بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٞ ٧
Ve o kendi şâhiddir buna.
Ve kendisi de buna şahittir.
Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.
وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلۡخَيۡرِ لَشَدِيدٌ ٨
Ve o sevdiği için serveti katıdır, çetindir ona.
Doğrusu o, malı çok sever.
Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.
۞ أَفَلَا يَعۡلَمُ إِذَا بُعۡثِرَ مَا فِي ٱلۡقُبُورِ ٩
Fakat bilmeyecek mi? Deşlidiği zaman o kabirdekiler.
Bilmez mi o, kabirlerde olanlar dışarı atıldığı,
(9-11) Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her hâlinden mutlaka haberdardır.
وَحُصِّلَ مَا فِي ٱلصُّدُورِ ١٠
Ve derildiği zaman o sadırdakiler.
Kalplerde olanlar ortaya konulduğu zaman.
(9-11) Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her hâlinden mutlaka haberdardır.
إِنَّ رَبَّهُم بِهِمۡ يَوۡمَئِذٖ لَّخَبِيرُۢ ١١
O gün o Rableri onlara elbette habîrdir.
Doğrusu Rabbleri o gün herşeyinden haberdardır.
(9-11) Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her hâlinden mutlaka haberdardır.