بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

فِيهِمَا عَيۡنَانِ تَجۡرِيَانِ ٥٠

Onlarda iki kaynak olur revan.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bu iki konutta birer pınar akmaktadır.

– Seyyid Kutub

İçlerinde akan iki pınar vardır.

– Diyanet İşleri

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٥١

Şimdi Rabbiniz’in hangi eltafına dersiniz yalan?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Peki, Rabbinizin hangi nimetini yalanlıyorsunuz?

– Seyyid Kutub

O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

– Diyanet İşleri

فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةٖ زَوۡجَانِ ٥٢

Onlarda her meyvadan çifte çifte hân.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bu konutların bahçelerindeki ağaçlarda her meyvanın iki çeşidi vardır.

– Seyyid Kutub

İkisinde de her meyveden çift çift vardır.

– Diyanet İşleri

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٥٣

Şimdi Rabbiniz’in hangi eltâfına dersiniz yalan?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Peki, Rabbinizin hangi nimetini yalanlıyorsunuz?

– Seyyid Kutub

O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

– Diyanet İşleri

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشِۭ بَطَآئِنُهَا مِنۡ إِسۡتَبۡرَقٖۚ وَجَنَى ٱلۡجَنَّتَيۡنِ دَانٖ ٥٤

Dayanmışlar öyle mefruşata kim astarları istebraktan. Her iki cennetin derimi de yakından.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bu konutlarda ağırlananlar astarları yaldızlı atlastan minderlere yaslanırlar. Her iki konutun bahçelerindeki ağaçların meyvaları yere yakındır, kolayca devşirilebilirler.

– Seyyid Kutub

Onlar astarları kalın ipekten olan döşeklere yaslanırlar. Bu iki cennetin meyveleri (zahmetsizce alınacak kadar) yakındır.

– Diyanet İşleri

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٥٥

Şimdi Rabbiniz’in hangi eltâfına dersiniz yalan?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Peki, Rabbinizin hangi nimetini yalanlıyorsunuz?

– Seyyid Kutub

O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

– Diyanet İşleri

فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرۡفِ لَمۡ يَطۡمِثۡهُنَّ إِنسٞ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنّٞ ٥٦

O cennetlerde öyle kasırat’üt-tarf dilberler, ki dokunmamıştır onlara onlardan evvel İns-ü Cânn.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bu konutlarda gözleri erkeklerinden başkasını görmeyen, daha önce ne insan ve ne de cin kökenli bir erkeğin, el değdirmediği eşler vardır.

– Seyyid Kutub

Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.

– Diyanet İşleri

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٥٧

Şimdi Rabbiniz’in hangi eltafına dersiniz yalan?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Peki, Rabbinizin hangi nimetini yalanlıyorsunuz?

– Seyyid Kutub

O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

– Diyanet İşleri

كَأَنَّهُنَّ ٱلۡيَاقُوتُ وَٱلۡمَرۡجَانُ ٥٨

Sanırsın onları yâkut-ü mercan.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O eşler sanki birer yakut ve mercandırlar.

– Seyyid Kutub

Onlar sanki yakut ve mercandır.

– Diyanet İşleri

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٥٩

Şimdi Rabbiniz’in hangi eltâfına dersiniz yalan?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Peki, Rabbinizin hangi nimetini yalanlıyorsunuz?

– Seyyid Kutub

O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

– Diyanet İşleri

هَلۡ جَزَآءُ ٱلۡإِحۡسَٰنِ إِلَّا ٱلۡإِحۡسَٰنُ ٦٠

İhsânın cezâsı elbette ihsân.

– Elmalılı Hamdi Yazır

İyiliğin, iyilikten başka bir karşılığı olabilir mi?

– Seyyid Kutub

İyiliğin karşılığı, yalnız iyiliktir.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00