بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

إِنَّ عَلَيۡنَا جَمۡعَهُۥ وَقُرۡءَانَهُۥ ١٧

Çünkü bize aiddir onun cemi ve Kur’an’ı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bu Kur'an'ı senin hafızanda toplamak ve sana okumak bize düşen bir iştir.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.

– Diyanet İşleri

فَإِذَا قَرَأۡنَٰهُ فَٱتَّبِعۡ قُرۡءَانَهُۥ ١٨

Biz okudukmu o vakit takip et o Kur’an’ı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sana onu okuduğumuzda, onun okunuşunu izle.

– Seyyid Kutub

O hâlde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy.

– Diyanet İşleri

ثُمَّ إِنَّ عَلَيۡنَا بَيَانَهُۥ ١٩

Sonra bize aiddir yine onun beyanı.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra onu sana açıklamak da bize düşen bir iştir.

– Seyyid Kutub

Sonra onu açıklamak da bize aittir.

– Diyanet İşleri

كـَلَّا بَلۡ تُحِبُّونَ ٱلۡعَاجِلَةَ ٢٠

Hayır hayır siz peşîni seviyorsunuz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır hayır! Ey insanlar, sizler şu kısa süreli dünyayı seviyorsunuz.

– Seyyid Kutub

(20-21) Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.

– Diyanet İşleri

وَتَذَرُونَ ٱلۡأٓخِرَةَ ٢١

Ve Âhiret’i bırakıyorsunuz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ahireti gözardı ediyorsunuz.

– Seyyid Kutub

(20-21) Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.

– Diyanet İşleri

وُجُوهٞ يَوۡمَئِذٖ نَّاضِرَةٌ ٢٢

Nice yüzler o gün ışılar parlar.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O gün birtakım yüzler ışıl ışıl parlar.

– Seyyid Kutub

O gün birtakım yüzler aydındır.

– Diyanet İşleri

إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةٞ ٢٣

Rabb’ine nâzır.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar Rabblerine bakar.

– Seyyid Kutub

Rablerine bakarlar.

– Diyanet İşleri

وَوُجُوهٞ يَوۡمَئِذِۭ بَاسِرَةٞ ٢٤

Nice yüzler de o gün ekşir pusarır.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O gün birtakım suratlar da asıktır.

– Seyyid Kutub

O gün birtakım yüzler de asıktır.

– Diyanet İşleri

تَظُنُّ أَن يُفۡعَلَ بِهَا فَاقِرَةٞ ٢٥

Anlar ki kendilerine bel kıran yapılır.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bel kırıcı bir belaya uğrayacakları kaygısını taşırlar.

– Seyyid Kutub

Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.

– Diyanet İşleri

كـَلَّآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِيَ ٢٦

Hayır hayır ne zaman ki o can köprücüklere dayanır.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır hayır, can köprücük kemiğine dayandığı zaman.

– Seyyid Kutub

(26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

– Diyanet İşleri

وَقِيلَ مَنۡۜ رَاقٖ ٢٧

Ve denilir: kim var bir okuyacak?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bu hastayı iyileştirecek biri yok mu? diye sorarlar.

– Seyyid Kutub

(26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00