040 surah
(40) Gâfir · BAĞIŞLAYAN
Mekke · 85 Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

هُوَ ٱلَّذِي يُحۡيِۦ وَيُمِيتُۖ فَإِذَا قَضَىٰٓ أَمۡرٗا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ ٦٨

hüve-lleẕî yuḥyî veyümît. feiẕâ ḳaḍâ emran feinnemâ yeḳûlü lehû kün feyekûn.

– Çeviriyazı

O O’dur ki hem diriltir hem öldürür, hâsılı O bir emri istediği vakit ona sade “ol!” der, oluverir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Yaşatan ve öldüren O'dur. Bir işin olmasını istedi mi, ona sadece «ol» der o da olur.

– Seyyid Kutub

O, yaşatan ve öldürendir. Bir şeye karar verdiğinde ona sadece "ol" der, o da oluverir.

– Diyanet İşleri

أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ يُجَٰدِلُونَ فِيٓ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ أَنَّىٰ يُصۡرَفُونَ ٦٩

elem tera ile-lleẕîne yücâdilûne fî âyâti-llâh. ennâ yuṣrafûn.

– Çeviriyazı

Bakmaz mısın şimdi o Allah’ın âyetlerinde mücadeleye kalkanlara, nereden döndürülüyorlar?

– Elmalılı Hamdi Yazır

Allah'ın ayetleri hakkında tartışanların nasıl Hak'tan çevrildiklerini görmedin mi?

– Seyyid Kutub

Allah'ın âyetleri hakkında tartışanları görmedin mi? Nasıl da döndürülüyorlar?

– Diyanet İşleri

ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِٱلۡكِتَٰبِ وَبِمَآ أَرۡسَلۡنَا بِهِۦ رُسُلَنَاۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ ٧٠

elleẕîne keẕẕebû bilkitâbi vebimâ erselnâ bihî rusülenâ. fesevfe ya`lemûn.

– Çeviriyazı

Kitaba ve resullerimizi gönderdiğimiz şeylere yalan diyenler artık ileride bilecekler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O, Kitab'ı duyurulması için elçilerimize gönderdiğimiz şeyleri yalanlayanlar, yakında bileceklerdir.

– Seyyid Kutub

Onlar, kitabı (Kur'an'ı) ve elçilerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlardır. Onlar bilecekler

– Diyanet İşleri

إِذِ ٱلۡأَغۡلَٰلُ فِيٓ أَعۡنَٰقِهِمۡ وَٱلسَّلَٰسِلُ يُسۡحَبُونَ ٧١

iẕi-l'aglâlü fî a`nâḳihim vesselâsil. yüsḥabûn.

– Çeviriyazı

O vakit ki tomruklar boyunlarında ve zincirler, sürüklenecekler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.

– Seyyid Kutub

O zaman onlar, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde kaynar suda sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.

– Diyanet İşleri

فِي ٱلۡحَمِيمِ ثُمَّ فِي ٱلنَّارِ يُسۡجَرُونَ ٧٢

fi-lḥamîmi ŝümme fi-nnâri yüscerûn.

– Çeviriyazı

Hamîmde, sonra ateşte kaynatılacaklar.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Kaynar suda sonra da ateşte yakılacaklardır.

– Seyyid Kutub

O zaman onlar, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde kaynar suda sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.

– Diyanet İşleri

ثُمَّ قِيلَ لَهُمۡ أَيۡنَ مَا كُنتُمۡ تُشۡرِكُونَ ٧٣

ŝümme ḳîle lehüm eyne mâ küntüm tüşrikûn.

– Çeviriyazı

Sonra denecek onlara: “Nerede o şirk koştuklarınız,

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra onlara denilecektir: «Ortak koştuklarınız nerede?

– Seyyid Kutub

Sonra onlara, "Allah'ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?" denilir. Onlar da, "(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz. (taptıklarımız bir hiçmiş)" derler. İşte Allah inkârcıları böyle saptırır.

– Diyanet İşleri

مِن دُونِ ٱللَّهِۖ قَالُواْ ضَلُّواْ عَنَّا بَل لَّمۡ نَكُن نَّدۡعُواْ مِن قَبۡلُ شَيۡـٔٗاۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ ٱلۡكَٰفِرِينَ ٧٤

min dûni-llâh. ḳâlû ḍallû `annâ bel lem nekün ned`û min ḳablü şey'â. keẕâlike yüḍillü-llâhü-lkâfirîn.

– Çeviriyazı

Allah’ın berisinden?” Diyecekler ki: “Onlar bizden gāib oldular, daha doğrusu biz bundan evvel bir şeye ibadet eder değilmişiz.” İşte Allah kâfirleri böyle şaşkın eder.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Allah'tan başka taptıklarınız?» Dediler ki: «Bizden uzaklaşıp kayboldular; hayır, meğer biz önceden hiçbir şeye tapmamışız. (Taptıklarımız hiçbir şey değilmiş).» İşte Allah kafirleri böyle şaşırtır.

– Seyyid Kutub

Sonra onlara, "Allah'ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?" denilir. Onlar da, "(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz. (taptıklarımız bir hiçmiş)" derler. İşte Allah inkârcıları böyle saptırır.

– Diyanet İşleri

ذَٰلِكُم بِمَا كُنتُمۡ تَفۡرَحُونَ فِي ٱلۡأَرۡضِ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّ وَبِمَا كُنتُمۡ تَمۡرَحُونَ ٧٥

ẕâliküm bimâ küntüm tefraḥûne fi-l'arḍi bigayri-lḥaḳḳi vebimâ küntüm temraḥûn.

– Çeviriyazı

Bu şundan: Çünkü yeryüzünde haksızlıkla seviniyordunuz ve çünkü güveniyordunuz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bu durum sizin yeryüzünde haksız olarak şımarmanızdan ve aşırı derecede sevinip böbürlenmenizdendir.

– Seyyid Kutub

Bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarmanızdan ve böbürlenmenizden ötürüdür.

– Diyanet İşleri

ٱدۡخُلُوٓاْ أَبۡوَٰبَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَاۖ فَبِئۡسَ مَثۡوَى ٱلۡمُتَكَبِّرِينَ ٧٦

üdḫulû ebvâbe cehenneme ḫâlidîne fîhâ. febi'se meŝve-lmütekebbirîn.

– Çeviriyazı

Girin cehennemin kapılarına içlerinde muhalled kalmak üzere, bak ne çirkin mevkiʿi o kibirlenenlerin.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Cehennemin kapılarından, girin orada ebedi kalacaksınız. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür.

– Seyyid Kutub

Onlara, "Ebedî kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!" (denir).

– Diyanet İşleri

فَٱصۡبِرۡ إِنَّ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقّٞۚ فَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعۡضَ ٱلَّذِي نَعِدُهُمۡ أَوۡ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيۡنَا يُرۡجَعُونَ ٧٧

faṣbir inne va`de-llâhi ḥaḳḳun. feimmâ nüriyenneke ba`ḍa-lleẕî ne`idühüm ev neteveffeyenneke feileynâ yürce`ûn.

– Çeviriyazı

Onun için sabret, Allah’ın vaadi haktır: muhakkak olacaktır. Artık onlara ettiğimiz vaʿîdin bazısını sana göstersek de, yahut seni kendimize alsak da onlar mutlak döndürülüp bize getirilecekler.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Muhammed! Sabret, şüphesiz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını sana gösteririz veya seni öldürürüz, nasıl olsa onların dönüşü Bize'dir.

– Seyyid Kutub

Sen sabret! Şüphesiz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azâbın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefât ettirsek de, sonunda onlar bize döndürüleceklerdir.

– Diyanet İşleri

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا رُسُلٗا مِّن قَبۡلِكَ مِنۡهُم مَّن قَصَصۡنَا عَلَيۡكَ وَمِنۡهُم مَّن لَّمۡ نَقۡصُصۡ عَلَيۡكَۗ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأۡتِيَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۚ فَإِذَا جَآءَ أَمۡرُ ٱللَّهِ قُضِيَ بِٱلۡحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ ٱلۡمُبۡطِلُونَ ٧٨

veleḳad erselnâ rusülem min ḳablike minhüm men ḳaṣaṣnâ `aleyke veminhüm mel lem naḳṣuṣ `aleyk. vemâ kâne lirasûlin ey ye'tiye biâyetin illâ biiẕni-llâh. feiẕâ câe emru-llâhi ḳuḍiye bilḥaḳḳi veḫasira hünâlike-lmübṭilûn.

– Çeviriyazı

Celâlim hakkı için Biz senin önünden nice resuller göndermişiz, onlardan kimini sana ayıtmışız, kimini de ayıtmamışızdır. Hiçbir resul için Allah’ın izni olmaksızın bir âyet (bir mucize) getirmek olamaz, Allah’ın emri gelince de hak yerine getirilir ve işte hüsrâna burada düştü mubtıller.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Andolsun, biz senden önce de Peygamberler gönderdik. Onlardan kiminin hayatını sana anlattık, kimini de anlatmadık. Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'ın emri geldiği zaman hak yerine getirilir ve işte o zaman Allah'ın ayetlerini boşa çıkarmağa çalışanlar, hüsrana uğrarlar.

– Seyyid Kutub

Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var. Hiçbir peygamber Allah'ın izni olmadan bir mûcize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Kur’an’ı Latinize edilmiş metinden okumak uygun görülmemektedir; çeviriyazı metni yalnızca arama sonuçları için eklenmiştir. ⚠️
Okuyucu

Yazı Boyutu


Gâfir
Sûre Seç
1. Fâtiha
2. Bakara
3. Âli İmrân
4. Nisâ
5. Mâide
6. En'âm
7. A'râf
8. Enfâl
9. Tevbe
10. Yûnus
11. Hûd
12. Yûsuf
13. Ra'd
14. İbrâhîm
15. Hicr
16. Nahl
17. İsrâ
18. Kehf
19. Meryem
20. Tâhâ
21. Enbiyâ
22. Hacc
23. Mu'minûn
24. Nûr
25. Furkân
26. Şuarâ
27. Neml
28. Kasas
29. Ankebût
30. Rûm
31. Lokmân
32. Secde
33. Ahzâb
34. Sebe
35. Fâtır
36. Yâsîn
37. Sâffât
38. Sâd
39. Zumer
40. Gâfir
41. Fussilet
42. Şûrâ
43. Zuhrûf
44. Duhân
45. Câsiye
46. Ahkâf
47. Muhammed
48. Fetih
49. Hucurât
50. Kaf
51. Zâriyât
52. Tûr
53. Necm
54. Kamer
55. Rahmân
56. Vâkıa
57. Hadîd
58. Mucâdele
59. Haşr
60. Mumtehine
61. Saff
62. Cuma
63. Munâfikûn
64. Tegâbun
65. Talâk
66. Tahrîm
67. Mülk
68. Kalem
69. Hâkka
70. Meâric
71. Nûh
72. Cin
73. Müzzemmil
74. Müddessir
75. Kıyâmet
76. İnsân
77. Murselât
78. Nebe
79. Nâziât
80. Abese
81. Tekvîr
82. İnfitâr
83. Mutaffifîn
84. İnşikak
85. Burûc
86. Târık
87. A'lâ
88. Gâşiye
89. Fecr
90. Beled
91. Şems
92. Leyl
93. Duhâ
94. İnşirâh
95. Tîn
96. Alak
97. Kadr
98. Beyyine
99. Zilzâl
100. Âdiyât
101. Kâria
102. Tekâsür
103. Asr
104. Humeze
105. Fîl
106. Kureyş
107. Mâûn
108. Kevser
109. Kâfirûn
110. Nasr
111. Mesed
112. İhlâs
113. Felak
114. Nâs
1
Ayet
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85