü’min kullarımızdan idiler.
وَإِنَّ إِلۡيَاسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ١٢٣
Şüphesiz İlyas da mürselînden.
İlyas da peygamberlerdendir.
Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.
إِذۡ قَالَ لِقَوۡمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ ١٢٤
Zira kavmine demişti: siz Allah’dan korkmaz mısınız?
Kavmine demişti ki; «Allah'ın azabından korkmaz mısınız?
Hani kavmine şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”
أَتَدۡعُونَ بَعۡلٗا وَتَذَرُونَ أَحۡسَنَ ٱلۡخَٰلِقِينَ ١٢٥
Bir ba'le mi yalvarıyorsunuz bırakıp da o Ahsen’ül-hâlikîn’i.
Yaratanların en güzeli olan Allah'ı bırakıp da Ba'l putuna mı tapıyorsunuz?
(125-126) “Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah’ı bırakarak “Ba’l’e mi tapıyorsunuz?”
ٱللَّهَ رَبَّكُمۡ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ ١٢٦
O Rabb’iniz ve evvelki atalarınızın da Rabb’i olan Allah’ı?
Sizin ve babalarınızın Rabb'i olan Allah'ı terk mi ediyorsunuz?»
(125-126) “Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah’ı bırakarak “Ba’l’e mi tapıyorsunuz?”
فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ ١٢٧
O vakit onu tekzib ettiler, şüphesiz ki onlar da ıhzâr edildiler.
Onu yalanladılar, bunun üzerine hepsi cehenneme götürülecekler.
Onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (cehenneme) götürüleceklerdir.
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ ١٢٨
Müstesnâ Allah’ın ihlâslı kulları.
Yalnız Allah'a gönülden bağlı kulları bunun dışındadır.
Ancak Allah’ın ihlâslı kulları başka.
وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِ فِي ٱلۡأٓخِرِينَ ١٢٩
Ona da sonrakilerde şunu bıraktık.
Sonra gelenler arasında ona iyi bir ün bıraktık.
Sonradan gelenler içerisinde ona güzel bir ad bıraktık.