Bu başlık altında (57) ayet bulunmaktadır.
-
İbrâhîm, 14:48
O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve insanlar bir ve kahhar (her şeyin üzerinde yegâne hakim) olan Allah'ın huzuruna çıkarlar.
-
Kehf, 18:47
Dağları yürüteceğimiz ve senin yeryüzünü çırılçıplak göreceğin günü bir hatırla. Biz onları mahşerde toplarız da içlerinden hiçbirini bırakmayız.
-
Tâhâ, 20:105
(Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) halini soruyorlar. De ki: "Rabbim onları toz edip savuracak."
-
Tâhâ, 20:106
"Onların yerlerini dümdüz, boş bir alan halinde bırakacaktır."
-
Tâhâ, 20:107
"Orada hiçbir çukur, hiçbir tümsek göremeyeceksin."
-
Enbiyâ, 21:104
Yazılı kağıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz bunu muhakkak yapacağız.
-
Neml, 27:88
Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Halbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
-
Zumer, 39:67
Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O'nun elindedir. Gökler de O'nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.
-
Duhân, 44:10
Göğün açık bir duman getireceği günü bekle.
-
Tûr, 52:10
Dağlar yürüdükçe yürür.
-
Rahmân, 55:37
Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül haline geldiği zaman (haliniz ne olur?)
-
Vâkıa, 56:4
Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
-
Vâkıa, 56:5
Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
-
Vâkıa, 56:6
Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
-
Hâkka, 69:13
Sûr'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş(kıyamet kopmuş)tur.
-
Hâkka, 69:14
Sûr'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş(kıyamet kopmuş)tur.
-
Hâkka, 69:15
Sûr'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş(kıyamet kopmuş)tur.
-
Hâkka, 69:16
Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.
-
Hâkka, 69:17
Melekler onun kıyılarındadır. O gün Rabbinin arşını, bunların da üstünde sekiz taşıyıcı taşır.
-
Müzzemmil, 73:14
Yerin ve dağların sarsılacağı ve dağların akıp giden kum yığını olacağı günü (kıyameti) hatırla.
-
Müzzemmil, 73:18
O günle gök (bile) yarılır, Allah'ın vadi gerçekleşir.
-
Nebe, 78:18
Bu, sûra üfürüleceği gün gerçekleşir ve siz bölük bölük gelirsiniz.
-
Nebe, 78:19
Gök açılır ve kapı kapı olur.
-
Nebe, 78:20
Dağlar yürütülür, serap haline gelir.
-
Nebe, 78:21
Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.
-
Nebe, 78:22
Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.
-
Nâziât, 79:6
Büyük bir sarsıntının olacağı o günde o sarsıntıyı, peşinden gelen başka bir sarsıntı izleyecektir.
-
Nâziât, 79:7
Büyük bir sarsıntının olacağı o günde o sarsıntıyı, peşinden gelen başka bir sarsıntı izleyecektir.
-
Nâziât, 79:8
O gün birtakım kalpler (tedirginlik içinde) şiddetle çarpacaktır.
-
Nâziât, 79:9
Onların gözleri (korku ile) inecektir.
-
Abese, 80:33
bu meal diğer sayfada verilmiştir.
-
Abese, 80:33
Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
-
Tekvîr, 81:1
Güneş, dürüldüğü zaman,
-
Tekvîr, 81:2
Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman,
-
Tekvîr, 81:3
Dağlar, yürütüldüğü zaman,
-
Tekvîr, 81:11
Gökyüzü (yerinden) sıyrılıp koparıldığı zaman,
-
Tekvîr, 81:12
Cehennem alevlendirildiği zaman,
-
Tekvîr, 81:13
Cennet yaklaştırıldığı zaman,
-
Tekvîr, 81:14
Herkes önceden hazırlayıp getirdiği şeyleri bilecektir.
-
İnfitâr, 82:1
Gök yarıldığı zaman,
-
İnfitâr, 82:2
Yıldızlar saçıldığı zaman,
-
İnşikak, 84:1
Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,
-
İnşikak, 84:3
Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman,
-
Fecr, 89:21
Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,
-
Fecr, 89:22
Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?
-
Fecr, 89:23
Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?
-
Fecr, 89:24
"Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım" der.
-
Zilzâl, 99:1
Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği zaman,
-
Zilzâl, 99:2
Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği zaman,
-
Zilzâl, 99:3
Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği zaman,
-
Zilzâl, 99:4
İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır.
-
Zilzâl, 99:5
Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir.
-
Kâria, 101:1
Yürekleri hoplatan büyük felaket!
-
Kâria, 101:2
Nedir o yürekleri hoplatan büyük felaket?
-
Kâria, 101:3
Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen ne bileceksin?
-
Kâria, 101:4
O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır.
-
Kâria, 101:5
Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır.