028 surah
(28) Kasas · TARİHİ VAKALAR
Mekke · 88 Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَأَصۡبَحَ فُؤَادُ أُمِّ مُوسَىٰ فَٰرِغًاۖ إِن كَادَتۡ لَتُبۡدِي بِهِۦ لَوۡلَآ أَن رَّبَطۡنَا عَلَىٰ قَلۡبِهَا لِتَكُونَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ١٠

veaṣbeḥa füâdü ümmi mûsâ fârigâ. in kâdet letübdî bihî levlâ er rabaṭnâ `alâ ḳalbihâ litekûne mine-lmü'minîn.

– Çeviriyazı

Mûsâ'nın annesi, yüreği bomboş sabah etti. Şayet inananlardan olması için kalbini pekiştirmemiş olsaydık; neredeyse onu açığa vuracaktı.

– İbni Kesir

وَقَالَتۡ لِأُخۡتِهِۦ قُصِّيهِۖ فَبَصُرَتۡ بِهِۦ عَن جُنُبٖ وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ ١١

veḳâlet liuḫtihî ḳuṣṣîh. febeṣurat bihî `an cünübiv vehüm lâ yeş`urûn.

– Çeviriyazı

Onun kız kardeşine dedi ki: Onu izle, o da kimse farkına varmadan onu uzaktan gözetledi.

– İbni Kesir

۞ وَحَرَّمۡنَا عَلَيۡهِ ٱلۡمَرَاضِعَ مِن قَبۡلُ فَقَالَتۡ هَلۡ أَدُلُّكُمۡ عَلَىٰٓ أَهۡلِ بَيۡتٖ يَكۡفُلُونَهُۥ لَكُمۡ وَهُمۡ لَهُۥ نَٰصِحُونَ ١٢

veḥarramnâ `aleyhi-lmerâḍi`a min ḳablü feḳâlet hel edüllüküm `alâ ehli beytiy yekfülûnehû leküm vehüm lehû nâṣiḥûn.

– Çeviriyazı

Önceden Biz, onun süt annelerin memesini kabul etmemesini sağladık. Bunun üzerine hemşiresi: Size, sizin adınıza ona bakacak ve iyi davranacak bir ev talkını tavsiye edeyim mi? dedi.

– İbni Kesir

فَرَدَدۡنَٰهُ إِلَىٰٓ أُمِّهِۦ كَيۡ تَقَرَّ عَيۡنُهَا وَلَا تَحۡزَنَ وَلِتَعۡلَمَ أَنَّ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقّٞ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ ١٣

feradednâhü ilâ ümmihî key teḳarra `aynühâ velâ taḥzene velita`leme enne va`de-llâhi ḥaḳḳuv velâkinne ekŝerahüm lâ ya`lemûn.

– Çeviriyazı

Böylece onun gözü aydın olsun, tasalanmasın ve Allah'ın va'dinin mutlak gerçek olduğunu bilsin diye, annesine geri verdik. Ama onların çoğu bilmezler.

– İbni Kesir

وَلَمَّا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَٱسۡتَوَىٰٓ ءَاتَيۡنَٰهُ حُكۡمٗا وَعِلۡمٗاۚ وَكَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ ١٤

velemmâ belega eşüddehû vestevâ âteynâhü ḥukmev ve`ilmâ. vekeẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

– Çeviriyazı

Erginlik çağma erişip olgunlaşınca; Biz ona ilim ve hikmet verdik. İyi davrananları işte böyle mükâfatlandırırız.

– İbni Kesir

وَدَخَلَ ٱلۡمَدِينَةَ عَلَىٰ حِينِ غَفۡلَةٖ مِّنۡ أَهۡلِهَا فَوَجَدَ فِيهَا رَجُلَيۡنِ يَقۡتَتِلَانِ هَٰذَا مِن شِيعَتِهِۦ وَهَٰذَا مِنۡ عَدُوِّهِۦۖ فَٱسۡتَغَٰثَهُ ٱلَّذِي مِن شِيعَتِهِۦ عَلَى ٱلَّذِي مِنۡ عَدُوِّهِۦ فَوَكَزَهُۥ مُوسَىٰ فَقَضَىٰ عَلَيۡهِۖ قَالَ هَٰذَا مِنۡ عَمَلِ ٱلشَّيۡطَٰنِۖ إِنَّهُۥ عَدُوّٞ مُّضِلّٞ مُّبِينٞ ١٥

vedeḫale-lmedînete `alâ ḥîni gafletim min ehlihâ fevecede fîhâ racüleyni yaḳtetilân. hâẕâ min şî`atihî vehâẕâ min `adüvvih. festegâŝehü-lleẕî min şî`atihî `ale-lleẕî min `adüvvihî fevekezehû mûsâ feḳaḍâ `aleyh. ḳâle hâẕâ min `ameli-şşeyṭân. innehû `adüvvüm müḍillüm mübîn.

– Çeviriyazı

O, halkının haberi olmadığı bir sırada şehre girdi ve birbiriyle dövüşen iki adam gördü. Şu, kendi adamlarından, bu da düşmanlarındandı. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Mûsâ, düşmanına bir yumruk indirdi ve ölümüne sebep oldu. Bu, şeytânın işidir. Zîrâ o, apaçık saptıran bir düşmandır, dedi.

– İbni Kesir

قَالَ رَبِّ إِنِّي ظَلَمۡتُ نَفۡسِي فَٱغۡفِرۡ لِي فَغَفَرَ لَهُۥٓۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ ١٦

ḳâle rabbi innî żalemtü nefsî fagfir lî fegafera leh. innehû hüve-lgafûru-rraḥîm.

– Çeviriyazı

Dedi ki: Rabbım, doğrusu kendime zulmettim. Bağışla beni. Bunun üzerine onu bağışladık. Şüphesiz ki Allah, Gafur ve Rahim olanın kendisidir.

– İbni Kesir

قَالَ رَبِّ بِمَآ أَنۡعَمۡتَ عَلَيَّ فَلَنۡ أَكُونَ ظَهِيرٗا لِّلۡمُجۡرِمِينَ ١٧

ḳâle rabbi bimâ en`amte `aleyye felen ekûne żahîral lilmücrimîn.

– Çeviriyazı

Dedi ki: Rabbım, bana verdiğin nimet hakkı için, artık suçlulara asla yardımcı olmayacağım.

– İbni Kesir

فَأَصۡبَحَ فِي ٱلۡمَدِينَةِ خَآئِفٗا يَتَرَقَّبُ فَإِذَا ٱلَّذِي ٱسۡتَنصَرَهُۥ بِٱلۡأَمۡسِ يَسۡتَصۡرِخُهُۥۚ قَالَ لَهُۥ مُوسَىٰٓ إِنَّكَ لَغَوِيّٞ مُّبِينٞ ١٨

feaṣbeḥa fi-lmedîneti ḫâifey yeteraḳḳabü feiẕe-lleẕi-stenṣarahû bil'emsi yestaṣriḫuh. ḳâle lehû mûsâ inneke legaviyyüm mübîn.

– Çeviriyazı

Şehirde korku içinde etrafı gözetleyerek sabahladı. Bir de baktı ki dün, kendisinden yardım isteyen kimse bağırarak ondan yine yardım istiyordu. Mûsâ ona dedi ki: Doğrusu şen, besbelli bir azgınsın.

– İbni Kesir

فَلَمَّآ أَنۡ أَرَادَ أَن يَبۡطِشَ بِٱلَّذِي هُوَ عَدُوّٞ لَّهُمَا قَالَ يَٰمُوسَىٰٓ أَتُرِيدُ أَن تَقۡتُلَنِي كَمَا قَتَلۡتَ نَفۡسَۢا بِٱلۡأَمۡسِۖ إِن تُرِيدُ إِلَّآ أَن تَكُونَ جَبَّارٗا فِي ٱلۡأَرۡضِ وَمَا تُرِيدُ أَن تَكُونَ مِنَ ٱلۡمُصۡلِحِينَ ١٩

felemmâ en erâde ey yebṭişe billeẕî hüve `adüvvül lehümâ ḳâle yâ mûsâ etürîdü en taḳtülenî kemâ ḳatelte nefsem bil'ems. in türîdü illâ en tekûne cebbâran fi-l'arḍi vemâ türîdü en tekûne mine-lmuṣliḥîn.

– Çeviriyazı

Derken ikisinin de düşmanı olanı yakalamak isteyince: Ey Mûsâ dün bir cana kıydığın gibi bana da mı kıymak istiyorsun? Sen ıslâh edenlerden olmayı değil, yeryüzünde bir zorba olmayı istiyorsun, dedi.

– İbni Kesir

وَجَآءَ رَجُلٞ مِّنۡ أَقۡصَا ٱلۡمَدِينَةِ يَسۡعَىٰ قَالَ يَٰمُوسَىٰٓ إِنَّ ٱلۡمَلَأَ يَأۡتَمِرُونَ بِكَ لِيَقۡتُلُوكَ فَٱخۡرُجۡ إِنِّي لَكَ مِنَ ٱلنَّٰصِحِينَ ٢٠

vecâe racülüm min aḳṣe-lmedîneti yes`â. ḳâle yâ mûsâ inne-lmelee ye'temirûne bike liyaḳtülûke faḫruc innî leke mine-nnâṣiḥîn.

– Çeviriyazı

Şehrin öte başından koşarak bir adam geldi ve dedi ki: Ey Mûsâ, ileri gelenler seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar. Hemen çık git, doğrusu ben, sana öğüt verenlerdenim.

– İbni Kesir

AYARLAR
Kur’an’ı Latinize edilmiş metinden okumak uygun görülmemektedir; çeviriyazı metni yalnızca arama sonuçları için eklenmiştir. ⚠️
Okuyucu

Yazı Boyutu


Kasas
Sûre Seç
1. Fâtiha
2. Bakara
3. Âli İmrân
4. Nisâ
5. Mâide
6. En'âm
7. A'râf
8. Enfâl
9. Tevbe
10. Yûnus
11. Hûd
12. Yûsuf
13. Ra'd
14. İbrâhîm
15. Hicr
16. Nahl
17. İsrâ
18. Kehf
19. Meryem
20. Tâhâ
21. Enbiyâ
22. Hacc
23. Mu'minûn
24. Nûr
25. Furkân
26. Şuarâ
27. Neml
28. Kasas
29. Ankebût
30. Rûm
31. Lokmân
32. Secde
33. Ahzâb
34. Sebe
35. Fâtır
36. Yâsîn
37. Sâffât
38. Sâd
39. Zumer
40. Gâfir
41. Fussilet
42. Şûrâ
43. Zuhrûf
44. Duhân
45. Câsiye
46. Ahkâf
47. Muhammed
48. Fetih
49. Hucurât
50. Kaf
51. Zâriyât
52. Tûr
53. Necm
54. Kamer
55. Rahmân
56. Vâkıa
57. Hadîd
58. Mucâdele
59. Haşr
60. Mumtehine
61. Saff
62. Cuma
63. Munâfikûn
64. Tegâbun
65. Talâk
66. Tahrîm
67. Mülk
68. Kalem
69. Hâkka
70. Meâric
71. Nûh
72. Cin
73. Müzzemmil
74. Müddessir
75. Kıyâmet
76. İnsân
77. Murselât
78. Nebe
79. Nâziât
80. Abese
81. Tekvîr
82. İnfitâr
83. Mutaffifîn
84. İnşikak
85. Burûc
86. Târık
87. A'lâ
88. Gâşiye
89. Fecr
90. Beled
91. Şems
92. Leyl
93. Duhâ
94. İnşirâh
95. Tîn
96. Alak
97. Kadr
98. Beyyine
99. Zilzâl
100. Âdiyât
101. Kâria
102. Tekâsür
103. Asr
104. Humeze
105. Fîl
106. Kureyş
107. Mâûn
108. Kevser
109. Kâfirûn
110. Nasr
111. Mesed
112. İhlâs
113. Felak
114. Nâs
1
Ayet
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88