بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ ٣٣

Amma geldiği vakit o sahha (o sayhasını dinletecek belâ).

– Elmalılı Hamdi Yazır

Kulakları sağır edercesine yüksek o gürültü geldiği zaman.

– Seyyid Kutub

(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.

– Diyanet İşleri

يَوۡمَ يَفِرُّ ٱلۡمَرۡءُ مِنۡ أَخِيهِ ٣٤

O kaçacağı gün kişinin kardeşinden.

– Elmalılı Hamdi Yazır

İşte o gün kişi kaçar, kardeşinden,

– Seyyid Kutub

(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.

– Diyanet İşleri

وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ ٣٥

Ve anasından babasından.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Anasından, babasından,

– Seyyid Kutub

(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.

– Diyanet İşleri

وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ ٣٦

Ve refîkasından ve oğullarından.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Eşinden ve oğullarından.

– Seyyid Kutub

(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.

– Diyanet İşleri

لِكُلِّ ٱمۡرِيٕٖ مِّنۡهُمۡ يَوۡمَئِذٖ شَأۡنٞ يُغۡنِيهِ ٣٧

Onlardan her kişinin bir şe'ni vardır o gün başından aşar.

– Elmalılı Hamdi Yazır

O gün herkesin başından aşkın işi vardır.

– Seyyid Kutub

(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.

– Diyanet İşleri

وُجُوهٞ يَوۡمَئِذٖ مُّسۡفِرَةٞ ٣٨

Yüzler vardır o gün ışılar.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bazı yüzler o gün parıl parıldır.

– Seyyid Kutub

O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar,

– Diyanet İşleri

ضَاحِكَةٞ مُّسۡتَبۡشِرَةٞ ٣٩

Güler sevinir.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Güleç ve sevinçli.

– Seyyid Kutub

Gülerler, sevinirler.

– Diyanet İşleri

وَوُجُوهٞ يَوۡمَئِذٍ عَلَيۡهَا غَبَرَةٞ ٤٠

Yüzler de vardır o gün üzerinde tortoz.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Bazı yüzler o gün tozlanmış.

– Seyyid Kutub

O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler.

– Diyanet İşleri

تَرۡهَقُهَا قَتَرَةٌ ٤١

Sarar onu bir kara.

– Elmalılı Hamdi Yazır

Karanlıklar bürümüştür onları.

– Seyyid Kutub

Onları bir siyahlık bürür.

– Diyanet İşleri

أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَفَرَةُ ٱلۡفَجَرَةُ ٤٢

İşte onlar o kefere-i fecere.

– Elmalılı Hamdi Yazır

İşte onlar hayasız pis kafirlerdir.

– Seyyid Kutub

İşte onlar, kâfirlerdir, günaha dalanlardır.

– Diyanet İşleri

AYARLAR
Okuyucu

Yazı Boyutu


00:00
00:00