بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابٗا ٢٨

Âyetlerimizi tekzîb ede ede kesilmişlerdi kezzab.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ayetlerimizi de tamamen yalanlamışlardı.

– Seyyid Kutub

Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.

– Diyanet İşleri

وَكُلَّ شَيۡءٍ أَحۡصَيۡنَٰهُ كِتَٰبٗا ٢٩

Her şeyi ise biz ıhsa etmiş bir kitaba geçirmişiz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Biz de herşeyi sayıp yazmıştık.

– Seyyid Kutub

Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) tamamiyle sayıp tespit ettik.

– Diyanet İşleri

فَذُوقُواْ فَلَن نَّزِيدَكُمۡ إِلَّا عَذَابًا ٣٠

Artık tatınız, artık size azâb artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi tadın, artık size azabtan başka bir şeyi artırmıyacağız.

– Seyyid Kutub

Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.”

– Diyanet İşleri

إِنَّ لِلۡمُتَّقِينَ مَفَازًا ٣١

Şüphesizki korunanlara halâs ve kâm var.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Takva sahipleri için de başarı ödülü vardır.

– Seyyid Kutub

(31-34) Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.

– Diyanet İşleri

حَدَآئِقَ وَأَعۡنَٰبٗا ٣٢

Hadîkalar var, üzümler var.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Nice bahçeler, bağlar,

– Seyyid Kutub

(31-34) Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.

– Diyanet İşleri

وَكَوَاعِبَ أَتۡرَابٗا ٣٣

Ve turunç sîneli yaşıtlar var.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar ve

– Seyyid Kutub

(31-34) Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.

– Diyanet İşleri

وَكَأۡسٗا دِهَاقٗا ٣٤

Ve bir dolgun peymâne var.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Dolu dolu kadehler

– Seyyid Kutub

(31-34) Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.

– Diyanet İşleri

لَّا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوٗا وَلَا كِذَّٰبٗا ٣٥

Orada ne boş bir lâf işitirler ne de bir tekzîb.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Orada ne boş bir söz ve ne de yalan işitirler.

– Seyyid Kutub

Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.

– Diyanet İşleri

جَزَآءٗ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابٗا ٣٦

Bir karşılık ki Rabb’inden atâ, yetermi yeter.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bunlar Rabbinin katından yaptıklarına karşılığı verilenlerdir.

– Seyyid Kutub

(36-38) Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.

– Diyanet İşleri

رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا ٱلرَّحۡمَٰنِۖ لَا يَمۡلِكُونَ مِنۡهُ خِطَابٗا ٣٧

O göklerin ve yerin ve bütün aralarındakilerin Rabb’i, Rahman, bir hıtaba malik olamazlar ondan.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O, göklerin yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşamayacağı Rahman olan Allah'tır.

– Seyyid Kutub

(36-38) Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.

– Diyanet İşleri

يَوۡمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ صَفّٗاۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنۡ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَقَالَ صَوَابٗا ٣٨

O günkü kıyama duracak ruh ve melâike saf saf Bir kelime söyleyemezler, o kimseden başka ki o Rahman ona izin vermiş o da savabı söylemiştir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.

– Seyyid Kutub

(36-38) Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00