Bu başlık altında (25) ayet bulunmaktadır.
-
A'râf, 7:25
Allah dedi ki: "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan (mahşere) çıkarılacaksınız."
-
Kehf, 18:47
Dağları yürüteceğimiz ve senin yeryüzünü çırılçıplak göreceğin günü bir hatırla. Biz onları mahşerde toplarız da içlerinden hiçbirini bırakmayız.
-
Kehf, 18:99
O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sûra üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.
-
Tâhâ, 20:55
(Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.
-
Neml, 27:87
Sûr'a üfürüleceği ve Allah'ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O'na gelirler.
-
Yâsîn, 36:49
Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
-
Yâsîn, 36:50
Artık ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler ne de ailelerine dönebilirler.
-
Yâsîn, 36:51
Sûra üfürülür. Bir de bakarsın kabirlerden çıkmış Rablerine doğru akın akın gitmektedirler
-
Sâffât, 37:19
O ancak şiddetli bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.
-
Sâffât, 37:20
Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür."
-
Sâffât, 37:21
Onlara, "İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür" denilir.
-
Zumer, 39:68
Sûr'a üflenir ve Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerdeki herkes ve yerdeki herkes ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.
-
Kaf, 50:41
(Ey Muhammed!) Çağırıcının yakın bir yerden sesleneceği gün, (o sese) kulak ver.
-
Kaf, 50:42
O gün insanlar hakka çağıran o korkunç sesi işiteceklerdir. İşte bu, (kabirlerden) çıkış günüdür.
-
Kaf, 50:43
Şüphesiz biz diriltir ve öldürürüz. Dönüş de ancak bizedir.
-
Kaf, 50:44
O gün yer, onların üzerinden süratle yarılıp açılır. Bu, (hesap için) bir toplamadır, bize göre kolaydır.
-
Kamer, 54:6
O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
-
Kamer, 54:6
O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
-
Kamer, 54:8
Davetçiye doğru koşarlarken kâfirler, "Bu zor bir gün" derler.
-
Meâric, 70:43
Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.
-
Meâric, 70:44
Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.
-
Nâziât, 79:13
Halbuki o, bir haykırıştan (sûr'un üfürülmesinden) ibarettir.
-
Nâziât, 79:14
Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.
-
İnfitâr, 82:4
Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,
-
İnşikak, 84:4
Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman,