بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَمَا نَقَمُواْ مِنۡهُمۡ إِلَّآ أَن يُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَمِيدِ ٨

Onlardan kızdıkları da yalnız Aziz, hamîd olan Allah’a iman etmeleri idi.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Müminlerden öç almalarının tek sebebi aziz, övgüye lâyık Allah'a inanmalarıydı.

– Seyyid Kutub

(8-9) Onlar mü’minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye lâyık Allah’a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah, her şeye şahittir.

– Diyanet İşleri

ٱلَّذِي لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ شَهِيدٌ ٩

Ki bütün Semâvât ve arz mülkü onundur ve Allah, her şeye şâhiddir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O Allah ki göklerin ve yerin sahibi olan Allah'a. Allah herşeye şahittir.

– Seyyid Kutub

(8-9) Onlar mü’minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye lâyık Allah’a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah, her şeye şahittir.

– Diyanet İşleri

إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُواْ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ ثُمَّ لَمۡ يَتُوبُواْ فَلَهُمۡ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمۡ عَذَابُ ٱلۡحَرِيقِ ١٠

O kimseler ki mü'minîn ve mü'minâta fitne yapmışlar, sonra da tevbe etmemişlerdir muhakkak artık onlara cehennem azâbı var ve onlara yangın azâbı vardır.

– Elmalılı Hamdi Yazır

İnanmış erkek ve kadınlara işkence edip, sonra yaptıklarına tevbe etmeyenler, var ya. Şüphesiz onlar için cehennem azabı vardır. Yakıp kavuran azap ta onlaradır,

– Seyyid Kutub

Şüphesiz mü’min erkeklerle mü’min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.

– Diyanet İşleri

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمۡ جَنَّٰتٞ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡكَبِيرُ ١١

O kimseler ki iman etmişler ve salih ameller işlemişlerdir, muhakkak onlara altından ırmaklar akar cennetler var, işte o büyük kurtuluş dur.

– Elmalılı Hamdi Yazır

inananlar ve iyi işler yapanlar için de altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş budur.

– Seyyid Kutub

İman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.

– Diyanet İşleri

إِنَّ بَطۡشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ ١٢

Hakîkat Rabbi’nin tutuşu şediddir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Doğrusu Rabbinin yakalaması şiddetlidir.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz, Rabbinin yakalaması çok çetindir.

– Diyanet İşleri

إِنَّهُۥ هُوَ يُبۡدِئُ وَيُعِيدُ ١٣

Çünkü o hem mübdî hem muîddir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

İlk yaratan ve tekrar yaratacak olan da O'dur.

– Seyyid Kutub

Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrarlar.

– Diyanet İşleri

وَهُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلۡوَدُودُ ١٤

Onunla beraber Gafurdur, çok sevgili (vedud) dur.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O, bağışlayan ve sevendir.

– Seyyid Kutub

O, çok bağışlayandır, çok sevendir.

– Diyanet İşleri

ذُو ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡمَجِيدُ ١٥

Arş’ın sahibi, şanlı (mecîd) dir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Arş'ın sahibidir, yücedir.

– Seyyid Kutub

Arş’ın sahibidir, şanı yüce olandır.

– Diyanet İşleri

فَعَّالٞ لِّمَا يُرِيدُ ١٦

Dilediğini yapar (fa'alün limâ yürîd) dir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

İstediğini yapandır.

– Seyyid Kutub

Dilediğini mutlaka yapandır.

– Diyanet İşleri

هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلۡجُنُودِ ١٧

Geldi ya, sana kıssası o orduların (o cünudun).

– Elmalılı Hamdi Yazır

Sana orduların haberi geldi mi?

– Seyyid Kutub

(17-18) Orduların, Firavun ve Semûd’un haberi sana geldi mi?

– Diyanet İşleri

فِرۡعَوۡنَ وَثَمُودَ ١٨

Firavun’un ve Semud’un.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Firavun ve Semud'a ait orduların.

– Seyyid Kutub

(17-18) Orduların, Firavun ve Semûd’un haberi sana geldi mi?

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00