بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

بَلۡ يُرِيدُ ٱلۡإِنسَٰنُ لِيَفۡجُرَ أَمَامَهُۥ ٥

Fakat insan ister önünde fücur etmesini.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Aslında insan günahkârlığı önüne, geleceğine yaymak istiyor.

– Seyyid Kutub

Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.

– Diyanet İşleri

يَسۡـَٔلُ أَيَّانَ يَوۡمُ ٱلۡقِيَٰمَةِ ٦

Sorar: ne zaman diye o kıyamet günü.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bu yüzden «Kıyamet günü ne zaman?» diye soruyor.

– Seyyid Kutub

“O kıyamet günü ne zaman?” diye sorar.

– Diyanet İşleri

فَإِذَا بَرِقَ ٱلۡبَصَرُ ٧

Ne vakit ki o göz şimşek çakar.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Gözler korkudan fıldır fıldır döndükleri zaman,

– Seyyid Kutub

(7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan “kaçış nereye?” diyecektir.

– Diyanet İşleri

وَخَسَفَ ٱلۡقَمَرُ ٨

Ay karardığı zaman,

– Seyyid Kutub

(7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan “kaçış nereye?” diyecektir.

– Diyanet İşleri

وَجُمِعَ ٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ ٩

Ve Güneş ve Ay toplanır.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Güneş ile ay biraraya getirildiği zaman,

– Seyyid Kutub

(7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan “kaçış nereye?” diyecektir.

– Diyanet İşleri

يَقُولُ ٱلۡإِنسَٰنُ يَوۡمَئِذٍ أَيۡنَ ٱلۡمَفَرُّ ١٠

Der o insan o gün: nereye kaçmalı? (eynel'mefer).

– Elmalılı Hamdi Yazır

İnsan o gün «Nereye kaçmalı?» der.

– Seyyid Kutub

(7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan “kaçış nereye?” diyecektir.

– Diyanet İşleri

كـَلَّا لَا وَزَرَ ١١

Hayır hayır, yok bir siper.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır hayır! Sığınılacak bir yer yok.

– Seyyid Kutub

Hayır, hiçbir sığınacak yer yoktur.

– Diyanet İşleri

إِلَىٰ رَبِّكَ يَوۡمَئِذٍ ٱلۡمُسۡتَقَرُّ ١٢

Rabb’inedir ancak o gün karar.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O gün tek varılacak yer Rabbinin huzurudur.

– Seyyid Kutub

O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.

– Diyanet İşleri

يُنَبَّؤُاْ ٱلۡإِنسَٰنُ يَوۡمَئِذِۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ ١٣

Ayıtılır insan o gün, yaptıkları ile mukaddem, müahhar.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O gün insanın gerek yapıp önünden gönderdiği, gerekse arkasında izleri kalan tüm işleri kendisine bildirilir.

– Seyyid Kutub

O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir.

– Diyanet İşleri

بَلِ ٱلۡإِنسَٰنُ عَلَىٰ نَفۡسِهِۦ بَصِيرَةٞ ١٤

Doğrusu insan kendine karşı bir basîrettir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Aslında insan kendi kendinin denetleyicisidir.

– Seyyid Kutub

(14-15) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.

– Diyanet İşleri

وَلَوۡ أَلۡقَىٰ مَعَاذِيرَهُۥ ١٥

Dökse de ortaya maziretlerini.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Birtakım mazeretler ileri sürse de.

– Seyyid Kutub

(14-15) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00