014 surah
(14) İbrâhîm · İBRAHİM
Mekke · 52 Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

۞ قَالَتۡ رُسُلُهُمۡ أَفِي ٱللَّهِ شَكّٞ فَاطِرِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ يَدۡعُوكُمۡ لِيَغۡفِرَ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمۡ وَيُؤَخِّرَكُمۡ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗىۚ قَالُوٓاْ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا بَشَرٞ مِّثۡلُنَا تُرِيدُونَ أَن تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأۡتُونَا بِسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٖ ١٠

ḳâlet rusülühüm efi-llâhi şekkün fâṭiri-ssemâvâti vel'arḍ. yed`ûküm liyagfira leküm min ẕünûbiküm veyüeḫḫiraküm ilâ ecelim müsemmâ. ḳâlû in entüm illâ beşerum miŝlünâ. türîdûne en teṣuddûnâ `ammâ kâne ya`büdü âbâünâ fe'tûnâ bisülṭânim mübîn.

– Çeviriyazı

Resulleri “hiç” dediler, “gökleri ve yeri yaratan Allah’ta şek edilir mi? O, sizi günahlarınızı mağfiret etmek için çağırıyor ve müsemmâ bir ecele kadar size müsaade ediyor.” “Siz” dediler, “bizim gibi bir beşersiniz, bizi babalarımızın taptıklarından çevirmek istiyorsunuz, o hâlde bize sultası açık bir burhan getiriniz”.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Peygamberleri, onlara «Göklerin ve yerin yoktan varedicisi olan Allah hakkında şüphe olur mu hiç? O bazı günahlarınızı bağışlamak için sizi doğru yola çağırıyor, bu konuda size belirli bir sürenin sonuna kadar mühlet tanıyor» dediler.

– Seyyid Kutub

Peygamberleri dedi ki: "Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Halbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar ertelemek için sizi (imana) çağırıyor. Onlar, "Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin" dediler.

– Diyanet İşleri

قَالَتۡ لَهُمۡ رُسُلُهُمۡ إِن نَّحۡنُ إِلَّا بَشَرٞ مِّثۡلُكُمۡ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَمُنُّ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦۖ وَمَا كَانَ لَنَآ أَن نَّأۡتِيَكُم بِسُلۡطَٰنٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلۡيَتَوَكَّلِ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ ١١

ḳâlet lehüm rusülühüm in naḥnü illâ beşerum miŝlüküm velâkinne-llâhe yemünnü `alâ mey yeşâü min `ibâdih. vemâ kâne lenâ en ne'tiyeküm bisülṭânin illâ biiẕni-llâh. ve`ale-llâhi felyetevekkeli-lmü'minûn.

– Çeviriyazı

Resûlleri onlara “evet” dediler, “biz sizin gibi bir beşerden başka bir şey değiliz velâkin Allah kullarından dilediğine nimetini ihsan buyurur ve Allah’ın izni olmadıkça size bir sulta ve burhan getirmek bizim haddimiz değildir. Ve hep Allah’a tevekkül etmelidir onun için mü’minler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Peygamberleri onlara dediler ki, «Evet biz de sizin gibi birer insanız, fakat Allah dilediği kuluna bağışta bulunur. Allah'ın izni olmadıkça biz size mucize gösteremeyiz. Mü'minler sırf Allah'a dayanmalıdır.

– Seyyid Kutub

Peygamberleri onlara dedi ki: "Biz ancak sizin gibi birer insanız. Fakat Allah kullarından dilediğine (peygamberlik) nimetini bahşeder. Allah'ın izni olmadıkça bizim size bir delil getirmemiz haddimize değil. Mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsinler."

– Diyanet İşleri

وَمَا لَنَآ أَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى ٱللَّهِ وَقَدۡ هَدَىٰنَا سُبُلَنَاۚ وَلَنَصۡبِرَنَّ عَلَىٰ مَآ ءَاذَيۡتُمُونَاۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلۡيَتَوَكَّلِ ٱلۡمُتَوَكِّلُونَ ١٢

vemâ lenâ ellâ netevekkele `ale-llâhi veḳad hedânâ sübülenâ. velenaṣbiranne `alâ mâ âẕeytümûnâ. ve`ale-llâhi felyetevekkeli-lmütevekkilûn.

– Çeviriyazı

Ve biz, neyimize Allah’a mütevekkil olmayalım ki O bizlere yollarımızı dosdoğru gösterdi, ve elbette bize yaptığınız ezâlara karşı sabredeceğiz, ve hep Allah’a tevekkül etmelidir onun için mütevekkiller”.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Allah bizi doğru yola ilettiğine göre, niye O'na dayanmayalım ki? Bize edeceğiniz eziyetlere kesinlikle katlanacağız. Dayanak arayanlar sırf Allah'a dayanmalıdırlar.»

– Seyyid Kutub

"Allah bize yollarımızı dosdoğru göstermişken, biz ne diye ona tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız eziyete elbette katlanacağız. Tevekkül edenler yalnız Allah'a tevekkül etsinler."

– Diyanet İşleri

وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لِرُسُلِهِمۡ لَنُخۡرِجَنَّكُم مِّنۡ أَرۡضِنَآ أَوۡ لَتَعُودُنَّ فِي مِلَّتِنَاۖ فَأَوۡحَىٰٓ إِلَيۡهِمۡ رَبُّهُمۡ لَنُهۡلِكَنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ ١٣

veḳâle-lleẕîne keferû lirusülihim lenuḫricenneküm min arḍinâ ev lete`ûdünne fî milletinâ. feevḥâ ileyhim rabbühüm lenühlikenne-żżâlimîn.

– Çeviriyazı

Küfredenler de resullerine dediler ki: “Mutlak ve mutlak sizi toprağımızdan çıkarırız, yahut ki milletimize dönersiniz.” Rableri de onlara şöyle vahiy verdi ki “muhakkak ve muhakkak zâlimleri ihlâk edeceğiz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Kâfirler, peygamberlerine «Ya dinimize dönersiniz, ya da sizi yurdumuzdan kovarız» dediler. Fakat Rabbleri, onlara vahiy yolu ile bildirdi ki, «Biz zalimleri kesinlikle yokedeceğiz.»

– Seyyid Kutub

İnkar edenler peygamberlerine, "Andolsun, ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız, ya da bizim dinimize dönersiniz" dediler. Rableri de onlara şöyle vahyetti: "Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz."

– Diyanet İşleri

وَلَنُسۡكِنَنَّكُمُ ٱلۡأَرۡضَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡۚ ذَٰلِكَ لِمَنۡ خَافَ مَقَامِي وَخَافَ وَعِيدِ ١٤

velenüskinennekümü-l'arḍa mim ba`dihim. ẕâlike limen ḫâfe meḳâmî veḫâfe ve`îd.

– Çeviriyazı

Ve arkalarından sizi o arza iskân eyleyeceğiz, bu işte makamımdan korkana, va‘îdimden korkana vaadim”.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onların arkasından yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu müjde benim karşıma çıkacağından çekinen ve benim tehditlerimden korkanlar içindir.»

– Seyyid Kutub

"Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimseler içindir."

– Diyanet İşleri

وَٱسۡتَفۡتَحُواْ وَخَابَ كُلُّ جَبَّارٍ عَنِيدٖ ١٥

vestefteḥû veḫâbe küllü cebbârin `anîd.

– Çeviriyazı

Hem fütûhât istediler hem de hâib oldu her cebbâr-ı anîd.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Peygamberler, Allah'dan zafer dilediler, bunun üzerine bütün inatçı zorbalar hüsrana uğradılar.

– Seyyid Kutub

Peygamberler Allah'tan yardım istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı.

– Diyanet İşleri

مِّن وَرَآئِهِۦ جَهَنَّمُ وَيُسۡقَىٰ مِن مَّآءٖ صَدِيدٖ ١٦

miv verâihî cehennemü veyüsḳâ mim mâin ṣadîd.

– Çeviriyazı

Arkasından cehennem, neler olacak ve irin suyundan sulanacak.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ayrıca herbirinin önünde cehennem vardır, orada kendisine irinli su içirilecektir.

– Seyyid Kutub

Hüsranın ardından da cehennem vardır. Orada kendisine irinli su içirilecektir.

– Diyanet İşleri

يَتَجَرَّعُهُۥ وَلَا يَكَادُ يُسِيغُهُۥ وَيَأۡتِيهِ ٱلۡمَوۡتُ مِن كُلِّ مَكَانٖ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٖۖ وَمِن وَرَآئِهِۦ عَذَابٌ غَلِيظٞ ١٧

yetecerra`uhû velâ yekâdü yüsîguhû veye'tîhi-lmevtü min külli mekâniv vemâ hüve bimeyyit. vemiv verâihî `aẕâbün galîż.

– Çeviriyazı

Yutmaya çalışacak, boğazından geçiremeyecek, her taraftan ona ölüm gelecek, hâlbuki ölmeyecek, arkasından da galiz bir azab.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bu irinli suyu yutkunarak içer, normal biçimde içemez. Her yandan ölümün saldırısına uğradığı halde ölemez. Önünde çetin bir azap vardır.

– Seyyid Kutub

Onu yudumlamaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek fakat ölmeyecek, arkasından da şiddetli bir azap gelecektir.

– Diyanet İşleri

مَّثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِمۡۖ أَعۡمَٰلُهُمۡ كَرَمَادٍ ٱشۡتَدَّتۡ بِهِ ٱلرِّيحُ فِي يَوۡمٍ عَاصِفٖۖ لَّا يَقۡدِرُونَ مِمَّا كَسَبُواْ عَلَىٰ شَيۡءٖۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلۡبَعِيدُ ١٨

meŝelü-lleẕîne keferû birabbihim a`mâlühüm keramâdin-şteddet bihi-rrîḥu fî yevmin `âṣif. lâ yaḳdirûne mimmâ kesebû `alâ şey'. ẕâlike hüve-ḍḍalâlü-lbe`îd.

– Çeviriyazı

Rablerine küfredenlerin meseli şudur: Amelleri bir küle benzer ki onu fırtınalı bir günde rüzgâr şiddetle savurmaktadır, kazandıklarından hiçbir şey ellerine geçmez, işte budur asıl o uzak dalâl.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Rabblerini inkâr edenlerin iyi davranışları fırtınalı bir günde şiddetli rüzgârda savrulan küle benzer, yaptıkları iyi işler karşılığında ellerine hiçbir şey geçmez. İşte koyu sapıklık budur.

– Seyyid Kutub

Rablerini inkar edenlerin durumu şudur: Onların işleri, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir şeyin (ahirette) yararını görmezler. İşte bu derin sapıklıktır.

– Diyanet İşleri

أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّۚ إِن يَشَأۡ يُذۡهِبۡكُمۡ وَيَأۡتِ بِخَلۡقٖ جَدِيدٖ ١٩

elem tera enne-llâhe ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa bilḥaḳḳ. iy yeşe' yüẕhibküm veye'ti biḫalḳin cedîd.

– Çeviriyazı

Görmedin mi? Allah gökleri ve yeri hak ile yaratmış, dilerse sizi giderir yepyeni bir halk getirir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Allah'ın gökleri ve yeri hak ilkesine dayalı olarak yarattığını görmüyor musun? O eğer dilerse sizi yokedip yerinize yeni bir canlı türü geçirebilir.

– Seyyid Kutub

Allah'ın gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi giderir ve yeni bir halk getirir.

– Diyanet İşleri

وَمَا ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ بِعَزِيزٖ ٢٠

vemâ ẕâlike `ale-llâhi bi`azîz.

– Çeviriyazı

Ve Allah’a göre bu ehemmiyetli bir şey değildir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bu Allah için zor bir iş değildir.

– Seyyid Kutub

Bu Allah'a hiç de güç gelmez.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Kur’an’ı Latinize edilmiş metinden okumak uygun görülmemektedir; çeviriyazı metni yalnızca arama sonuçları için eklenmiştir. ⚠️
Okuyucu

Yazı Boyutu


İbrâhîm
Sûre Seç
1. Fâtiha
2. Bakara
3. Âli İmrân
4. Nisâ
5. Mâide
6. En'âm
7. A'râf
8. Enfâl
9. Tevbe
10. Yûnus
11. Hûd
12. Yûsuf
13. Ra'd
14. İbrâhîm
15. Hicr
16. Nahl
17. İsrâ
18. Kehf
19. Meryem
20. Tâhâ
21. Enbiyâ
22. Hacc
23. Mu'minûn
24. Nûr
25. Furkân
26. Şuarâ
27. Neml
28. Kasas
29. Ankebût
30. Rûm
31. Lokmân
32. Secde
33. Ahzâb
34. Sebe
35. Fâtır
36. Yâsîn
37. Sâffât
38. Sâd
39. Zumer
40. Gâfir
41. Fussilet
42. Şûrâ
43. Zuhrûf
44. Duhân
45. Câsiye
46. Ahkâf
47. Muhammed
48. Fetih
49. Hucurât
50. Kaf
51. Zâriyât
52. Tûr
53. Necm
54. Kamer
55. Rahmân
56. Vâkıa
57. Hadîd
58. Mucâdele
59. Haşr
60. Mumtehine
61. Saff
62. Cuma
63. Munâfikûn
64. Tegâbun
65. Talâk
66. Tahrîm
67. Mülk
68. Kalem
69. Hâkka
70. Meâric
71. Nûh
72. Cin
73. Müzzemmil
74. Müddessir
75. Kıyâmet
76. İnsân
77. Murselât
78. Nebe
79. Nâziât
80. Abese
81. Tekvîr
82. İnfitâr
83. Mutaffifîn
84. İnşikak
85. Burûc
86. Târık
87. A'lâ
88. Gâşiye
89. Fecr
90. Beled
91. Şems
92. Leyl
93. Duhâ
94. İnşirâh
95. Tîn
96. Alak
97. Kadr
98. Beyyine
99. Zilzâl
100. Âdiyât
101. Kâria
102. Tekâsür
103. Asr
104. Humeze
105. Fîl
106. Kureyş
107. Mâûn
108. Kevser
109. Kâfirûn
110. Nasr
111. Mesed
112. İhlâs
113. Felak
114. Nâs
1
Ayet
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52