بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَأَرۡسَلۡنَا ٱلرِّيَٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَسۡقَيۡنَٰكُمُوهُ وَمَآ أَنتُمۡ لَهُۥ بِخَٰزِنِينَ ٢٢

Bir de aşılayıcı rüzgârlar gönderdik de Semâ’dan bir kadrile bir su indirip sizi onunla suvardık, onu hazînelerde tutan siz değilsiniz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Gönderdiğimiz yağmur yükleyici rüzgârlar aracılığı ile size gökten su indirerek su ihtiyacınızı karşıladık. Yoksa su kaynağını oluşturan siz değilsiniz.

– Seyyid Kutub

Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.

– Diyanet İşleri

وَإِنَّا لَنَحۡنُ نُحۡيِۦ وَنُمِيتُ وَنَحۡنُ ٱلۡوَٰرِثُونَ ٢٣

Her halde biz, mutlak hem bir hayat veririz hem öldürürüz, hepsine vâris de biziz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Dirilten de öldüren de yalnız biziz ve her şey sonunda bize kalır.

– Seyyid Kutub

Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz

– Diyanet İşleri

وَلَقَدۡ عَلِمۡنَا ٱلۡمُسۡتَقۡدِمِينَ مِنكُمۡ وَلَقَدۡ عَلِمۡنَا ٱلۡمُسۡتَـٔۡخِرِينَ ٢٤

Kasem olsun ki içinizden öne geçmek istiyenler de malûmumuz, geri kalmak istiyenler de malûmumuz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Biz sizin eskiden gelip geçenlerini de geride kalanlarını da biliriz.

– Seyyid Kutub

Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sonraya kalanları da.

– Diyanet İşleri

وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحۡشُرُهُمۡۚ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٞ ٢٥

Ve hakikat Rabbin O, onları hep haşredecek, hakikat O, Hakîmdir, Alîmdir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Hiç kuşkusuz Rabbin tüm insanları biraraya toplayacaktır. O her işi yerinde yapar ve her şeyi bilir.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

– Diyanet İşleri

وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ مِن صَلۡصَٰلٖ مِّنۡ حَمَإٖ مَّسۡنُونٖ ٢٦

Filhakika biz insanı bir "salsâl" den, mesnun bir balçıktan yarattık.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Gerçekten biz insanı kara çamurdan oluşmuş kuru balçıktan yarattık.

– Seyyid Kutub

Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.

– Diyanet İşleri

وَٱلۡجَآنَّ خَلَقۡنَٰهُ مِن قَبۡلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ ٢٧

Cann, onu da bundan evvel insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yaratmıştık.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Cinni de daha önce dumansız alevden yarattık.

– Seyyid Kutub

Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.

– Diyanet İşleri

وَإِذۡ قَالَ رَبُّكَ لِلۡمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّي خَٰلِقُۢ بَشَرٗا مِّن صَلۡصَٰلٖ مِّنۡ حَمَإٖ مَّسۡنُونٖ ٢٨

Ve düşün o vakti ki Rabbin melâikeye: ben, demişti: salsâlden, mesnun bir balçıktan bir beşer halkedeceğim. Binaenaleyh onu tesviye ettiğim ve içine ruhumdan nefheylediğim vakit derhal onun için secdeye kapanın.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Hani Rabbin, meleklere dedi ki; «Ben kara çamurdan oluşmuş kuru balçıktan bir insan yaratacağım.»

– Seyyid Kutub

(28-29) Hani Rabbin meleklere, “Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin” demişti.

– Diyanet İşleri

فَإِذَا سَوَّيۡتُهُۥ وَنَفَخۡتُ فِيهِ مِن رُّوحِي فَقَعُواْ لَهُۥ سَٰجِدِينَ ٢٩

Ve düşün o vakti ki Rabbin melâikeye: ben, demişti: salsâlden, mesnun bir balçıktan bir beşer halkedeceğim. Binaenaleyh onu tesviye ettiğim ve içine ruhumdan nefheylediğim vakit derhal onun için secdeye kapanın.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ona biçim verip içine kendi ruhumdan bir soluk üflediğimde önünde secdeye kapanınız!»

– Seyyid Kutub

(28-29) Hani Rabbin meleklere, “Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin” demişti.

– Diyanet İşleri

فَسَجَدَ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمۡ أَجۡمَعُونَ ٣٠

Onun üzerine melâike, hepsi toptan secde ettiler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine bütün melekler hep birlikte secdeye kapandılar.

– Seyyid Kutub

Bunun üzerine bütün melekler saygı ile eğildiler.

– Diyanet İşleri

إِلَّآ إِبۡلِيسَ أَبَىٰٓ أَن يَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ ٣١

Ancak İblîs secde edenlerle beraber olmaktan ebâ eyledi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yalnız İblis, secdeye kapananlar arasında olmayı reddetti.

– Seyyid Kutub

Ancak İblis, saygı ile eğilenlerle beraber olmaktan kaçındı.

– Diyanet İşleri

قَالَ يَٰٓإِبۡلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ ٣٢

Ya İblis, dedi: sen neye secde edenlerle beraber olmadın?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Allah «Ey İblis, seni secde edenler ile birlikte olmaktan alıkoyan nedir?» dedi.

– Seyyid Kutub

Allah, “Ey İblis! Saygı ile eğilenlerle beraber olmamandaki maksadın ne?” dedi.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00