بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

أَحۡيَآءٗ وَأَمۡوَٰتٗا ٢٦

Gerekse diriler için gerekse emvat.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ölüler için de diriler için de.

– Seyyid Kutub

(25-26) Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?

– Diyanet İşleri

وَجَعَلۡنَا فِيهَا رَوَٰسِيَ شَٰمِخَٰتٖ وَأَسۡقَيۡنَٰكُم مَّآءٗ فُرَاتٗا ٢٧

Ve oturtupta onda yumru yumru oturaklı dağlar, sunmadıkmı size bir su (tatlı) bir furat.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Orada yüksek dağlar yaratmadık ve size tatlı sular içirmedik mi?

– Seyyid Kutub

Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?

– Diyanet İşleri

وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٢٨

Vay haline o gün yalan diyenlerin.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O gün inkarcıların vay haline!

– Seyyid Kutub

O gün vay yalanlayanların hâline!

– Diyanet İşleri

ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ٢٩

Haydi boşanın o yalan dediğinize.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi inkar ettiğiniz yere koşunuz!

– Seyyid Kutub

Onlara şöyle denecek: “Yalanlamakta olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin.”

– Diyanet İşleri

ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ ظِلّٖ ذِي ثَلَٰثِ شُعَبٖ ٣٠

Haydi boşanın bir üç çatallı gölgeye.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Üç çatallı gölgeye koşunuz.

– Seyyid Kutub

(30-31) “Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur.”

– Diyanet İşleri

لَّا ظَلِيلٖ وَلَا يُغۡنِي مِنَ ٱللَّهَبِ ٣١

Ne gölgelendirir ne alevden korur.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Serinlik sağlamayan ve alevden korumayan gölgeye!

– Seyyid Kutub

(30-31) “Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur.”

– Diyanet İşleri

إِنَّهَا تَرۡمِي بِشَرَرٖ كَٱلۡقَصۡرِ ٣٢

Çünkü o, öyle şirareler atacaktır ki her biri bir saray gibi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O saray gibi kocaman kıvılcımlar saçar.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz cehennem, her biri saray büyüklüğünde kıvılcımlar saçar.

– Diyanet İşleri

كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٞ صُفۡرٞ ٣٣

Sanki sarı sarı hopalar gibi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Her biri birer sarı deve gibi kıvılcımlar,

– Seyyid Kutub

Bunlar sanki birer kızıl devedir.

– Diyanet İşleri

وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ٣٤

Vay haline o gün yalan diyenlerin.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O gün inkarcıların vay haline!

– Seyyid Kutub

O gün vay yalanlayanların hâline!

– Diyanet İşleri

هَٰذَا يَوۡمُ لَا يَنطِقُونَ ٣٥

Bugün nutukları tutulacağı gündür.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bugün onların konuşamayacakları bir gündür.

– Seyyid Kutub

Bu, konuşamayacakları gündür.

– Diyanet İşleri

وَلَا يُؤۡذَنُ لَهُمۡ فَيَعۡتَذِرُونَ ٣٦

İzin de verilmezki itizar ederler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Özür dilemelerine de izin verilmez.

– Seyyid Kutub

Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00