بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَأَمَّا مَنۡ خَفَّتۡ مَوَٰزِينُهُۥ ٨
Fakat mizanları hafif gelen kimse.
Kimin tartıları hafif gelirse,
Ama kimin de tartıları hafif gelirse,
فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٞ ٩
O vakit onun anası haviyedir.
Onların yeri, (haviye) çukurdur,
İşte onun anası (varacağı yer) Hâviye’dir.
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا هِيَهۡ ١٠
Ve bildin mi haviye nedir?
Onun ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Sen Hâviye’nin ne olduğunu ne bileceksin?
نَارٌ حَامِيَةُۢ ١١
Kızışmış bir ateş.
O kızgın bir ateştir.
O, kızgın bir ateştir.