بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَنَصَرۡنَٰهُمۡ فَكَانُواْ هُمُ ٱلۡغَٰلِبِينَ ١١٦

Hem yardım ettik onlara da galibler onlar oldular.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Onlara yardım ettik de üstün geldiler.

– Seyyid Kutub

Onlara yardım ettik de onlar galip gelenler oldular.

– Diyanet İşleri

وَءَاتَيۡنَٰهُمَا ٱلۡكِتَٰبَ ٱلۡمُسۡتَبِينَ ١١٧

Hem kendilerine o belli kitabı verdik.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Onlara, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik.

– Seyyid Kutub

Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik.

– Diyanet İşleri

وَهَدَيۡنَٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلۡمُسۡتَقِيمَ ١١٨

Ve kendilerini doğru yola çıkardık.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onları doğru yola ilettik.

– Seyyid Kutub

Onları doğru yola ilettik.

– Diyanet İşleri

وَتَرَكۡنَا عَلَيۡهِمَا فِي ٱلۡأٓخِرِينَ ١١٩

Sonrakiler içinde de namlarına şunu bıraktık.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra gelenler arasında onlara iyi bir ün bıraktık.

– Seyyid Kutub

Sonradan gelenler arasında onlara güzel birer ad bıraktık.

– Diyanet İşleri

سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ ١٢٠

Selâm Musâ ile Harun’a.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Musa'ya ve Harun'a bizden selâm olsun.

– Seyyid Kutub

Mûsâ’ya ve Hârûn’a selâm olsun.

– Diyanet İşleri

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ ١٢١

Biz böyle mükâfat ederiz işte muhsinîne.

– Elmalılı Hamdi Yazır

İşte biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.

– Diyanet İşleri

إِنَّهُمَا مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ١٢٢

Çünkü ikisi de bizim mü'min kullarımızdan.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü onların ikisi de bizim mü'min kullarımızdı.

– Seyyid Kutub

Çünkü onlar mü’min kullarımızdan idiler.

– Diyanet İşleri

وَإِنَّ إِلۡيَاسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ١٢٣

Şüphesiz İlyas da mürselînden.

– Elmalılı Hamdi Yazır

İlyas da peygamberlerdendir.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.

– Diyanet İşleri

إِذۡ قَالَ لِقَوۡمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ ١٢٤

Zira kavmine demişti: siz Allah’dan korkmaz mısınız?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Kavmine demişti ki; «Allah'ın azabından korkmaz mısınız?

– Seyyid Kutub

Hani kavmine şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”

– Diyanet İşleri

أَتَدۡعُونَ بَعۡلٗا وَتَذَرُونَ أَحۡسَنَ ٱلۡخَٰلِقِينَ ١٢٥

Bir ba'le mi yalvarıyorsunuz bırakıp da o Ahsen’ül-hâlikîn’i.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yaratanların en güzeli olan Allah'ı bırakıp da Ba'l putuna mı tapıyorsunuz?

– Seyyid Kutub

(125-126) “Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah’ı bırakarak “Ba’l’e mi tapıyorsunuz?”

– Diyanet İşleri

ٱللَّهَ رَبَّكُمۡ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ ١٢٦

O Rabb’iniz ve evvelki atalarınızın da Rabb’i olan Allah’ı?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sizin ve babalarınızın Rabb'i olan Allah'ı terk mi ediyorsunuz?»

– Seyyid Kutub

(125-126) “Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah’ı bırakarak “Ba’l’e mi tapıyorsunuz?”

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00