Bu başlık altında (54) ayet bulunmaktadır.
-
Bakara, 2:50
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
-
A'râf, 7:136
Bu yüzden onlardan intikam aldık. Âyetlerimizi yalanlamaları ve onları umursamamaları sebebiyle kendilerini denizde boğduk.
-
A'râf, 7:137
Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti. Firavun ve kavminin yaptıklarını ve (özenle kurup) yükselttiklerini yerle bir ettik.
-
Enfâl, 8:52
Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın âyetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.
-
Enfâl, 8:54
Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helak etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.
-
Yûnus, 10:90
İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka hiçbir ilah olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım" dedi.
-
Yûnus, 10:91
Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.
-
İsrâ, 17:103
Bunun üzerine Firavun (işkence etmek ve öldürmek suretiyle) o yerden onların kökünü kazımak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk.
-
İsrâ, 17:104
Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."
-
Tâhâ, 20:77
(Firavun'un imana yanaşmaması üzerine) Mûsâ'ya, "Kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin (Mısır'dan) yürütüp çıkar. Yakalanmaktan korkmaksızın, endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç" diye vahyettik.
-
Tâhâ, 20:78
Bunun üzerine Firavun askerleriyle birlikte onların peşine düştü de, deniz onları görülmedik bir şekilde kuşatıp yuttu.
-
Tâhâ, 20:79
Firavun halkını saptırdı, onlara doğru yolu göstermedi.
-
Mu'minûn, 23:48
Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helak edilenlerden oldular.
-
Furkân, 25:36
Onlara, "Âyetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin" dedik. Nihayet o kavmi yerle bir ettik.
-
Şuarâ, 26:60
Firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular.
-
Şuarâ, 26:61
İki topluluk birbirini görünce Mûsâ'nın arkadaşları, "Eyvah yakalandık" dediler.
-
Şuarâ, 26:62
Mûsâ, "Hayır!, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir" dedi.
-
Şuarâ, 26:63
Bunun üzerine Mûsâ'ya, "Asan ile denize vur" diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi.
-
Şuarâ, 26:64
Ötekileri de oraya yaklaştırdık.
-
Şuarâ, 26:65
Mûsâ'yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.
-
Şuarâ, 26:66
Sonra ötekileri suda boğduk.
-
Neml, 27:14
Kendileri de bunların hak olduklarını kesin olarak bildikleri halde sırf zalimliklerinden ve büyüklük taslamalarından ötürü onları inkar ettiler. Ama bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak!"
-
Kasas, 28:40
Biz de onu ve askerlerini yakaladık ve onları denize attık (Orada boğuldular). Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!
-
Kasas, 28:41
Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.
-
Ankebût, 29:39
Kârûn'u, Firavun'u ve Hâmân'ı da helak ettik. Andolsun, Mûsâ kendilerine apaçık mucizeler getirmişti de yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysa bizi geçip (azabımızdan) kurtulamazlardı.
-
Ankebût, 29:40
Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
-
Zuhrûf, 43:48
Onlara gösterdiğimiz her bir mucize önceki benzerinden daha büyüktü. Doğru yola dönsünler diye, onları azaba uğrattık.
-
Zuhrûf, 43:49
(Onlar azabı görünce) "Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz" dediler.
-
Zuhrûf, 43:50
Fakat biz onlardan azabı kaldırınca bir de bakmışsın sözlerinden dönüyorlar.
-
Zuhrûf, 43:55
Onlar bizi bu şekilde öfkelendirince biz de onlardan öc aldık, hepsini suda boğduk.
-
Zuhrûf, 43:56
Onları, sonradan gelecek inkârcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek kıldık.
-
Duhân, 44:22
Sonra Mûsâ Rabbine, "Bunlar günahkâr bir toplumdur" diye seslendi.
-
Duhân, 44:23
Allah da şöyle dedi: "O halde kullarımı geceleyin yola çıkar, çünkü takip edileceksiniz."
-
Duhân, 44:24
"Denizi açık halde bırak." Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
-
Duhân, 44:25
Onlar geride nice bahçeler, nice pınarlar bıraktılar.
-
Duhân, 44:26
Nice ekinler, nice güzel konaklar!
-
Duhân, 44:27
Zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler!
-
Duhân, 44:28
İşte böyle! Onları başka bir topluma miras bıraktık.
-
Duhân, 44:29
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
-
Kaf, 50:13
Onlardan önce Nûh kavmi, Res halkı ve Semûd kavmi, Âd ve Firavun, Lût'un kardeşleri, Eykeliler, Tübba'ın kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar (kendilerine gönderilen) peygamberleri yalanladılar, böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti.
-
Kaf, 50:14
Onlardan önce Nûh kavmi, Res halkı ve Semûd kavmi, Âd ve Firavun, Lût'un kardeşleri, Eykeliler, Tübba'ın kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar (kendilerine gönderilen) peygamberleri yalanladılar, böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti.
-
Zâriyât, 51:40
Bunun üzerine biz de kendisini ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (pişman olmuş), kendini kınıyordu.
-
Kamer, 54:41
Andolsun, Firavun'un ailesine de uyarıcılar gelmişti.
-
Kamer, 54:42
Bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları mutlak güç ve iktidar sahibinin yakalaması gibi yakaladık.
-
Hâkka, 69:9
Firavun, ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı olan Lût kavmi) hep o suçu işlediler.
-
Hâkka, 69:10
Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı.
-
Nâziât, 79:23
Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:
-
Nâziât, 79:24
"Ben, sizin en yüce Rabbinizim!" dedi.
-
Nâziât, 79:25
Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve âhiret cezasıyla cezalandırdı.
-
Nâziât, 79:26
Şüphesiz bunda Allah'tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.
-
Fecr, 89:10
(Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semûd'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?
-
Fecr, 89:11
Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.
-
Fecr, 89:12
Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.
-
Fecr, 89:13
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.